IŞİD ya da DEAŞ meselesi...

01 Temmuz 2016, Cuma 16:00
AA

Türkiye’nin de içinde yer aldığı müttefik kuvvetlerin, IŞİD’e yönelik, kritik şehirleri geri alma planı etkili, bir şekilde ilerlerken, örgütün de bir tepki vermesi bekleniyordu.

Saldırı, bizleri derinden sarsarken, dünyada da yankı uyandırdı.

CNN’in Atlanta’dan (ABD) yayın yapan merkezi, neredeyse üç gündür, pek alışık olmadığımız bir yoğunlukla, bu konuyu en önemli haber olarak yayınlıyor.

Batı medyası, her zamankinden etkin bir ilgi gösteriyor.

IŞİD bir sonuç

Türkiye’nin içinden birçok isim (ve aynı frekanstaki birçok Batılı yorumcu da), IŞİD’in varlık nedeninin, Türkiye ve Erdoğan olduğunu söylüyor. Buna gerçekten inanılıyor mu, yoksa bir tepkisellikle mi böyle yorumlar yapılıyor, ayırt etmek kolay değil.

Oysa, IŞİD, başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerin, “Ortadoğu’ya nizam vermek” amacıyla başlattıkları 2003 Irak işgalinin bir ürünü.

Şunu da görmek gerek: Ankara, bölgedeki gelişmeleri istediği gibi yönlendirebilecek güçte bir oyuncu değil. Irak’ı yıkıp dağıtan, Türkiye değil, ABD ve müttefikleri... 

Düzen vermek için geldiler. Ürettikleri tek şey, bölgesel bir savaş oldu.

Sünni Araplar

Irak’ta Şii Maliki yönetimi, Sünni Arapları alaşağı etti. Mallarını, mülklerini, canlarını yitiren Sünniler, köşeye sıkıştılar.

Suriye’de de Esad rejiminin asıl hedefi, Sünni güçler oldu.

Batı’nın siyaset merkezleri; Tahran merkezli, Bağdat, Şam, Beyrut ayaklı Şii yayını; Sünni dünyası aleyhine desteklediler.

Bu ittifaktan seküler bir Ortadoğu çıkacağı iddia edildi.

Irak ve Şam nüfusunun yarısını oluşturan Sünni Araplar, bütün bunların sonucunda, çaresizliğe itildi. Batı, bu oyunun asıl kurucusu.

Batı’nın Şii yayıyla yaptığı işbirliği, çaresiz Sünni Arap dünyasında oluşan hayalkırıklığı; IŞİD’in zeminini geliştirdi.

Sünni Arap dünyasındaki makul muhalefet, Şam, ve Bağdat’a egemen olan Şii yönetimlerinin saldırılarıyla ezilince; geriye IŞİD kaldı.

IŞİD, vahşi bir terör örgütü olmanın yanında, bir sosyal olgu. Toplumsal ve psikolojik bir zemini var.

Hangi güvenlik önlemini alırsanız alın, ölümü göze almiş bir fedailer örgütünün yapacaklarının bütününü engelleyemezsiniz.

İnsanlığa yönelen bu saldırıyla başa çıkabilmenin ilk şartı, İslam dünyasındaki büyük hayal kırıklığını anlamak ve çözüm üretmenin yollarını aramaktır.

Sıradaki haber yükleniyor...