Meral Akşener, “Kürt” dedi, “Zaza” dedi, “Ali” dedi...

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, kurucularını sayarken “Bu partiyi Kürtler, Zazalar, Ali, Hızır diyenler kurdu” sözleriyle yeni bir yaklaşımın işaretini verdi. İYİ Parti’nin 2. Olağan Kurultayı, partinin yönelimini epeyce netleştirdi.

Bahçeli’nin “Gelin bize katılın” çağrısı üzerine analizler yapılırken, ülkücü tabandaki değişim gözden kaçmıştı. Ülkücü taban sert milliyetçi, muhafazakar söylemden, daha kapsayıcı, daha birleştirici bir yeni dile evriliyor. Bu değişimin ilk işaretleri ekonomik ve sosyal olarak gelişmiş yörelerde görüldü. 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde MHP, Akdeniz sahillerindeki egemenliğini kaybetti.

Adana, Mersin ve Tarsus’ta MHP’li belediyeler kaybetti. İYİ Parti’nin destek verdiği CHP’li adaylar kazandı. Çukurova’daki bu değişimin giderek Anadolu’ya yayılması şaşırtıcı olmaz. İYİ Parti işte bu değişimin temsilcisi ve bu değişime paralel olarak kendisi de değişiyor. Türkiye son 20-25 yıl içinde bir ekonomik dönüşüm ve dijitalleşme yaşadı. Orta sınıflar gelişti.

Muhafazakar olanlar daha çok Cumhur İttifakı’na yönelirken, milliyetçi bir kökenden gelen seküler orta sınıflar yeni bir yönelim içine girdi. Dijitalleşme ve küreselleşme ile birlikte milliyetçilik şekil değiştiriyor. Orta sınıflarda daha uzlaşmacı ve iletişime açık bir kültür oluşuyor.

Öte yandan, Suriyeliler söz konusu olduğunda, örneğin İyi Parti’de eski katı milliyetçi reflekslerin yeniden patlak verebildiği de bir gerçek.

Muhafazakar-milliyetçi söylemden kopuş

Ülkücü hareketteki değişimi yakından izleyen “Yeni Ülkücülük” üzerine araştırmalar yapan akademisyen İkbal Vurucu gelişmeyi şöyle özetliyor: “Meral Hanım’ın bu kongredeki konuşmasında gündeme gelen konulardan yola çıkarak, İYİ Parti’nin klasik veya AK Parti söyleminin etkisine giren muhafazakar milliyetçi söylemden açıkça farklılaştığını belirtebilirim.

Akşener’in, ‘İYİ Parti’yi iki yumruk arasına sıkıştırılan bu vatanın has evladı, Kürtler kurdu, Zazalar kurdu’ tanımlaması sıradan bir söylem değil. Doğa ve hayvan haklarına yönelik sözler milliyetçi camiada çok ihmal edilmiş temalardı.

İstanbul Sözleşmesi’ne açık bir dille sahip çıkılması, Bahçeli’nin PKK ile eşdeğer gördüğü Türk Tabipler Birliği’ne açık destek iki parti arasındaki zihniyet farklılaşmasının bir tezahürüdür.

Yerli ve milli hegemonyasının kurulduğu bu zaman diliminde seküler bir yaklaşımla küresel sorunlara yönelik geliştirilen söylemler, yeni nesil Ülkücülüğü ve demokratik milliyetçiliği gösterir.” Değişim ülkücülüğü de kapsayarak ilerliyor.

Yazarlarımızdan

31 Ekim 2020, Cumartesi 09:40
31 Ekim 2020, Cumartesi 07:43
Sıradaki haber yükleniyor...
holder