“Bir kadının güzelliği gözlerinde görülür…”

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

"Çünkü aşkın ikamet ettiği, kalbine açılan kapı; gözlerdir.” Der zamansız güzelliğin ikon ismi Audrey Hepburn…

Sizin güzellik tanımınız nedir bilmiyorum ama ben, 50’lere ve 60’lara asil ve masum güzelliğiyle damgasını vuran ünlü film yıldızı Audrey Hepburn’a katılıyorum.

Günümüzde de birçok güzellik akımı gelip geçse de güzellik kalıpları değişse de zamansız olan güzelliğin; bir kadının özgüveni, kendinden eminliği ve mutluluğu olduğunu inkar edemeyiz. Bu mutluluğun da karşılığı Audrey’nin dediği gibi gözlerde olsa gerek.

Audrey Hepburn güzelliğini yazmak istiyorsam önce onun hayat felsefesini biraz olsun anlatmalıyım diye düşünüyorum. Çünkü güzellik bir bütün, yani salt yüzümüzden, bedenimizden ibaret düşünülmemeli. 

Hollandalı bir anne ve İngiliz bir babanın kızı olan Audrey, annesinin yeniden evlenmesiyle dünya savaşında Nazi işgalinde olan Hollanda’ya taşınmak zorunda kalıyor ve çok zor bir çocukluk geçiriyor. Savaş yıllarında yetersiz beslenmeden dolayı gücünü kaybederek çok sevdiği baleden ayrılıp oyunculuğa yöneliyor. Çok genç yaşta da sinema sektörü tarafından keşfedilerek oyunculuğa başlıyor. 

Hepimizin “masal gibi” bir dünyası olduğunu düşündüğümüz bu güzellik ve moda ikonu kadın aslında çocukluğundan ölümüne kadar oldukça zor bir hayatla mücadele ediyor. Bunu da zerafetinden, naifliğinden ve nezaketinden ödün vermeden yapabiliyor. Günümüzde şiddetin, kabalığın ve zorbalığın kol gezdiğini hatırlarsak, bu zarif kadın, bize hayat dersi veriyor aslında. 

Daha o dönemlerde güzelliğe yeni bir yorum getirdiğini söyleyebiliriz. Benim de her zaman savunduğum “az çoktur” prensibini benimsemesiyle fark yaratıyor. 

Bundan ne anlıyoruz? 

Ünlü mimar Ludwig Mies’in bu meşhur sözü Audrey’nin de güzelliğe bakış açısını oluşturuyor diyebiliriz. 

Nasıl mı?

Her zaman doğal bir görünümle…

Audrey’nin imza görünümüne baktığımızda her zaman sadelik, az makyaj ve az müdahale görürüz. Belirgin badem gözler ön planda, belirgin kaşlar, doğal ve dolgun elmacık kemikleri ve canlı rujlarla desteklenmiş orta büyüklükte dudaklar…

Audrey Hepburn’un güzelliğinden biz neler öğrenebiliriz diye baktığımda öncelikle canlı ve dinç görünümlü cildi dikkatimi çeker. Cildimizin temiz ve bakımlı görünümünün, güzelliğimizde çok büyük bir yere sahip olduğunu unutmayalım. 

Sonra tabi ki badem gözleri... Şimdilerde yeniden moda olan badem gözler anlıyoruz ki çok öncelerden beri güzelliğin göstergelerinden. Şanslıyız ki bu badem gözlere sahip olmak için estetik dünyasının nimetlerinden faydalanabiliyoruz. Ameliyatlı ya da ameliyatsız çözümlerle badem gözlere sahip olmak mümkün.  

Belirgin, kalın ve uçları kalkık kaşları ise bugün de kullanıyoruz. Özellikle botoks uygulamalarındaki başarılı sonuçlarla Audrey’nin gözlerini destekleyen o çekik bakışları yakalayabiliyoruz. 

Elmacık kemiklerine gelecek olursam, şimdilerde estetik uygulamalarla elmacık kemiklerimizle çok fazla oynadığımıza, haddinden fazla dolgularla amacını aşan ve doğal görünmeyen elmacık kemiklerine sahip olduğumuza şahit oluyorum. Güzellik ikonu Audrey’den de örnek alacağımız gibi yüzümüzün doğal ifadesine uygun doğal ve dolgun, belirgin elmacık kemikleri güzelliğimizde ön plana çıkarılması gereken noktalardan biri. Daha fazlası daha güzel demek değil yani.

Dudaklarının ise orta büyüklükte ve doğal bir görünüme sahip olduğu dikkatimizi çekiyor. Yine doğallıktan vazgeçmiyor Audrey. Bana göre de dudağın doğal ve dolgun, canlı ve sağlıklı görünümü yüz güzelliğinde en önemli ayrıntılardan biri. Bu nedenle ben de dudakların yüzümüze olan oranını koruyarak inceyse dolgunlaştırmaktan ve sağlıklı, genç bir görünüm hedeflemekten yanayım. 

Bütün bunların ötesinde güzelliğin, estetik olanın özgüvenli ve kendinden memnun olmakla çok ilişkili olduğunu düşünüyorum. Güzel ve seksi görünmek için Audrey’nin ne saçını uzatmaya ihtiyacı vardı ne de kendisini makyaja kurban etmeye… 

Son yıllarda artan sosyal medya takibiyle ünlülere, fenomenlere, dünya güzellerine benzeme çabası her birimizin otantikliğinden, farklılığından götürmemeli. 

Zerafetimiz özgünlüğümüzden gelir, masumiyetimiz kalbimizin temizliğinden... Bundan hiçbir zaman vazgeçmemeli.

Zamansız ikon Audrey Hepburn’ün de dediği gibi; 

 “Çekici dudaklara sahip olmak istiyorsanız, dudağınıza tatlı sözden başkasını dokundurmayın.”

“Güzel gözleriniz olsun istiyorsanız, güzel insanlarla göz göze gelin.”


Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder