İstihbarat yalanları

21 Mart 2014, Cuma 05:00
AA

Hrant Dink cinayetiyle ilgili araştırma yaparken istihbaratçıların ne kadar yalancı olduğunu görmüş ve 2009’da yazdığım kitabın adını “Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları” adını koymuştum. O yüzden bir televizyon kanalında Ergenekon soruşturmalarını yürüten istihbaratçı Ali Fuat Yılmazer’in söylediklerini dinlerken şaşırmadım. Peki Yılmazer neden şimdi konuştu? Konuşmasının, cemaatin hükümet ile giriştiği kavgada bir adım olduğu yorumları yapıldı. Bir başka neden de Yılmazer’e yönelik operasyon beklentisi olabilir. Söyleşiye, Yılmazer’in kısa süre önce Silivri Cezaevi’nden tahliye edilen emekli Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un tutuklanmasını bizzat Başbakan’ın istediği yönündeki sözleri damgasını vurdu.

İlker Başbuğ iddiası

İddia ettiği gibi Başbakan’ın İlker Başbuğ’un tutuklanmasını istemiş olması mümkün mü? Neden olmasın? Ama Başbakan kamuoyu önünde İlker Başbuğ’u defalarca savundu. Başbakan bunu yaparken Ali Fuat Yılmazer nerelerdeydi? Neden o zaman “Başbuğ’un tutuklanmasını Başbakan istedi” demedi. Haydi o zaman memurdu, çok yakın olduğu gazetecilerden birisine neden çıtlatmadı. Sakın Ergenekon soruşturmaları sırasında yapılan haksızlıklara ortak olan Erdoğan’ı savunduğum sanılmasın. Hele bizim için “Onlar gazetecilik değil terör faaliyetinden tutuklular” ve “Kitaplar bombadan tehlikelidir” sözleri unutulacak gibi değil. Gelelim Ali Fuat Yılmazer’in benim ve Ahmet Şık’ın tutuklanmasıyla ilgili iddiasına. Önce “Tutuklanmadan önce Nedim Şener’in ismi Başbakan’a bildirildi” dedi. Sonra “Operasyondan sonra Başbakan’a tutuklama listesi sunuldu”... Kendisiyle çelişti.

Kendini akıllı zannedenler


Bu bir yana, Odatv operasyonunun Başbakan’ın talimatıyla başladığını söyledi. Doğruysa bu cümle nasıl hukuksuz, adeletsiz işler yapıldığının itirafıdır. Haydi Başbakan istedi, senin polis olarak tutuklama yetkin nereden geliyor? Savcı ve mahkemeler senin oyuncağın mı? Demek ki öyleşmiş. Peki gazetecilerin yargılanmasına sebep olan, viruslü e-posta ile geldiği raporlarla ortaya çıkan o word dokümanlarını Odatv bilgisayarına kim koydu? Benim tutuklanmamı ise Başbakan’ın istediğini söylerken “Ahmet Şık ve Nedim Şener’i sahte delillerle gözaltına aldığımız iddia edildi ve ben görevden alındım” dedi. Peki benim ve Ahmet’in tutuklanmamızı Başbakan istediye Yılmazer’i neden görevden alsın ki? Görevden alınarak büyük bir haksızlığa uğradığı o anda şimdi yaptığı gibi emekliliğini isteyip iddialarını kamuoyu ile paylaşabilirdi. Ama onun derdi hiçbir zaman gerçekler olmadı. O kadar çok soru var ki, onları da mahkemeye saklayalım. İstihbaratçıların en aptalı kimdir biliyor musunuz? Kendisini herkesten akıllı zannedenidir.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.