Radyofrekanslı CO2 Fraksiyonel lazer ile tek seansta cilt gençleştirme: Madonna lift

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bundan yaklaşık 15 gün önce yüzüme özellikle de göz çevreme radyofrekanslı CO2 fraksiyonel lazer yaptım. Ve dedim ki bu deneyimimi hastalarımla paylaşmalıyım. Evet hastalarıma sürekli yaptığım bir işlemdi ama bir plastik cerrahın kendinde deneyimlemesi çok daha farklı oluyor bana göre. Bu sebeple önce cilt gençleştirme işlemlerinden kısaca bahsedeceğim. Son olarak da asıl konumuz olan radyofrekanslı CO2 fraksiyonel lazer hakkında bilgi ve deneyimlerimi paylaşacağım. 

Sağlıklı cilt ve cilt aktivasyonu

Cildimiz, dış dünya ile hassas iç ortamımız arasında bariyer görevi görürken, en çok güneş ışınları tarafından yıpratılır. Bu ışın demeti derimize temas ettikten sonra bir dizi kimyasal reaksiyonun başlamasına neden olur. Bol miktarda serbest oksijen radikalleri açığa çıkar. Cildimizin antioksidan kapasitesi, bu zararlı maddeleri etkisiz hale getirmeye çalışır. Ancak yine de cildimizdeki hücrelerde bir miktar tahribat oluşur. Normal koşullar altında bu tahribatlar zamanla onarılır. 

Son 10 yıldır ozon tabakasındaki incelmeden dolayı yeryüzüne daha fazla zararlı güneş ışınları ulaşıyor. Geçmiş yıllara oranla derimizdeki tahribat miktarı artıyor, onarıma daha çok ihtiyaç duyuyor. Bu birikici etkilerin 10-20 yıl sonrasında cilt kanserlerine yol açtığı unutulmamalı. Cilt rengimiz ne kadar açıksa bu zararlı etkilere o kadar fazla maruz kalırız.

Zamanla cildimizde oluşan hasarları, daha iyi fark etmeye başlarız. Cildimizin kalınlaşıp donuk görünmesi, yumuşaklığının azalması, sivilcelerimizin çoğalması, güneş lekelerinin oluşması ya da artması, ince kırışıklıkların belirginleşmesi gibi çeşitli şikayetlerin biri veya birkaçı cildimizde oluşabilir. 

Sağlıklı cilt;

  • Yumuşak
  • Tek renkte
  • Sıkı
  • Hastalıksız
  • Nemli
  • Dayanıklı (hassas olmayan)
  • Dolgundur.

Cildimiz üç katmandan oluşur:

  1. Üst tabaka (epidermis)
  2. Orta tabaka (dermis)
  3. Cilt altı

Bu katmanlardaki problemler cildin sağlıksız görünmesine sebep olur. 

Sağlıksız ciltteki belirtiler:

  • Kaba (üst tabaka)
  • Lekeli (üst tabaka)
  • Gevşek (orta tabaka)
  • Hastalıklı (üst-orta tabaka ve cilt altı)
  • Kuru (orta tabaka)
  • İnce (orta tabaka)
  • Hassas (orta tabaka)
  • Hacim kaybı (orta tabaka ve cilt altı)

Hormonlar, sigara, zararlı beslenme alışkanlıkları, genetik faktörler de aktif cilde olumsuz etkiler. Hücrelerin görevini tam yapmasını engelleyerek ve hücreler arası uyumu bozarak cildin sağlıksız olmasına neden olur. 

Cildimiz ‘’sağlıklı cilt’’ kriterlerine uymuyorsa kapsamlı bir tedaviye ihtiyacımız var demektir. Bu tedavilerin zaman alacağı ve disiplinli bir şekilde uygulanırsa en iyi sonucun elde edileceği bilinci ile tedaviye başlamalıyız.

Cildin sağlıklı hale getirilmesi için uygulanan tedavilerin başlangıç aşamasında; kuruluk, hassasiyet, kaşıntı, kızarıklık gibi çeşitli yakınmalar olacak ve ortalama 10 gün devam eder. Yapılması gereken, cildin kademeli olarak aktif, sonra da en aktif hale getirilmesi. Bunun için cilde, retinoik asit, hidrokinon, arbutin, C vitamini ve meyve asitleri içeren ilaç-kremler uygulanması temel tedavidir. Bu ilaç –kremlerin kombinasyonu ve dozu kişiye özgü planlanır. Cildin aktif hale getirilmesi programı ortalama 6 hafta kadardır. Sonrasında kişinin problemine yönelik tedaviler planlanır. Kişiden kişiye değişmekle beraber, temel tedaviler şunlardır:

  • Peeling
  • Botox
  • Dolgu malzemeleri
  • Yağ veya doku kokteyli enjeksiyonları
  • Laser (fraxel, medlite)
  • IPL
  • Termage  

Peeling uygulamaları

Meyve asitleri (Glikolik asit) veya TCA (Trikloroasetik asit) ile yapılan bu uygulamalar, cildin üst tabakasındaki kalınlaşmayı ve ince kırışıklıkları azaltmak, güneş hasarını düzeltmek, orta tabakanın ise kalınlaşmasını sağlayarak (kollajen artışı ile) elastikiyetini artırmak için kullanılır. Akne izi tedavilerine yardımcıdır. 

Yukarıdaki bilgilere ek olarak, peeling ve dermabrazyon hakkında daha ayrıntılı konuşmak gerekirse:

Cildin üst ve orta tabakasındaki leke, sivilce izi, ince kırışıklık gibi sorunlar çeşitli ilaç kremlerle aktive edilmiş cilt üzerine uygulanan nonablative (yakıcı olmayan) fraxiyonel laserlar ile genellikle tedavi edilir. Ancak orta tabaka veya daha derinde yerleşim gösteren lekeler ve sivilce izlerinin tedavisi için cildin daha derin tabakaları üzerine etkili yöntemlerin kullanılması gerekir. Bunlar sırasıyla:

TCA (Trikloroasetik asit) peeling uygulamaları

TCA peeling uygulamaları daha derin uygulamalar olup, özellikle dudak çevresindeki ince kırışıklıkların tedavisi, göz altındaki gevşemiş derinin görünümünün düzeltilmesi, yüzdeki akne izlerinin tedavisi ve yüzde derin yerleşimli pigmente lekelerin giderilmesinde kullanılır. Gerekli olması durumunda 6 ay veya 1 sene sonra tekrarlanabilir.  

Dermabrazyon

Dermabrazyon cildin üst tabakasının mekanik bir şekilde soyulmasıdır. Bir çeşit zımparalama işlemidir. Ameliyathane şartlarında uygulanır. Ancak şu an elimizdeki modern ve yeni uygulamalar sayesinde dermabrazyon özellikle yüz bölgesinde çok tercih edilen bir yöntem değildir.

Meyve asitleri ile kimyasal peeling

İçlerinde en sık kullandığımız glikolik asittir. Glikolik asit peeling uygulamalarında, ciltte hafif bir kızarıklık olur ve 1- 2 saat içerisinde tamamen geçer. TCA’dan daha yüzeyel bir uygulamadır. Uygulamadan hemen sonra bile cilt pırıltılı bir görünüme kavuşur. Derin uygulamalarda ciltte soyulma gözlenebilir. 3 hafta ara ile uygulanabilir veya başka tedavi rejimleri ile kombine edilebilir. Yüz, boyun, dekolte bölgeleri başta olmak üzere her bölgede kullanılabilir.

Fraksiyonel laser 

En güçlü fraksiyonel lazerlerden biri de Radyofrekanslı CO2 fraksiyonel lazerdir. 

Yumuşak dokuyu sıkılaştırır, cildi yeniler, kollajen oluşumunu tetikler, özellikle göz çevresindeki ince kırışıklıklar, güneş lekeleri, renk düzensizlikleri, sivilce izleri, ameliyat izleri, yanık nedbelerini giderir veya oldukça azaltır. Tüm vücutta kullanılabilir. FDA onayı vardır.

CO2 fraksiyonel lazer tedavisinde farkı yaratan lazerin dokunmadığı cilt bölgeleridir. Uygulama esnasında, ciltte sağlam dokular arasında, lazerden etkilenmiş termal sütunlar oluşur ve eski teknolojiye göre çok daha hızlı iyileşme sağlanır. 

Kliniğimizde kullandığımız karbondioksit fraksiyonel lazerlerin diğer CO2 fraksiyonel lazerlerden farkı ise aynı anda cilt altına radyofrekans vererek kollajen aktivasyonunu çok daha derin tabakalarda aktive etmesi ve cilt sıkılaşması üzerine etkisinin çok daha iyi olmasıdır. Bu nedenle bu cihazla yapılan yüz uygulamaları tüm dünyada ‘’madonna lift ‘’ olarak adlandırılır. 

