Kim kazandı?

AA

Her uzlaşma, tarafların kendi hedeflerinden bir ölçüde ödün vermesiyle gerçekleşir. Silahları susturduğunuz noktada, bazı taleplerinizden de karşılıklı geri adım atarsınız. ABD ile Türkiye’nin Suriye konusundaki uzlaşması da, belli ki iki taraf açısından da ödünleri içeriyor.

Ayrıntılı olarak “hangi konuda ne kadar adım atıldı” tartışması yapmak yerine, sonucu anlamaya çalışmaktan yanayım. Her iki tarafın da çatışmayı bitirmek konusundaki kararını, ülkemizin ve bölgemizin hayrına buluyorum. Bu kararı verenlerin, kararlarında ısrarlı olmalarını diliyorum.

Türkiye’nin Suriye'ye yönelik harekata başlamasının ardından gerçekleşen “çatışmasızlığa karar verme” hali, dünyada ve Türkiye’de değişik tepkilere neden oldu. Kimisi neden uzlaştınız diye eleştirdi, kimisi işgalcisiniz diye tepki gösterdi.

Öncelik silahların susması

Sorunun çözümünü silahlarda aramak yerine masa başında uzlaşmayı, diyaloğu seçmek, bir cesaret göstergesi. Milliyetçi duyguların kabardığı, siyasetin yerini hamasete bıraktığı bir anda; “anlaştık” demek, uzlaşmayı hayata geçirmek, kolay değildir.

Çatışmasızlığın kararlaştırılmasında öncü rol oynayan Trump ve Erdoğan’ı, bu sürecin “puan kazanan”ları olarak tanımlamak mümkün. En azından şimdilik. Çatışmaya karar vermek kolay, bitirmek zordur. Onlar bu kararı verme riskini üstlenmiş görünüyorlar. İkinci olarak, kazananın bölge halkları olduğu söylenebilir.

Eğer silahlar susmasaydı, bunun sonucunun ne olacağını kestirmek mümkün değildi. Şu da bir gerçek: Eğer çatışma sürseydi, yüzbinlerce insan yerinden yurdundan olacak, çok sayıda kayıplar yaşanacak, hayatlar kararacaktı. “Şu kadar terörist etkisiz hale getirildi”, “şehidimizi yolcu ediyoruz” haberleri gelmeye devam edecekti. Üçüncü olarak, Türkiye’nin şimdilik kazanan tarafta olduğu değerlendirmesi yapılabilir.

Ankara’yı dikkate almadan kalıcı bir çözümün üretilemeyeceği, bir kez daha görüldü. Dördüncü olarak, Suriye’nin kazandığı söylenebilir. Taraflar, artık, Suriye'nin toprak bütünlüğü dışında bir çözümü ihtimal dışı kabul ediyor.

Beşinci olarak, her ne kadar YPG kaybetmiş gibi görünse de, Kürtlerin kazançlı çıktığı söylenebilir. İç savaş öncesi Suriye'de Kürtlerin kimliği bile yoktu. Yeni şekillenecek Suriye'de Kürtler de (kim tarafından temsil edilirse edilsinler) kendi kimlikleri varolacaklar. Altıncı olarak, bölgede ağırlığı artan Rusya’yı da unutmamak gerekiyor.

★ ★ ★

KİTAP: Cumhuriyet’te çalışırken tadı damağımızda kalmış yemekleriyle hatırladığımız Firdevs Günaçar’ın “Kızıma Çeyiz, Çorbadan tatlıya” kitabı, Aynur Çolak’ın tasarımı ve Ayça Yalçıner’in fotoğraflarıyla kitapçılarda. Tamamı denenmiş 173 tarif, 120 hazır menü, hayykitap.

Sıradaki haber yükleniyor...