Çapkın geldiği gibi gitti

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın görevden alındı. “Nasıl geldiysek öyle gidiyoruz” dedi. Çok doğru, Hüseyin Çapkın, Calalettin Cerrah’ın yerine nasıl geldiyse öyle gidiyor.

Anlatayım; yıl 2010. Milliyet gazetesinde çalışıyordum. Cemaatçi polislerin beni tutuklamak için komplo üzerine komplo kurduğu bir dönemdi. Ben o polislerin Dink cinayetindeki sorumluluklarını belgeleriyle yayınlamıştım. Hükümet bu polislere 2007 yılında başlayan Ergenekon operasyonunu emanet etmişti. Kendilerinin yazdığı sahte bir e-posta ihbarıyla telefonlarımı dinliyorlardı.

Gazeteci olarak tüm ilişkilerimi masaya yatırmışlar, yazdığım haberlerin bile peşine düşmüşlerdi. Yapılan dinlemelerden ve takiplerden bir sonuç alamayınca haber amacıyla görüştüğüm kriminal bir kişiyle ilişkiye geçmişler. Bir takım olaylara karışmış olan bu kişi bir gece saat 23.30 gibi beni telefonla aradı. Daha önce anlattığı yolsuzluk olayıyla ilgili kişileri bıçakladığını söyledi ve yardım istedi.


Müdür ile görüşme

Polise gitmesini söyleyip telefonu kapattım. Bir saat sonra cep telefonuma “Abi Kulaksız karakolundayım, yardım et” gibi bir mesaj geldi. Polisin elindeki birisinden mesaj almak garipti. Konuyu gazetede çalışan polis muhabiri arkadaşıma aktardım. Onun aracılığıyla Beyoğlu Emniyet Amiri’ni aradım. Tuhaf bir şey oldu; o amir “Sizin o kişiyle ilişkiniz var değil mi?” diye sordu.

Komplo kafamda iyice şekillendi. Ertesi gün polis muhabiri arkadaşım beni aradı. “Çok garip şeyler oluyor sana mesaj atan o kişi Organize Şube’ye alınmış. Sana karşı bir şeyler yapacaklar” dedi. Basit bir asayiş meselesi olan yaralama olayının Organize Şube ile ilişkisi ne olabilirdi? Anladım ki, o kişinin ağzından bir ifade alacaklar ve akşam yaptığı telefon konuşması ile attığı mesajı da delil olarak kullanacaklar.

Böylece yaralama olayını beni de kapsayan bir ‘organize iş’ haline getirecekler. Beni de tutuklatacaklar. Hemen İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’ı arayıp randevu aldım. Yanımda o gazeteci arkadaşımla odasına girdim, “Bakın emrinizdeki cemaatçi polisler Dink cinayetindeki rollerini yazdığım için bana kızgınlar intikam almak için önce dava açtılar sonuç alamayınca şimdi komplo kuruyorlar” dedim. Çapkın’ın tepkisi beni şaşırttı, “Evet sabah Organize Müdürü geldi sizinle ilgili meseleyi anlattı” dedi. Şüphem doğrulanmıştı. “Kendisine bu haksızlığa engel olun” deyip makamından ayrıldım.

Polise polis komplosu


Akşam saatlerinde Çapkın beni cep telefonumdan aradı, “Nedim bey mesele haledildi, Organize Şube şahsı savcılığa sevk etti. Olay basit bir kavga meselesi, şahıs savcılıktan serbest bırakıldı, rahat olun” dedi.

Ama o polisler benimle uğraşmaktan vazgeçmedi, Odatv operasyonunda tutuklattılar. O gün bana komplo kuranların bugün Çapkın’ın gidişinde de rol oynadıklarını düşünüyorum.

Aynı polisler, ‘Ergenekon operasyonlarına engel oluyor’ diye bir önceki Müdür Celalettin Cerrah’ın İstanbul Emniyet’inden alınmasında da rol oynamıştı. Evet üç yıl sonra Hüseyin Çapkın, nasıl geldiyse öyle gidiyor. Devleti sarsan yolsuzluk operasyonunu kendisinden gizleyen meslektaşlarının komplosuyla.

Yazarlarımızdan

19 Nisan 2021, Pazartesi 07:38
19 Nisan 2021, Pazartesi 07:34
19 Nisan 2021, Pazartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder