Cumhurbaşkanı Gül, Rukiye Dülger sizden yardım bekliyor...

11 Ocak 2011, Salı 05:00
AA

Bu ülkede yaşamak her gün daha zorlaşıyor. Tutukluluk sürelerini kısaltan kanun sayesinde serbest kalan; domuz bağı ile insan öldüren Hizbullahçılar, çete liderleri, seri katiller etrafımızı sardı... Öte yanda da 2002 genel seçimlerinde mükerrer oy kullandı diye ikisi engelli 7 çocuğu olan Rukiye Dülger 10 ay hapis yatacak! Gel de bu ülkede gönül rahatlığıyla yaşa... Gel de bu ülkede adalete inan...

[[HAFTAYA]]

Rukiye Dülger’in, 3 Kasım 2002 seçimlerinde Iğdır’da 2 sandıkta birden oy kullandığı belirlenmiş. Doğan Haber Ajansı (DHA) Erzurum bürosu aracılığıyla eşi Musa Dülger’den öğrendiğime göre; aile 2002 seçimlerinde AK Parti’ye oy vermiş. Musa Dülger eşinin mükerrer oy kullandığını kabul etmiyor... “Birileri Rukiye’nin adına bizim bilmediğimiz bir yerde sahte oy kullanmış. Mahkemeye çağırılınca bunu öğrendik. Ama hakime, Rukiye’nin adının kullanıldığını ispat edemedik. Nasıl edelim ki?” diyor.

2002 seçimlerinden sonra başlayan yargılama 8 yıl sürüyor. Yerel mahkeme Rukiye Dülger’e 30 ay hapis cezası veriyor. Yargıtay da bunu yerinde bulup onaylıyor. Rukiye Dülger eşi Musa’yı ikisi engelli 7 çocuğunun başına koyup 10 ay hapis yatacak. Biz de buna adalet diyeceğiz! Rukiye Dülger’in eşi Musa Dülger, Cumhurbaşkanı Gül’den yardım istiyor. Ey ahali sorarım size; koskoca devletin gücü Rukiye’ye mi yetiyor? Herkese kurtulması, serbest kalması için bir yol bulunuyor da Rukiye’ye mi bulunamıyor? Her seçimde çöplüklerinden oy toplanan... Çalınan sandıkların bulunamadığı... Ölülerin oy kullanmasının vaka-ı adiye kabul edildiği Türkiye’de, fatura Iğdırlı Rukiye’ye mi kesilecek? Sayın Cumhurbaşkanı; ikisi engelli 7 çocuğu olan Rukiye Dülger sizden yardım bekliyor.

Kayıtlara geçsin diye yazıyorum

Dün ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ydü. ‘Gazetecilere Özgürlük Platformu’ Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Cağaloğlu’ndaki merkezinde bir basın açıklaması yaptı. SABAH ve HABERTÜRK gazetelerindeki işten çıkarmalar, hapis yapan ve yargılanan gazetecilerin durumları anlatıldı. ’Gazetecilere Özgürlük Platformu’nun çalışmalarının sonuçları hakkında bilgi verildi. Adalet Bakanlığı hapiste bulunan 50 dolayındaki gazetecinin sorunlarıyla ilgilenecekmiş. Ama orada konuşulmayan önemli bir sorun vardı: Türkiye’de medya, medyayı bitirmeye uğraşıyor! Yandaş medya, kendisinden olmayanları öğütmek için her yolu deniyor, her yolu mübah sayıyor... Özetle; günümüz Türkiye’sinde gazetecinin en büyük düşmanı yine gazeteci... Yandaş medya yandaş olmayan gazetecileri “...şucu, ...bucu” diye etiketliyor. Sonra bunları hedef göstermeye başlıyor. Kime hedef gösteriyor; eli silahlı ite kopuğa... Savcıya, hakime... Yeter ki yandaş olmayan zarar görsün, canı yansın, hapse atılsın hatta ölsün... Bu Türkiye’ye has bir durum olduğu için Avrupa Birliği raporlarında da görünmüyor. Bunları Türkiye’nin en çok okunan gazetesi POSTA’da özellikle yazıyorum: Kayda girsin diye... Ve altını çizerek bir kez daha haykırmak istiyorum: Türkiye’de basın özgürlüğü önündeki en büyük engel iktidarın uygulamalarıysa, bir diğeri de yandaş medyanın kendisinden olmayanı yok etme çabasıdır. Bence ikincisi daha önemli...

Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.