Oral ÇalışlarCezaevlerini unutmamak gerek
HABERİ PAYLAŞ

Cezaevlerini unutmamak gerek

Silivri’de iki mahkûm intihar etti. Bir insan durduk yerde intihar eder mi? Ailelerin iddiasına göre, gardiyanların baskıları onları korku ve tepki içinde intihara götürdü. Bu son olay, “Cezaevlerinde ve polis sorgularında neler oluyor?” sorusunu beraberinde getiriyor. “Burası Türkiye, siyasetin yolu cezaevinden geçer” sözü hâlâ önemini koruyor. Siyasette demokrasi azaldıkça, hapisteki siyasi tutuklu sayısı buna paralel olarak artar.

İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan’a sordum: “İnsan hakları ihlallerinde artış var mı?” Şöyle cevapladı: “2004 yılında çıkarılan kanunla ve yönetmeliklerle karakollara kamera konulmasıyla, işkence bir dönem sıfırlanmıştı. 2013 yılına kadar bu uygulama sürdü. Sonra siyasi havanın değişmesiyle, siyasetçilerin tutumu da değişti.

İşkencecilere arka çıkan, kollayan bir tavır içine girilince alt kadrolar cesaretlendi. Son iki yılda gözle görülür bir artış söz konusu.” Mazlum-Der Genel Koordinatörü Nuri Yılmaz’a sordum: “İşkence yaygınlaşıyor mu?” “Öyle oluyor diyebilirim. Karakollarda onlara göre kötü muamele bize göre işkence artıyor. Kötü muamele denilerek işkence suçu basitleştirilmiş oluyor. Böylece suç işleyen kamu görevlisini koruyup kollayan bir mekanizma işliyor. Tabii cezaevlerinde neler oluyor tam bilemiyoruz. Bize gelen bilgilere göre cezaevinde ciddi bir baskı ve işkence ortamı oluşuyor. Özellikle 2015 FETÖ darbe girişiminin ardından, kuralları aşan bir sertlikle muameleler yaygınlaştı. Ciddi hak ihlalleri oluştu. Bunlar halen sürüyor.” CHP İstanbul milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile görüştüm:

“Ülkenin her yerinde yaygın bir şekilde karakollarda, cezaevlerinde işkence yapılıyor. Eskiden olsa, korkup çekinirlerdi. Şimdi yukarıdan teşvik görüyorlar. Bu nedenle polisler, gardiyanlar çekinmeden işkenceye başvuruyor. En son Furkan Vakfı’nın taraftarlarına yapılanları gördünüz. Hiçbir şeyden çekinen bir halleri yoktu.”

İHD Genel Başkanı Türkdoğan: “28 Şubat döneminin, daha eski dönemlerin polis zihniyetine geri döndük. ‘İşkencenin amacı suçluyu konuşturmaksa, bu doğrudur’ gibi sözlerle askeri mahkemelerde işkenceleri savunan kararlar alınmıştı. Şimdi o noktaya yeniden döndük.” Sezgin Tanrıkulu kötü gidişi rakamlarla açıklıyor… Mart 2022 tablosu şöyle: Ay boyunca 52 kişinin yaşam hakkı ihlal edildi. 118 emekçi iş cinayetlerinde, 25 kadın, kadın cinayetlerinde ve 5 kişi de cezaevinde öldü. 281 işkence ve kötü muamele olayı yaşandı; bunların 51’i cezaevlerinde gerçekleşti.

Sosyal medya paylaşımları dahil, düşünce ve ifade özgürlüğünü kullandığı için 23 kişi gözaltına alındı. Beş kişi, açılan davalarda mahkûm oldu. Üç gazeteci saldırıya uğradı. Altı gazeteci gözaltına alındı. 43 eylem ve etkinliğe müdahale edildi. Beş eylem ve etkinlik yasaklanırken, 813 kişi gözaltına alındı. Maalesef tablo acı verici. 'İşkenceye sıfır tolerans'tan, 'hak ihlallerinde Avrupa birinciliği'ne geçtik.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder