"Eşi Hollandalı olan ne yapsın?"

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
Almanya'nın ve Hollanda'nın yasakçılığını kabul etmek mümkün değil. Bazı AB ülkelerinin Türk bakanlara referandum öncesi toplantı izni vermemesi, engellemelere başvurması yanlıştır, yaralayıcıdır.

Son yıllarda AB ile soğuk rüzgarlar esiyor. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası gerilim daha da arttı.

Krizin toplumsal ve siyasi nedenleri var. Toplumsal nedenlerin başında, yoksul ülkelerden zengin Avrupa'ya yönelik göç dalgası geliyor. Suriye'deki iç savaşla birlikte bu dalga, Türkiye'yi de içine aldı.

Milyonlarca mülteci barındıran Türkiye, destek beklediği Avrupa'nın bencilliğiyle karşı karşıya kaldı. Maddi destek sözleri de yerine getirilmeyince, Ankara'nın hayal kırıklığı tepkiye dönüştü.

Siyasi kriz

Siyasi ilişkiler de normal seyrinde gitmiyor. 15 Temmuz'un ardından ilan edilen OHAL uygulamaları, tutuklamalar, yasaklamalar, AB ile Türkiye ilişkilerini zedeledi. Batı'dan gelen insan hakları eleştirileri arttı. Ankara, bu eleştirilere sert karşılık verince, suçlamalar tırmandı.

Siyasi krizin tepe noktası referandum oldu. Yeni anayasa değişikliği projesi, Batı kamuoyunda,"demokrasinin darbelenmesi, tek adam yönetimine gidiş" olarak kabul edildi. AK Partili bakanların, Avrupa'daki Türkler için planladıkları etkinliklerin engellenmesi, işleri çığrından çıkardı.

Tabii ki, AB ile üyelik müzakereleri yürüten bir ülkenin sorumluluk ve yükümlülükleri bulunuyor. Batı'dan bu yönde eleştiriler gelmesi normaldir. Ancak, Türkiyeli seçmenin neyi tercih edeceği, kendi meselesidir. Demokrasinin sınırlarını aşmadıkça, bu iradeye müdahaleye kimsenin hakkı yoktur.

Kriz nasıl yönetilecek?

Mesele bu krizin nasıl yönetileceği? Çok köklü tarihsel, siyasi ve toplumsal ilişkilere sahip olduğumuz Avrupa ile ortaya çıkan sorunları yalnızca duygularla, tepkilerle, öfkeli açıklamalarla yürütmemiz akılcı değil.

"Sakin olalım" çağrısı beklediğimiz CHP lideri Kılıçdaroğlu da, "ilişkileri keselim" diyor.

Sosyal medya ve medyada, el artırmalar sürüyor: "Alman-Hollanda mallarını boykot edelim. Arabalarını kullanmayalım, deterjanları çöpe atalım. vb..." Mizahi başlıklar da gündeme geliyor: "Hollandalı eşleri olanlar ne yapsın?"

Almanya'yı, Hollanda'yı eleştirelim. Hakkımızı her düzeyde arayalım. Ancak tepkileri, düşmanlığı kışkırtacak noktalara, hakarete vardırmamaya özen gösterelim.

Hollandalı dostlarımla konuşuyorum, ülkelerindeki yasaklamaları çok saçma buluyorlar, gerilimin iki tarafın fanatiklerinin işine yaradığını söylüyorlar.

Sakin olalım. Duygularımız, mantığımızın önüne geçmesin.

Yazarlarımızdan

15 Mayıs 2021, Cumartesi 16:43
15 Mayıs 2021, Cumartesi 10:49
15 Mayıs 2021, Cumartesi 09:17
15 Mayıs 2021, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder