Hepiniz oradaydınız!

22 Nisan 2016, Cuma 09:30
AA

- Meğer Ergenekon adıyla bir terör örgütü yokmuş!

- Meğer Ergenekon örgütünün ne zaman, nerede, kim tarafından kurulduğu, nasıl üye olunduğu bilinmiyormuş!

- Meğer, Genelkurmay ve Emniyet “Ergenekon örgütü yoktur” diye yazı göndermiş!

- Meğer yargılamada sahte deliller kullanılmış!

- Meğer mahkemeler mahkeme değil tiyatroymuş!

- Meğer aramalar usulsüz yapılmış!

- Meğer yasaya aykırı olarak gece ifadeler alınmış!

- Meğer sanıklara mahkemede savunma hakkı verilmemiş!

- Meğer deliller tutuklananlardan saklanmış!

- Meğer Danıştay cinayetinin Ergenekon davasıyla ilgisi yokmuş!

 -Meğer Danıştay cinayetine azmettiren ama beraat ettirilen hem sanık, hem tanık, hem de gizli tanık olan Osman Yıldırım bir sahtekarmış!

Son kararı duyamayanlar


Yargıtay 16.Ceza Dairesi 2007’den beri süren Ergenekon Davası’nda bu gerekçelerle son noktayı koydu.

Bunlar bilinmiyor muydu? Elbette biliniyordu.

Peki ya hayatını kaybedenler, son kararı bile duyamayanlar; Türkan Saylan, Kuddusi Okkır, İlhan Selçuk, Engin Aydın, Ali Tatar, Kaşif Kozinoğlu, Uçkun Geray’ın hakkı ne olacak?

Adında “Adalet” yazan ama döneminde en büyük adaletsizliklerin yaşandığı AKP’nin siyasi himayesiyle Fethullah Gülen Cemaati’nin devlet içindeki çetesinin yürüttüğü bu haksızlıklar “aldatıldık” denilip geçiştirilecek mi?

Ben “Bu davanın savcısıyım” diyenler, kimilerinin heykeli dikilecek dediği kaçak savcılar, hakimlik değil hukuk kasaplığı yapanlar, polislik değil çetecilik yapanlar, gazetecilik değil tetikçilik yapanlar nerede, ne diyecekler şimdi?

“Ben yoktum, ben yapmadım o yaptı” deyip sıyrılacaklar mı? Biz gördük, toplum gördü, tarih gördü; hepiniz oradaydınız!

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.