Oral Çalışlar Bertie, Dublin ve sıradan bir yurttaş gibi…
HABERİ PAYLAŞ

Bertie, Dublin ve sıradan bir yurttaş gibi…

DPI'ın (Demokratik Gelişim Enstitüsü) düzenlediği üç günlük yoğun İrlanda gezisinin ardından izlenimlerimi aktarmayı sürdürmek istiyorum. İngiltere’nin batısındaki İrlanda Adası’nın topraklarının büyük kısmı, İrlanda Cumhuriyeti’ne ait. 5 milyona yakın bir nüfusu var. Diğer parçada ise 1.8 milyon nüfusuyla İngiltere’nin egemenliğindeki Kuzey İrlanda bulunuyor.

Başkenti Dublin olan, James Joyce’un ülkesi İrlanda Cumhuriyeti, 20. yüzyılın başındaki ayaklanmaların sonunda 1922 yılında bağımsızlığını ilan etti. Kuzeyde kalan küçük parçada ise büyük çoğunluğu Katolik olan İrlandalıların bağımsızlık ve egemenlik talepleri hep sürdü. Protestan İngiltere, Kuzey İrlanda’da Protestan İrlandalılara dayandı. Bağımsızlık isteyen Katolik İrlandalılar, İngilizlere karşı şiddete başvurdu.

Bağımsız İrlanda

Bertie Ahern (resmi ismi: Bartholemew Ahern) 1977 yılında, 26 yaşında, İrlanda Cumhuriyeti Meclisi’nde milletvekili seçildi. Ardından 31 yıl boyunca bakan ve daha sonra başbakan olarak, 2008 yılına kadar ülkenin kaderinde etkili oldu. IRA’nın silah bırakmasını sağlayan uzun ve yorucu çabalarıyla ünü, ülke dışına taştı. Eski İngiltere Başbakanı Tony Blair ile Kuzey İrlanda’daki tarihi çözüme öncülük etti.

Çatışma yaşanan birçok ülkede şunu gördük: Bazı siyasetçiler, geleceklerini riske atarak, çatışmaların çözüme ulaşmasında başarılı sonuçlar elde edebiliyor. Güney Afrika’da, Kolombiya’da ve daha birçok çatışmalı alanda risk alan siyasetçilerin başarılarını gözlemleme fırsatı bulduk. Bu yazıya başlarken, Bertie Ahern örneğini paylaşmak istemiştim.

31 yıl boyunca ülkenin en etkin siyasetçilerinden birisi olan Ahern, IRA’nın silah bırakmasında krizi başarıyla yönetmişti. İrlanda, dünyanın en zengin ülkelerinden. Wikipedia’daki bilgilere göre 2020 yılında kişi başına düşen gelir 84 bin dolar civarında. Bizim 6-7 bin dolarlarda olduğumuzu düşündüğümüzde, zenginliğin boyutu anlaşılabilir. Bertie ile Türkiye’de ve İrlanda’da birçok toplantı yaptık.

Bize deneyimlerini aktardı. Bu son buluşmamızda da toplantıya sekreteriyle birlikte geldi. Bize çözüm umudumuzu yitirmememizi telkin etti. En zor zamanlarda bile yeni imkanların ortaya çıkabileceğini hatırlattı. Sıradan bir birey gibi oteldeki insanları selamlayarak içeri girdi.

Otele gelişinde ortalık dalgalanmadı. Korumalar arabaların önüne atlayıp, içeri girenlerin önünü kesmedi. Zaten korumaları da yoktu. Belki de ben görmedim. Konuşması bitince birlikte birer kahve içtik, pardesüsünü giydi, şapkasını kafasına geçirdi ve bizleri selamlayarak yanımızdan ayrıldı. Elleri ceplerinde Dublin’in geniş caddelerinde yürüyerek uzaklaştı.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder