Dış politikada dostları çoğaltmak...

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Moderatör “Yunanistan’la savaş çıkar mı?” diye soruyor. Savaşın çıkmasını ihtimal olarak gören yok. CNNTÜRK’te emekli general İsmail Hakkı Pekin’le beraber yer aldığımız programda, Pekin, Yunanistan’ın sesini yükseltmesinin arka planını özetle şöyle analiz etti:

Türkiye’nin bölgede, sorunu olmayan ülke kalmadı. Avrupa Birliği ile de ilişkiler iyi değil. Bu soyutlanmış durumumuz Atina’yı cesaretlendiriyor. Geçmişle kıyaslandığında daha atak bir hali var.” Pekin, bir öneride bulundu: “Bölgede yeni müttefikler bulmalıyız. Örneğin Mısır ve İsrail’le bir an önce ilişkilerin düzeltilmesi gerekiyor.

Ben de bu görüşlere katıldığımı söyledim: "Eğer bu müttefikler zincirine Suriye, Yunanistan ve Irak’ı da ekleyebilirsek, bölgedeki iklim ciddi manada değişebilir. AB konusunda da yeni açılımlar arayabiliriz” dedim.

Şurası çok açık: Bu ülkelerle ilişkileri bozduğunuzda, “arabulucu” vb. gerekçelerle iki süper devlet (ABD ve Rusya) devreye giriyor. Bölge ülkeleriyle sertleşen ilişkiler, içeride de sert-milliyetçi bir siyasi iklim yaratıyor. Hele de denkleme süper devletler girince, iş iyice içinden çıkılmaz hale geliyor. Her şey karmaşıklaşıyor ve sürüncemede kalabiliyor.

Yunanistan’dan nasıl görünüyor? 

Ankara’da doğup büyümüş, Abdi İpekçi Barış Ödülü sahibi, akademisyen Herkül Millas, Atina’dan durumun nasıl göründüğünü Serbestiyet.com’da şöyle yorumluyor:

Bir ara, belki Kıbrıs sorunu da çözülür diye düşünmüştüm. Çıkacak gazın Türkiye üzerinden satılması çok doğaldı. Çözüm sağlansa herkes kârlı çıkacaktı. Olmadı. Güvensizlikten… Yeni olan, çözümsüzlük değil, gündemin daha da genişlemiş olması ve uluslararası bir boyut edinmiş olması.

Millas, Türkiye’nin son yıllardaki dış politika hamlelerini ise şu sözlerle tanımlıyor:

Çok yanlı ve güce dayalı girişimler Yunanistan’ı ve pek çok ülkeyi de önce şaşırttı. Rusya ile ileri ilişkiler -örneğin S400ler- Batı’da kaygılara neden oldu. Birçok cephede savaşan bir Türkiye yeniydi kuşkusuz: Suriye ve Libya’da savaşta taraf olmak, Irak’a aralıklı müdahaleler, ülke dışında üsler. AB’ye “göçmen gönderirim” tehdidi Avrupa ülkelerinde kaygılara neden oldu.

İşte bu kaygılar yeni meseleler yaratıyor, yeni gerilimlerin kapısını açıyor. Herkül Millas’ın Atina’dan yansıttığı tablo, aslında Avrupa merkezlerinden de Arap dünyasından da benzer şekilde okunuyor.

Türkiye’nin müttefikler konusunda bu tabloyu değiştirmek için daha ılımlı değerlendirmeler, ve çözüme yönelik hamleler yapması gerekiyor. Süleyman Demirel’in sık hatırlattığım bir sözünü öncelikle yeniden aktarıyorum: “Meseleleri usuletle ve suhuletle çözelim...”

Sıradaki haber yükleniyor...
holder