Hukuk akıl ve vicdan

09 Kasım 2016, Çarşamba 11:00
AA
Cumhuriyet gazetesi operasyonunda 9 gazetecinin hapsedilmesiyle ilgili olarak elimizdeki en önemli belge 9. Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararı. Bu kararla Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, yazarlar Güray Öz, Kadri Gürsel, karikatürist Musa Kart, avukat Bülent Utku, Mustafa Kemal Güngör, Önder Çelik, Hakan Karasinir, Turhan Güney tutuklandı. Haklarındaki suçlama, “Terör örgütü FETÖ ve PKK’ya üye olmamakla birlikte yardım ve yataklık etmek”. Peki buna ilişkin delil var mı? Sadece haberlere dayalı yorum, ben bu kararda somut delil göremedim.

Yazı başlığından suçlama

Ne var peki? Kadri Gürsel’in 15 Temmuz darbesinden beş gün önce yazdığı bir yazıda “subliminal” yani bilinçaltı mesaj verdiği iddia ediliyor. Yazısından da bir paragraf alınmış. Mahkeme Aydın Engin’in darbe girişiminden iki gün önce kaleme aldığı yazısına “Cihanda Sulh peki Yurtta ne?” başlığı atmasını “dikkate değer” bulmuş. Türkiye içinde uzlaşma gerekliliği üzerine yazılmış yazı başlığının 15 Temmuz darbe girişimini yapan “Yurtta Sulh Konseyi’ni” çağrıştırması Aydın Engin hakkında suçlamaya yeterli bulunmuş. Dikkatinizi çekiyorum yazıdan bir alıntı yok yalnızca başlık suçlama konusu.

Haberi yazan dosyada yok

Gelelim işin terör örgütü PKK boyutuna. “Bodruma baskın onlarca ölü” ve “Nusaybin yerle bir” haberleri delil olarak gösteriliyor. İşin ilginci haberi yazan kişinin adı bu soruşturmada geçmiyor bile. Ama yöneticiler suçlanıp tutuklanıyor. Mahkeme, Can Dündar ile gazetenin devletçi, geleneksel, laik ve ulusalcı çizgisini aniden değiştiğini, devleti hedef alan FETÖ kaynaklı haberleri manşete taşıdığını belirterek bunu bir suçlama haline getirmiş. Yayın politikası değişikliğinin bir terör suçlamasına dönüşeceği aklıma gelmezdi. Nitekim Savcı gibi mahkeme de Sözcü, Ulusal Kanal ve Aydınlık gazetelerinde çıkan bu yöndeki eleştiri içerikli yazıları tutuklamaya gerekçe olarak göstermiş. Tabii benim aklıma rahmetli İlhan Selçuk geldi. İlhan Selçuk, mahkemenin değişmesinden rahatsız olduğu yayın çizgisinde gazete çıkardığı için 2008’de “Ergenekoncu” diye tutuklanmıştı. Peki 8 yıl sonra ne değişti? Gazeteciler o gün laik ve ulusalcı diye “Ergenekonculukla” suçlanıyordu, bugün ulusalcı olmadığı için FETÖ ve PKK’ya yakın olmakla. Yapmayın sayın hakimler akıl var vicdan var. Ya terör üyeliği için somut deliler gösterin ya da arkadaşları serbest bırakın. Vicdan bunu emrediyor.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.