İki kritik konu: Kıbrıs ve Kürt meselesi

YAZI BOYUTU

İç ve dış politikanın uzun zamandır çözülmeyen iki temel meselesi, Kıbrıs ve Kürt meselesi. İkisi de uzun yılların mirası. Bir zamanlar, Kürt kelimesinin kullanılması bile yasaktı. Kıbrıs da, iç siyasetin malzemesi olarak gündemden düşmeyen bir konu.

Kıbrıs’ta ve Kürt meselesinde, AK Parti iktidarları, geçtiğimiz yıllarda önemli adımlar attı. Kıbrıs Türk halkı, BM’nin önerdiği Annan Planı’nı kabul ederken, AK Parti iktidarının desteğini arkasında bulmuştu.

Ancak, iş işten geçmişti. Daha önceki yönetimlerin, çözümsüzlükten yana tutumları, Kıbrıs Rumlarının tek başlarına AB üyesi olmalarına zemin hazırlamıştı. Onların AB üyeliği, sorunu daha da içinden çıkılmaz hale getirdi.

Son dönemde, AB ülkeleri, Doğu Akdeniz’deki denizaltı arama çalışmaları nedeniyle, Türkiye’ye yaptırım uygulamaya hazırlanıyorlar. ABD de bu denklemde esas olarak AB ile ortak hareket ediyor.

Kürt sorunu

Suriye iç savaşının belli bir evresine kadar, Türkiye ile YPGPYD ilişkisi makul bir seviyede idi. Kobani’nin DEAŞ’ın eline geçmemesi için Türkiye onlara destek verdi. Ancak, “çözüm süreci”nin kırılması Suriye’deki YPG-PYD ile ilişkilerin de bozulmasına neden oldu.

Türkiye, artık Kuzey Suriye’deki özerk Kürt kantonlarının varlığını bir tehdit olarak görüyor. ABD ve Batı'nın, YPG-PYD hegemonyasındaki SDG’yi (Suriye Demokratik Güçleri) desteklemeleri, hatta ABD’nin YPG’yi ağır silahlarla donatması, Türkiye-ABD ilişkilerini gerilimli bir yola sokuyor. S-400’ler krizinin arkasında, bu konunun tayin edici bir rolü olduğunu söyleyebiliriz.

Çözüm demokrasi

Kıbrıs ve Kuzey Suriye nedeniyle, Batı dünyasıyla ilişkilerimiz eskisinden de kırılgan bir noktada. Muhalefet, iktidarın dış politikayı bu noktaya getirdiğini söylüyor. Kimin haklı kimin haksız olduğunun önemini kaybettiği bir durumla yüzyüzeyiz.

Eskilerin deyimiyle, “Bu terazi bu kadar sıkleti çekmez...” Hele de içeride uzlaşma sağlanamazsa, işler iyice içinden çıkılmaz hale gelebilir...

Çıkış yolu, öncelikle içeride uzlaşmanın sağlanabilmesi için demokrasi ipine sarılmaktan, meseleleri rahatça tartışıp konuşabileceğimiz bir ortam sağlamaktan geçiyor. Bunca yükün altından kalkabilmek, ancak özgürlükçü bir ortamda mümkün olabilir...

Bu sorunlar için, muhalefetin de katılabildiği bir zemin oluşturmanın, her zamankinden daha gerekli olduğu bir noktadayız.

............

Bir müzik albümü: Deniz Toprak, “Gülüşün Kalır Bende” (Majör Müzik Yapım)


Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...