‘Eğitimin millisi olmaz’

30 Kasım 2018, Cuma 08:30
AA

“Eğitimin millisi olmaz, eğitim öncelikle evrenseldir” değerlendirmesini yapan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, önceki akşam Beyoğlu Belediyesi'nin düzenlediği “Beyoğlu Sohbetleri”ndeydi. Bu değerlendirmesinin zaman zaman tepki aldığını da söyledi.

Kendisine bu sözleri üzerine ilk düşündüğüm soru şuydu: “Dünyada eğitim bakanlığının başına hangi ülkeler 'milli' sözünü eklemişler?” Ancak soru sırası geldiğinde fikrim değişti, çünkü bir başka noktaya daha dikkat çekmişti Bakan.

Bakanın “Kültür ve zihniyetin değişmesi gerekir" saptaması üstünden akıl yürüttüm: “Kültür ve zihniyet nasıl değişebilir? Eleştirel yaklaşıma tahammülsüz bir eğitim sistemimiz ve zihniyetimiz var. Sorgulayan öğrenciyi zararlı unsur kabul eden yaklaşım, eğitimcimizin temel yaklaşımı. İtaati, eğitimin temeli gören bir geleneğe sahibiz. Bu nasıl değişebilir?”

İkinci sorum şuydu: “Bakanlığın en önemli ve etkili kuruluşlarından birinin ismi, Talim Terbiye Kurulu. Eski Türkçe’de ya da Osmanlıca’da Talim ve Terbiye sözcüklerinin ‘eğitim’le ilgili olduğunu söyleyebiliriz. Ancak günümüz Türkçesinde ‘talim’ ve ‘terbiye’ sözcüklerinin otoriterliği çağrıştırdığı bir gerçek. Bu ismi zihniyet değişiminin bir parçası olarak değiştirmeyi düşünüyor musunuz?”

Bakan Selçuk, gülümseyerek cevapladı. “Zihniyeti değiştireceğiz, ancak bu kelimelerin kökleri eğitim anlamına geliyor, kurulun adını değiştirmeyeceğim.”

Bir ilginç noktaya daha dikkat çekti: “Eğitimi günümüzde sadece amaçlara mahkum ettik. Halbuki, eğitimin amaçları kadar kullanılan araçlar da önemli. Yöntemler önemli.”

Okullar ayrışıyor

Önemli gündemlerden biri, “okulların velilerin maddi gücüne göre ayrıştığı” yönündeki eleştiriler. Geçmişte, en azından ilkokulda, hemen hemen bütün çocuklar devlet okuluna gider, farklı sosyolojik gruplar aynı sınıflarda olurdu. Şimdi, ana okulundan başlayarak, parası olanın özel okula, yoksul çocuğunun devlet okuluna gittiği bir gerçeklikle yüz yüzeyiz. Bu ayrışma, farklı imkanları, araçları, zihniyetleri beraberinde getiriyor.

Bakan, “buna kısa vadede bir çözüm görünmüyor” dedi. Ama, zaman içinde, devlet okullarına yatırım yoluyla, aradaki farkın kapatılabileceğini umduğunu belirtti. Değişik, esprili, yeni bir perspektifle olayları yorumluyor Bakan Selçuk. Umut veriyor. Tabii eğitimin sorunları büyük. Değişim kolay değil.

Ekonomik daralmanın en çok eğitime yapılacak yatırımları etkilediğini görebiliyoruz... Yazıyı Avusturyalı mimar ve yayıncı Adolf Loos’un bir sözüyle bitirmek istiyorum: “Her insan, annesinin karnından modern doğar. Onun modern yapısını modern olmayan bir yapıya dönüştüren sisteme, eğitim denir.”

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.