Tedavi sonrası ne olur?

Bu cihaz ablative (yakıcı) olan bir karbondioksit (CO2) fraksiyonel laserdir. CO2 laserlar özellikle akne izleri ve ince kırışıklıklarda, cilt üzerinde sütunlar şeklinde mikrotermal zonlar oluşturur. Arada kalan sağlam deri adaları sayesinde iyileşme sıradan C02 laserlara göre çok daha hızlı olur. Bununla beraber diğer ablative CO2 laserlardan 4 kat daha etkilidir. İşlem lokal anestezi ile gerçekleştirilir. İşlemden 2 hafta önce kullanılan ilaç kremler tamamen kesilir. Aspirin vb. kan sulandırıcı ilaçların kullanımı 2 hafta önce durdurulur. Müdahaleden hemen sonra yüze pansuman uygulanır. Ufak kanama odaklarının olması normaldir. Uygulamanın hemen ardından yüzde çok ince bir kabuk katmanı oluşur. C02 laser’ın kullanım derinliğine bağlı olarak uygulama bölgesi 4-5 gün arasında iyileşir. Ancak genellikle önce bir miktar kızarıklık olur. Bu kızarıklığın geçmesi uygulamanın yoğunluğuna bağlı olarak 2-4 hafta alır. Uygulamadan 3-4 gün sonra rahatça kapatıcı makyaj yapılabilir. Tedaviden sonraki 3-4 günün evde geçirilmesi hastanın kendini daha iyi hissetmesini sağlar. Özellikle ince kırışıklar ve akne izlerinin tedavisinde çok tercih ettiğimiz ve çok iyi sonuçlar aldığımız bir cihazdır. 3-6 aydan önce 2. bir uygulama yapılmaz.

Benim bu tedaviyi kendime uygulama sebebim göz çevresindeki ince kırışıklıklarım ve tüm yüzümdeki gevşemeydi. 

Göz çevreme botox yaptıkça, altın iğne ve çeşitli mezoterapiler uyguladıkça evet düzeliyordu ama çok hızlı eski haline dönmeye başladığı için ciddi anlamda canımı sıkmaya başlamıştı. Daha güçlü bir uygulamaya ve cildimde kollajen aktivasyonuna ihtiyacım olduğundan emindim. Uygulamadan 2 hafta sonra ise görüyorum ki bu kararımda yanılmamışım. Göz çevremde neredeyse kırışıklık kalmadığını, alnımın ise pırıl pırıl olduğunu söyleyebilirim. Kliniğe gelen hastalarımdan da çok pozitif yorumlar alıyorum. Yüzümde, özellikle yoğun uygulama yaptığım göz çevremde hala biraz kızarıklık var. Ama bu da gösteriyor ki orada hala bir sıkılaşma ve hücresel boyutta hareketlilik var. Bu dönemde önemli olan doğru kremleri ve güneş koruyucuyu aksatmadan kullanmak. 

Akne izi tedavisinde de, yağ enjeksiyonu ile beraber çok güzel sonuçlar aldığım bir lazer cihazı bu cihaz. Elbette tek başına da çok iyi sonuçlar veriyor. Gene de akne izi tedavisinde en az 2 yöntem kombine edilmeden mükemmel sonuca ulaşmak çok mümkün değil. 

Sadece yüz değil, eller, dekolte, genital bölge başta olmak üzere tüm vücutta kullanılabilir. Yanık izleri ve çatlakların tedavisinde de kullanılabilir. 

Kimlere uygulanmaz?

Son 3 aydır roacutane tedavisi almış olanlar, kontrolsüz şeker hastaları tedavi için uygun değillerdir.

Coronavirüs sebebiyle evlerimizden zorunlu olmadıkça çıkmadığımız ve maske kullandığımız bu dönem, Radyofrekanslı CO2 Fraksiyonel lazer uygulaması için oldukça uygun bir dönem. 

Düşünüyorsanız yaz gelmeden bu işleme uygun olup olmadığınızın tespiti için doktorunuza başvurun.

Pırıl pırıl bir cilde kavuşmanız dileğiyle… Sevgiyle kalın!

Op. Dr. Esra Çelik - Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

info@esracelik.com // www.esracelik.com

Yazarlarımızdan

23 Kasım 2020, Pazartesi 08:23
23 Kasım 2020, Pazartesi 08:17
Sıradaki haber yükleniyor...
holder