Ayşe Bilge Dicleli, Metin Göktürk

06 Haziran 2017, Salı 05:00
AA
Metin’i ve Ayşe Bilge’yi ardı ardına kaybettik. İkisi de 68 kuşağının parlak isimleriydi. İkisi de yaşadıkları onca zorluğa, engele rağmen çevrelerine güç kattılar. KADER genel başkanlığı yapan Ayşe Bilge, Boğaziçi mezunu bir mühendisti.

12 Mart darbesinde Ziverbey İşkence merkezinin mağduru, Sağmalcılar Cezaevi’nin tutuklusu oldu. 12 Eylül darbesinde, eşi Zülfü Dicleli ile birlikte Doğu Almanya’ya gittiler.

Ayşe Bilge, yurtdışında TKP ile TİP’in birleşik örgütlenmesi (TBKP) için çalıştı, cuntaya karşı aktif rol aldı. Türkiye’ye dönüşünde sosyalistlerin birliği için yürütülen çalışmalara katıldı. Sadun Aren’in Genel Başkanı olduğu Sosyalist Birlik Partisi’(1991)nin Genel Yönetim Kurulu üyesi ve Partinin dış politika uzmanıydı. İlk kez bir siyasi parti tüzüğüne kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık maddelerinin girmesini sağlamıştı.

Ayşe Bilge, 2004’te eşi Zülfü ile Optimist yayıncılığı kurdu. Çok sayıda kitap çevirdi. Adımlar dergisine ve TÜSİAD'ın Görüş dergisine dış politika değerlendirmeleri yazdı. “Toplumsal Cinsiyet ve Siyaset” eğitimleri verdi. “Pencereni aç” başlıklı kitabın da içinde yer aldığı kitaplar kaleme aldı.

Kadınların siyasi hayata katılmalarında etkin rol oynadı.

Güler yüzlü ve sabırlıydı. Etrafına güven verdi, pozitif enerji saçtı. Ayşe Bilge Dicleli ile bugün Zincirlikuyu camiinden öğle namazının ardından vedalaşacağız. Kızı Zeynep, torunu Hazal, eşi Zülfü’ye sabırlar diliyorum.

★ ★ ★

Geçen hafta vedalaştığımız Metin Göktürk, ödüller kazanan bir mimardı. Kazandığı projelerden birisi de İzmir Konak meydanı düzenlemesiydi. Ne yazık ki hayata geçmedi. Metin’le aynı siyasi hareket içindeydik (Aydınlık). Türkiye İşçi Partisi Bakırköy İlçe Başkanıyken aramıza katılmıştı. Esprili ve yaratıcı zekasıyla dikkat çekerdi. Aydınlık gazetesi için basılacak sayfanın görüntüsünü alabilecek bir aygıt icat etmişti. Çeşitli parçaların bir araya gelmesinden oluşan bu kameraya “İbrahim Müteferrika” adını vermiştik. Bilgisayar öncesi günlerde masa üstü yayıncılığa yönelen zekasıyla ihtiyaç duyulan aygıtları icat ediyordu. 1 Mayıs(77)’inin Sular İdaresi'nin üzerinden fotoğraf çeken tanığıydı. Sular İdaresi binasının üzerindeki karaltıların silahlı polisler değil, elinde film kameraları olan sivil polisler olduğuna tanıklık etmişti. Gazeteci Gülay Göktürk’ün eşi, Ali’nin de babasıydı.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.