“Tarafsızlık” satrancı...

28 Haziran 2019, Cuma 08:00
AA

Bahçıvan Ali, Büyükada’nın, siyasi açıdan en mutsuz ve umutsuz muhaliflerden. Ne zaman ona moral vermeye kalksam, “mahvolduk” yaklaşımından öteye geçiremiyordum. Dün sabah yüryüşte karşılaştım.

Bisikletten indi. “Mutlu musun Ali?” diye sorunca gülerek “evet çok mutluyum” dedi. “Ali mutlu olduğuna göre!...” diyerek yorumlara başladık. 31 Mart ve 23 Haziran, birer yerel seçimdi. İktidarın el değiştirmesine yol açacak bir sonucun oluşması mümkün değildi.

Ancak 23 Haziran’da oluşan yüzde dokuzluk fark, birçok yeni tartışmayı beraberinde getirdi. Özellikle 23 Haziran’ın, iktidar değişimi açısından sonuç yaratmasa da, psikolojik ve sosyolojik açıdan köklü etkilere yol açtığı bir gerçek.

Psikolojik açıdan oluşan pozitif enerji muhalefet saflarında kendini hissettiriyor. Neredeyse bütün büyük şehirler, özellikle de bu şehirlerin içindeki ekonomik ve kültürel açıdan ağırlıklı ilçe ve semtlerin seçmenleri, muhalefetten yana tavır aldı.

Çok yakın zamana kadar, yenilmekten ve yenilme ihtimalinden yorgun düşmüş bir muhalefet söz konusuydu. İktidar kendine güvenli, “yenilmez” görüntüsüyle, sürekli “değiştiremezsiniz” mesajı üretiyordu. İçeride ve dışarıda bu ruh halinin iyice yoğunlaştığı bir noktada, İstanbul seçimi geldi.

23 Haziran sonrası...

23 Haziran sonrası ortaya şöyle bir tablo çıktı. İktidarın şu andaki psikolojisi ve hedefi; durumu korumak, kayıpları en aza indirmek, “nerede hata yaptık” diyerek çıkış yolları aramak şeklinde özetlenebilir. Tabii iktidar Meclis’te MHP ile birlikte önemli bir çoğunluğa sahip.

Son derece büyük yetkilerle donatılmış bir Cumhurbaşkanı, bu çoğunluğa liderlik yapıyor. Ayrıca İstanbul ve Ankara belediye meclislerinde çoğunluk iktidarın elinde. Bu açılardan, iktidar adına bir sorun yok.

(Bu arada belediye başkanlarının yetkilerini sınırlandırmak, işlerini zorlaştırmak yanlış. Belediyeler başarısız olursa bu durumda faturası iktidara çıkar.)

23 Haziran’da oluşan enerjiyle muhalefetin yeni siyasi hedefler koyması kaçınılmaz görünüyor. Kılıçdaroğlu, seçimin ardından yaptığı Meclis grubu konuşmasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ettiği yemine sadık kalarak “tarafsız”lığa çağırdı.

Anayasa’daki tarafsızlık yeminini okudu. CHP ve diğer muhalefet partilerini önümüzdeki dönemde birleştirecek hedefin, “Cumhurbaşkanının tarafsızlığı” konusu olması beklenebilir. Bu hedefe odaklanan bir cephe kurulacak gibi.

Tabii, Erdoğan deneyimli bir siyasetçi olarak bu taktik karşısında kendine göre önlemler alacaktır. Önümüzdeki dönemde, ilginç bir siyaset satrancına tanık olacağız.


Sıradaki haber yükleniyor...