Dink cinayetine bak paralel devleti gör

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Paralel devleti mi görmek istiyorsunuz? Derin devleti ortaya çıkarmak mı istiyorsunuz? Ergenekon davasında gerçek bir yargılama mı istiyorsunuz? Ankara’nın derin delhizlerini mi merak ediyorsunuz? Tüm bu soruların, kirli kanlı bir geçmişin tüm izlerini ve ilişkilerini Hrant Dink cinayetinde bulabilirsiniz.

>> HRANT TÜRKİYE İÇİN NE İFADE EDİYOR? Nedim Şener anlattı

İstanbul 14.Ağır Ceza Mahkemesi’nde beş yıllık yargılamanın sonunda “örgüt yoktur” kararı çıktığında bir bakan şunu söylemişti: Bu karar, örgütün olmadığını değil, aksine ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Dink cinayetindeki sorumlulukları nedeniyle yargılanması gereken kamu görevlileri hakkında üç yıldır tek bir adım atmayan savcı Muammer Akkaş’ın Tekirdağ’a tayin edildikten sonra ettiği şu söz, insanın içini acıtıyor:

“Tam operasyonlara başlayacaktım görevden alındım.” İnsan hiç olmazsa giderken susar. Üç yıl hiç bir şey yapmayan bir savcı, hükümet cemaat kavgasındaki pozisyonu nedeniyle görevden alınıyor, giderken de kamuoyu desteği için bu sözü ediyor.

3 YILDIR AKLIN NEREDEYDİ?

Adama, üç yıldır aklın neredeydi diye sormazlar mı? Dink cinayetinde gerçeğin ortaya çıkması için bu kavganın yaşanması mı gerekiyordu. Böyle bir kavga aracılığıyla adalet beklemek acizliktir. Zaten bu kavganın adalete hizmet etmesi de mümkün değil. Giden savcı belli kamu görevlilerini korumak için soruşturmayı ilerletmediyse, gelen savcı da başkalarını korumak için aynı şekilde davranır. Zaten eldeki belge ve deliller dosyada adı geçen polis, istihbaratçı, bürokrat, jandarma ve MİT personelini yargılamaya yeter de artar bile. Cinayetin işlendiği 19 Ocak 2007 günü, topluma aydınlatılacağı sözü veren Başbakan’ın daha sonra sözünü ettiği “Dink cinayetinin Ankara’nın derin delhizlerinde koybolmasına izin vermeyeceğiz” sözünü tutmasını beklemeliyiz. Başbakan Erdoğan, Dink ailesinin isteği üzerine Başbakanlık Teftiş Kurulu’na bir ara?tırma yaptırdı. Rapor tamamlandı. Ba?bakan 2 Aralık 2008 tarihinde o raporu imzaladı. Raporda istihbaratçılar Ramazan Akyürek ile Ali Fuat Yılmazer sorumlu gösterildi. Bu ki?ilerin, inceleme sırasında sorumluluğu ortaya çıkacak diğer kamu görevlileri ile birlikte yargılanmasının yolu açılmı?tı. Ancak Mülkiye Tefti? Kurulu, Ba?bakan’ın attığı imzayı çürütmek için yoğun bir çaba harcadı. Sonra o rapor bana göre Ankara’nın derin delhizlerinden birisi olan İçişleri Bakanlığı bürokrasisi tarafından etkisiz hale getirildi.

O İMZAYI HATIRLAYIN

Artık Başbakan’ın attığı o imzayı hatırlamasının zamanı geldi. Dink cinayeti konusu sadece o rapor ile sınırlı değil. Artık Başbakanlık raporunu yazan müfettişler Mehmet Akın ve Ayşegül Genç, Teftiş Kurulu Başkanı Müttalip Ünal aracılığıyla Ramazan Akyürek tarafından tehdit edildiğini biliyoruz. Bugün paralel devlet denilen yapılanmanın uzantısı diye tarif edilen bu isimlerin Mülkiye’deki ve yargıdaki uzantılarının bu cinayeti kararttığını biliyoruz. O nedenle Başbakan’ın Dink cinayetinin aydınlatılması konusunda Dink ailesine ve topluma verdiği sözü tutması için 2 Aralık 2008 tarihinde attığı o imzayı hatırlaması gerekiyor. O zaman istihbaratçısıyla, savcısıyla, yargısıyla paralel devlet neymiş, derin devlet neymiş ortaya çıkar.




Gazeteci yazar hrant dink 19 ocak 2007’de Genel Yayın Yönetmenliği’ni yaptığı AGos gazetesinin önünde öldürülmüştü. hrant dink’in ölümünün 7. yılı nedeniyle bugün 13.30’da Taksim’den şişli’deki AGos’a kadar yürüyüş düzenlenecek.

Yazarlarımızdan

08 Mayıs 2021, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder