Diyarbakır’ın havası

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Erkenden uyandım. Diyarbakır'ın Suriçi'ni görmeye gideceğim. Dostum Tahir Elçi'nin öldürüldüğü dört ayaklı minarenin önünde durup onu hatırlayacağım. Bir yıldan fazla bir süredir Diyarbakır'a gelmiyordum. Suriçi'nde yanmış yıkılmış harabeye dönmüş binaları, camileri, kiliseleri görmek istemiyordum.

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nun Kürt sorununa ilişkin programını açıklayacağı toplantıyı izlemek için Diyarbakır'dayım. DİTAM (Dicle Toplumsal Araştırma Merkezi)'nin davetiyle gerçekleşen buluşmada, kentin sivil toplum örgütlerinin temsilcileri SP liderine, açıkladığı program üzerine sorular sordular.

Kürtçe'nin resmi dil olup olmayacağı da soruldu, özerkliğe evet deyip demiyeceği de...

Haşim Haşimi SP'nin Diyarbakır liste başı ismi. Beklentisini soruyorum. AK Parti listesinin kentte tepkiyle karşılandığını söylüyor ve umutlu olduğunu vurguluyor.

Dört ayaklı minare

Gazi Caddesinde yürürken sokaklar boştu. Dört ayaklı minarenin önüne geldim. Tahir Elçi'yi vurulduğu yerde özlemle andım. Yolun ötesi kapalıydı. Oradaki bir kafenin duvarından Surp Giragos Kilisesi’nin harap halini gördüm.

Esnafa hal hatır sordum. “Buradan 50 bin nüfus göçtü, alışveriş yapacak insan kalmadı” dediler. Tarihi Kervansaray Oteli de üç yıla yakın süredir boş kalmıştı. Yine de açık tutuyorlardı.

Yerel gazeteci arkadaşlarımla konuştum. Seçim tahminlerini sordum: "AK Parti burada en düşük yüzde 14 oy almıştı, bu kez onu da alması çok zor" dediler. Mardin’den gelen bir meslektaşımız ise, orada da ciddi bir oy kayması yaşandığından söz etti. Hemen herkes aday listelerinin yanlışlığına dikkat çekiyor.

Aslında çukur ve hendek siyaseti nedeniyle HDP'ye yönelik bir tepki varken ne olmuştu da hava dönmüştü? Önce Afrin'deki gelişmeler bölgede bir kırgınlık yaratmıştı. “Afrin'de Kawa heykelini yıktılar. Onu PKK heykeli sandılar. Halbuki o tarihi bir Kürt kahramanı,” diye yakındılar. Kayyum siyaseti de bölgede sempatiyle karşılanmamıştı. Irak Kürdistan’ındaki bağımsızlık referandumuna gösterilen tepkinin iktidara puan kaybettirdiği inancı da yaygın.

HDP'nin barajı aşıp aşamayacağı Diyarbakırlıların en çok üzerinde konuştukları mesele. “Eğer aşmazsa...” diye başlayan senaryolar çok çeşitli. Ancak, bütün yıpranmışlığına, önde gelen yöneticilerinin hapiste olmasına rağmen HDP yine de bölgenin en etkili aktörü görünüyor.

Bölge insanları “Yeniden bir çözüm süreci olur mu?" sorusunu da soruyorlar.

Diyarbakırlılarla konuşmaya devam edeceğiz.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder