Alman siyasetinde bir Friedrich Merz-Hendrik Wüst rekabeti dikkat çekiyor… Wüst, bazı kulislerde “Merz’in yerini alabilecek isim” olarak tanımlanıyor. Friedrich Merz, 6 Mayıs 2025’te, sosyal demokrat SPD ile koalisyon kurarak, Almanya Başbakanı (şansölyesi) olmuştu. Büyük beklentilerle iktidara gelen Merz’in yaklaşık bir yıllık süreç içinde büyüsü bozuldu. 19-22 Mayıs 2026 tarihli Forsa anketinde aşırı sağcı AfD yüzde 27’ye çıkarken, Merz’in partisi olan CDU/CSU yüzde 22’de kaldı. Merz’den memnun olanların oranı yalnızca yüzde 14, memnun olmayanların oranı yüzde 84. “ARD DeutschlandTrend” de hükümetten memnuniyeti yüzde 13’e indirerek siyah-kırmızı (merkez sağ-merkez sol) koalisyon için tarihî bir moral kaybına işaret etti.
Hendrik Wüst’e gelirsek… Merz’in partidaşı olan 50 yaşındaki CDU’lu siyasetçi, Almanya’nın en kalabalık, ekonomik açıdan en kritik ve Türk nüfus oranı en yüksek eyaleti olan Kuzey Ren-Vestfalya’nın başbakanı. Wüst’ün Türkler ile arası iyi. Hatta bir TV programında hünkarbeğendi yemeği bile yapmış. 2021’den beri bu eyalette CDU’nun başında. Wüst, açıkça “başbakan adaylığı” sürecine girmiş olmasa da CDU içinde “Merz sonrası” ihtimalin en görünür yüzü: Merz’den daha genç, daha yumuşak, daha eyaletçi ve daha az yıpranmış bir merkez sağ profil. Merz’e desteğin düşme nedenleri: Ekonomi hâlâ seçmenin beklediği rahatlamayı üretmiyor; enerji maliyetleri, vergi yükü, refah devleti ve sağlık reformu gibi konularda ilerleme yok. Merz’in “politik değişim” vaadi, biraz da SPD ile girdiği zor koalisyondan ötürü, silikleşmiş durumda. Merz ile Wüst arasındaki rekabetin bir “saray darbesi” olarak tanımlanması ilk bakışta abartılı görünebilir. Ki Wüst kendisi üzerinden yürüyen “şansölye değişimi” söylentilerini reddederek Merz’e destek verdiğini söyledi.
Meschede’deki buluşmada iki tarafın birbirini övmesi, bu görüntüyü pekiştirdi. Ama siyasette bazen güçlü destek cümleleri alttaki huzursuzluğu görünür kılar. Mesele Wüst’ün bugün Merz’i devirmek isteyip istememesinden çok, CDU içinde “Merz’le bu iş nereye kadar gider?” sorusunun fısıltı olmaktan çıkması. Seçmenin yüzde 41’i, Merz’in yerine aynı partiden başka bir ismin geçmesinin partiye yani CDU/CSU’ya yardımcı olabileceğini söylüyor; yüzde 53 ise bunun otomatik bir çözüm olmayacağını düşünüyor. Kısa vadede Almanya’da bir şansölye değişimi ihtimali zor bir ihtimal. Siyasi kültürleri buna çok yatkın değil. Ki CDU/ CSU-SPD koalisyonunun çoğunluğu zaten kırılgan. Böyle bir ortamda, başbakan (şansölye) değişimi, devleti de hükümeti de daha büyük belirsizliğe sürükleyebilir. Fakat orta vadede tablo karmaşık. Merz’in sorunu tek bir gaf, tek bir yanlış karar ya da tek bir kötü anket değil. Sorun, beklenen “yön değişimi”ni üretememesi.
Sert, kararlı, reformcu bir lider imajıyla gelen Merz, SPD ile koalisyondan ötürü dar bir alana sıkışmış, reformları geciken, ekonomide rahatlama yaratamayan ve ırkçı AfD’nin yükselişi karşısında ikna edici bir merkez sağ hikâye kuramayan bir başbakan görünümünde. Wüst, Başbakanlığa aday olsa da olmasa da “başka türlü bir CDU mümkün” fikrinin simgesi olmayı sürdürüyor. Merz’in koltuğu kolay düşmeyebilir. Ama artık koltuğun arkasında Wüst’ün gölgesi duruyor. Değişim bazen bir liderin devrilmesiyle değil, onun “devrilebilir olduğunun” konuşulmasıyla başlar.
