HDP ittifakın neresinde?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

15 Temmuz darbe girişiminin ardından 'Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi' (CHS) adı verilen Türkiye’ye özgü bir rejim kuruldu. Toplumun bu rejimden memnun olup olmadığını 2023’te göreceğiz. Yani bir anlamda CHS, 2023 seçimleriyle tekrar referanduma sunulacak.

Daha önceki seçimlerde AK Parti ile MHP, hem TBMM’de hem de Cumhurbaşkanlığı seçiminde çoğunluğu sağlayabildi. Son günlerdeki kamuoyu yoklamaları, bu iki partinin, eğer büyük bir değişim olmazsa, Meclis’te çoğunluğu elde edemeyeceği ihtimalinin yükseldiğini gösteriyor. Cumhurbaşkanlığı için gereken yüzde 50 oya ulaşmak da o kadar kolay görünmüyor.

Kritik 12 milyon seçmen

Bu kritik noktada Kürt seçmenin oyları tayin edici hale geliyor. 'Kürt seçmen' deyiminden hoşlanmayanlar olduğunun farkındayım. Ama seçim gerçeği aynı zamanda bir kimlik gerçeğini de içinde barındırıyor…

Kürt seçmenin güçlü bir kimlik sorunu bulunuyor. Araştırmalara göre seçmen sayısı 12 milyon civarında. Bunun 6 milyonu HDP’yi, yaklaşık 5 milyonu AK Parti’yi, 1 milyonu da diğer siyasi partileri tercih ediyor. Rakamları kabaca ifade ettim. Tablonun anlaşılması için bu dökümü yapmak gerekiyor.

Önümüzdeki seçimlerde bu 12 milyonluk kitlenin en az 6 milyonu HDP’ye oy vermeye kararlı görünüyor. Diğer 6 milyonun ise değişik tercihlerde bulunabileceği, AK Parti’nin eski desteği sağlamasının oldukça zor olduğu anketlere yansıyor.

Bu manzara, öncelikle HDP’nin ne yapacağını önemli hale getiriyor. Bu noktada şunu da hatırlatmakta yarar var: Parlamenter rejime dönüş için ortak bir program üzerinde çalışan 6 muhalefet partisinin oyları da çoğunluğu sağlamaya yetmeyecek gibi görünüyor. Yazının başında “Seçim CHS için bir referandum olacak” demiştim.

Toplumun çoğunluğu “Tamam mı, devam mı?” sorusuna sandıkta cevap verecek. HDP yönetiminin geçenlerde açıkladığı 'Tutum Belgesi'nde, “Biz Parlamenter Sistem’den yanayız, CHS’yi istemiyoruz” ifadesi var. Tam olarak şöyle diyorlar:

"Geniş yetkilere sahip çoğulcu parlamento ve kuvvetler ayrılığının işlediği, denge ve denetleme mekanizmalarının etkili olduğu, Demokratik Parlamenter Sistemden yanayız.”

Ortak bir aday üzerinde anlaşabileceklerini de deklare ettiler… Yani HDP’nin tavrı belli: Parlamenter rejime geri dönüşten yana. Kuvvetler ayrılığını, denge ve denetimin işlediği bir rejimi savunuyor.

Muhalefetin ittifaklar konusunda nasıl davranacağı, geleceğin şekillenmesinde tayin edici olacak. İktidarın da önümüzdeki zaman içinde neler yapabileceğini görmeden kesin konuşmamak gerekiyor.

Yazarlarımızdan

27 Ekim 2021, Çarşamba 07:01
27 Ekim 2021, Çarşamba 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder