Hukuk ve yalan...

10 Ocak 2014, Cuma 05:00
AA

Eğer Cumhuriyet Başsavcısı Zekeriya Öz’ün, “Başbakan, yüksek yargı üyesi iki kişiyi bana gönderdi ve tehdit ettiler” sözleri doğruysa durum vahim demektir. Eğer Başbakan’ın, “Ben kimseyi göndermedim bunlar yalan ve iftiradır” sözleri doğruysa durum daha da vahim demektir. Anlaşılan birisi çok büyük yalan söylüyor. Gerçek nasılsa ortaya çıkacak. Peki biz kime güveneceğiz? Fikir vermesi için size savcı ile ilgili bir anımı anlatayım: Odatv soruşturması sırasında gözaltına alındıktan sonra 5 Mart 2011 günü Savcı Zekeriya Öz’ün karşısına çıktık. Ahmet Şık ile birlikte Adliye’ye getirildik. Önce ben ifade verdim. Yaklaşık 4.5 saat sürdü. Sorguda avukatlarım Köksal Bayraktar, Şehnaz Yüzer ve Nurcan Bayraktar vardı. Zekeriya Öz ile ifadeyi kayda geçiren daktilo elemanı karşımızdaydı.

Soruları polis hazırlıyor

Soruların saçma sapan olduğunu söyleyince “Soruları, dosyayı zaten polis hazırlıyor” demişti. Sorgu sırasında bana “Sana yönelik operasyonu önlemek için mi eşinin kalp ameliyatını yaptırdın?” diye bir soru sordu. Zekeriya Öz sonradan bunları yalanladı. Oysa Türkiye’nin en saygın hukukçularından üçü de bunu duydular. Benden sonra Ahmet Şık ifade vermek için Zekeriya Öz’ün karşısına çıktı. İfade alma işlemine giren avukatlardan Akın Atalay, 7 Mart 2011 günü Savcı Zekeriya Öz’ün “Ben bu son gözaltı ve aramalarda kaç kişi ile ve kimlerle ilgili yakalama ve arama istenildiğini bilmiyorum. Ahmet Bey’in de ismi var mı yok mu dikkat etmedim, biliyorsunuz emniyet talep ediyor, biz de çoğu zaman olduğu gibi imzalayarak mahkemeye havale ediyoruz” dediğini açıkladı. Ama Zekeriya Öz bunu da yalanladı.

Zekeriya Öz’den yalanlama!

Cihan Haber Ajansı, 8 Mart 2011 günü “Zekeriya Öz’den yalanlama” başlığıyla şu haberi geçti: “Ergenekon soruşturmasını yürüten Savcı Zekeriya Öz, Gazeteci Ahmet Şık’ın avukatı Akın Atalay’ın, iddiasını yalanladı. Savcı Zekeriya Öz, bu yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti. Gelen evrakları dikkatle incelediğini ve imzaladığını kaydeden Öz’ün, söz konusu haberleri tekzip edeceği kaydedildi.” Bu olayın üzerinden tam 34 ay geçti. Dün, Akın Atalay’a sordum. “Zekeriya Öz bu sözlerime ne dava açtı ne de tekzip etti” dedi. Yaşadığım olayda yadırgadığım şey Zekeriya Öz’ün sözleri değil söylediği sözleri inkar etmesiydi. Dolayısıyla o gün bugündür Öz’ün sözlerine şüpheyle bakarım.

Sıradaki haber yükleniyor...