Her Yalanın Bir Müşterisi Vardır

11 Eylül 2015, Cuma 05:00
AA

Terör örgütü PKK’nın en etkili olduğu alanlardan birisi de yalan haber ile kitleleri etkilemek yani “kara propagandadır.”

Belki de PKK’nın kaybetmeyeceği tek savaş varsa o da kara propaganda savaşıdır. Sosyal medya (Twitter, Facebook, internet siteleri gibi) bu konuda etkili bir alan yarattı. PKK’nın Dağlıca saldırısı sürerken sosyal medyada şehit asker sayısı hakkında 30, 40, 50 rakamları ortaya atıldı. 12 askerin de rehin alındığı yazıldığında büyük bir şok yaşandı. Bu yalan işe yaradı ve terör o gece amacına ulaştı.

Genelkurmay şehit sayısını 16 olarak açıkladığında bile PKK kaynaklarına itibar eden çok büyük bir kitle vardı.

Evet resmi kaynaklara inanmamamız için bir çok neden var ama aklımızı ve gerçeğe sadakatimizi yitirmedik. Sıradan insan bu konuda etkisiz. Ancak gerçeğin ortaya çıkması için gazetecilere büyük görev düşüyor.



İşte son bir örnek; PKK’nın, Yüksekova’da yere yatırılmış, elleri kelepçelenmiş insanlara “Türkün gücünü göreceksiniz” diyen polisi kaçırdığı iddiası ortaya atıldı. Haber PKK’ya yakın ajanslarda, internet sitelerinde ve gazetelerde yayınlandı. Sosyal medyada geniş yer buldu. Oysa gerçek farklıydı. PKK’nın elinde olan kişi o polis değildi. Hatta polis bile değildi. O kişi Tunceli Pertek’te yaşayan ve “Deli Emin” diye bilinen şizofreni hastası “Ersin Demirel”di. Tunceli’den birkaç kişiyle görüştüğümde “Deli Emin” hakkında şunları anlattılar;

“Ersin Demirel, sokakta ve otobüs terminallerinde yaşayan bir şizofren. Elazığ ve Pertek halkı olarak tanırız. Kendisini hep üst düzey yetkili olarak görür.

Gittiği yerde kendini üst düzey yetkili olarak tanıtıp bilgi almayı dener. Gürcistan Batum'a gitti, orada kendisini başbakan danışmanı ve Dışişleri yetkilisi olarak tanıttı. Trabzon'da başbakanın danışmanıyım diye birçok kişiyi kandırmış. Tunceli'de dört TIR'ın yakıldığı bölgeye bir gün sonra giderek ‘Bu TIR'lar benim, ben işadamıyım, işlerimin hepsi bitti, ben şimdi ne yapacağım’ diyerek önüne gelenle sohbet ettiğini biliyoruz. Ankara'ya sık sık gider ve otobüstekilere ‘Başbakan ha bire çağırıyor, nerdesin gel işlerimiz var’ diyerek gerçek dışı şeyler anlatır. Ama zararsızdır.”

Bu anlatılanlar belki de sizi gülümsetti. Ama halimiz içler acısı. Şehitler, adam kaçırmalar, oğlunu kaybeden ana babalar, dul ve yetim kalanlar, öldürülen masum siviller. Elbette bizden gizlenen çok büyük gerçekler var. Ama biz mermi gibi, bomba gibi etkili bu kara propagandanın etkisi altındayız. Bu yalanlar teröristleri amacına ulaştıran savaşın birer aracı. Bazıları ise bunları sahiplenmekte sakınca görmüyor. O yüzden diyorum; her yalanın bir müşterisi vardır, yeter ki işine yarasın.

Sıradaki haber yükleniyor...