Şekibe Çelenk, Muzaffer Erdost: Bir tarih gidiyor

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Şekibe Çelenk ve Muzaffer Erdost’u arka arkaya yitirdik. 1960’ların Ankara’sı. Üniversite kaynıyor. Türkiye İşçi Partisi 15 milletvekiliyle Meclis’te. Yeni bir Türkiye kurulacağı umudunun en yüksek olduğu günler… Behice Boranların, Sadun Arenlerin, Çetin Altanların parladığı yıllar. Siyasal Bilgiler Fakültesi, Ortadoğu Teknik Üniversitesi salonları toplantılarla, dolup taşıyor.

Tarsus’tan arkadaşım Cengiz’in (Çandar) teyzesi Şekibe Abla’ya (Çelenk) gidiyoruz. Halit Ağabey, sosyalistlere açılan davalara dalmış durumda. Kızları Serpil, üniversiteden arkadaşlarımız koşturup duruyoruz. Muzaffer Abi (Erdost), Sol Yayınlar’ı kuruyor. Marksist klasikleri ardı ardına yayınlıyor. Kardeşi güleryüzlü İlhan Erdost yayınevinin koşturanı...

Denizlerin idamı

12 Mart 1971 askeri darbesi gelip çatıyor. Denizler yakalanıyor... Mahirler cezaevinden kaçıp Kızıldere’de öldürülüyor. Halit Abi, Mamak Cezaevi’nde görüşte. Mahkemede Denizleri, başı derde girenleri savunuyor. En çok koşturan Şekibe Abla. Avukat olarak, abla olarak, idamla yargılanan Denizlerin yanında.

Muzaffer Abi, bizimle Mamak’ta tutuklu. Kendinden 10-15 yaş küçük, heyecanları, öfkeleri zirvede gençlerin arasında, sakin bir şekilde, kitap okuyor, savunmasını hazırlıyor. Denizler’i yanıbaşımızdan idama götürdüler. Siyasete yine kan girdi. Halit Abi, Şekibe Abla hayatlarının en acı günlerini yaşadılar.

Muzaffer Abi’nin kardeşi İlhan’ı, 12 Eylül darbecileri askeri kamyonetin içinde döve döve öldürdüler... Serpil Çelenk Güvenç ve Sultan Özer birlikte hazırladıkları, “Denizlerin Şekibe Ablası: Şekibe Çelenk” kitabında 60’ların Ankara’sını, isyan ve acı günlerini yaşayanların dilinden aktarmışlar.

“Hapisteki Nâzım Hikmet’i görmek için Halit Çelenk’le Bursa yollarını arşınlayan, TBMM’de temsil edilen ilk sosyalist partinin sesini radyodan Türkiye’ye duyuran, varoş kahvelerinde TİP’i ve sosyalizmi anlatan, TİP’in Merkez Haysiyet Divanı üyeliğe seçilen, Denizler’in ‘Şekibe Ablası’nın yaşam öyküsü.

Aynı zamanda Halit Çelenk gibi bir anıtın yanında verilen bir devrimci kavgada, ona destek olmanın yanı sıra, bir ezilmeme çabası ve kişilik mücadelesinin de öyküsü.” İki gün önce yitirdiğimiz Muzaffer Erdost, Şekibe Çelenk’i şöyle tanımlamıştı.

“Devrimci kavgamızın önde dalgalanan onurlu bayrağı oldu Halit Çelenk. Bilinci ve bilgisiyle, sevgisi, tutkusu ve özverisiyle onu bütünleyen, tüm varlığıyla bu devrim hamurunun mayası olan, Halit Çelenk ışığına ışık olan ve bizi ışıtan Şekibe Çelenk’i, burada sevgiyle kucaklamamak olanaklı mı?” Şekibe Abla ve Muzaffer Abi’yle, bir tarih göçüp gidiyor gibi...

Sıradaki haber yükleniyor...
holder