40 yaşından sonra her yıl kontrole!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Türk Üroonkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Süleyman Ataus anlatıyor....

PROSTAT KANSERİ SIK GÖRÜLÜYOR MU? 

Evet, dünyanın pek çok ülkesinde erkeklerde en sık rastlanan kanser türü. Türkiye’de erkeklerde en sık görülen 3 kanser türünden biri (diğerleri akciğer ve kolon kanseri). Ama tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de erkeklerde kanserden ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almıyor. Bunun nedenlerinden biri, hastalığın çoğunlukla ileri yaşlarda görülmesi ve hastaların prostat kanseri dışı nedenlerle hayatını kaybetmesi. Bir başka neden prostat kanserlerinin bir kısmının ameliyat edilmeden izlenecek kadar iyi seyirli olması. PSA testi ve düzenli kontrol alışkanlığı sayesinde son yıllarda tanı yaşı giderek düşüyor. Düzenli kontrol alışkanlığı hastalığa erken evrelerde tanı koymamıza olanak sağlıyor. Bu evrelerde şifa ile hastalığı tedavi etmemiz mümkün oluyor. 

SEBEPLERİ NELER?

 Kesin sebepleri bilinmiyor. Ama riski artıran bazı faktörlerden söz edebiliriz. 50 yaşından sonra riskin arttığını biliyoruz. Tanı konulan 3 hastadan 2’si 65 yaş üzerinde. Nedeni kesin bilinmemekle birlikte siyah ırkta daha sık ve saldırgan seyrediyor. Ailesinde birinci dereceden yakınlarında prostat kanseri olanlarda risk artıyor. Özellikle de erken yaşta bu hastalığa yakalanmışlarsa... l Ailesinde prostat kanseri olan kişilerin en geç 40 yaşından itibaren prostat kanseri açısından düzenli kontrollerini yaptırmaları gerekiyor. Son yıllarda bunlara bazı genetik bilgilerde eklendi. Ailesinde meme ve over (yumurtalık) kanseri olanlar, özellikle BRCA genlerinde mutasyon saptananlarda agresif kanser olasılığı artıyor. Bu kişilere erken yaşta tarama öneriliyor. BRCA1 ve BRCA2 mutasyonu olan hastalarda pankreas ve prostat kanseri ihtimalinin de arttığı gösterilmiş. l Bu arada geniş çaplı bir başka çalışmada da cinsel aktivitesi yüksek olan erkeklerde prostat kanserinin daha az görüldüğü bildirilmiş. 

BAŞKA ORGANLARA YAYILABİLİR Mİ? 

Bütün kanserler gibi prostat kanseri de komşuluk yoluyla çevre doku ve organlara; lenf kanallarıyla lenf bezlerine; kan yoluyla uzak organlara yayılabiliyor. Çevre organlardan idrar torbası, meni keseleri ve kalın bağırsakların son kısmına; lenf yoluyla önce yakınındaki daha sonra uzaktaki lenf bezlerine yayılıyor. Kan yoluyla en sık kemiklere, özellikle vücudun merkezindeki büyük kemiklerle omurgaya sıçrayabiliyor. Gidebileceği diğer organlar akciğer ve karaciğerdir. 

ŞİŞMANLIK RİSKİ ARTIRIYOR MU? 

Bu konuda tam bir görüş birliği olmamakla birlikte şişmanlığın prostat kanseri riskini artırdığını gösteren pek çok çalışma var. Ayrıca şişman hastalarda hastalığa daha ileri aşamalarda tanı konulduğu ve daha saldırgan seyrettiği yolunda da bazı bulgular var. Son olarak aşırı şişmanlık, tanı aşamasından başlayarak hastalığa yaklaşımı güçleştiriyor. Tedavinin, özellikle cerrahinin kalitesini etkileyerek başarı şansını azaltıyor, nüks olasılığını yükseltiyor.

Kaç çeşit prostat kanseri var? 

Hücresel tipine göre birkaç tip prostat kanseri var. Adenokarsinom, duktal karsinom, musinöz karsinom, küçük hücreli ve sarkomatoid karsinom gibi. Pratikte en sık karşılaştığımız prostat adenokarsinomu’dur. Bu noktada adenokarsinomlar da saldırganlık, tedaviye yanıt, metastaz (vücudun başka yerine yayılım) açısından birbirinden çok farklı seyredebiliyor. Hastalığın agresifliği konusunda prostat biyopsilerinin patolojik incelenmesi sırasında yapılan bir hücresel skorlama sistemine göre öngörüde bulunabiliyoruz. 6’dan 10’a kadar olan skorlama sisteminde 6 iyi seyri; 7 orta dereceyi ve 8, 9, 10 ise dikkatli olunması gereken prostat adenokarsinomunu ifade ediyor. Özellikle 6 skorlu hastalarda hastalık son derece iyi seyrediyor. Bu grupta seçilmiş hastaları hiçbir tedavi yapmadan aktif izlem protokolü ile izlemek mümkün.

Belirtileri neler? 

Prostat kanserinin kendine özgü hiçbir belirtisi yok. Özellikle de erken dönemde... Hatta bazen kemiklere yayıldığı halde hiçbir yakınmaya yol açmayabiliyor. Bu nedenle 50 yaşından sonra her erkeğin yılda 1 kez üroloğa gitmesi lazım. Prostat kanserinin belirtileri prostatın iyi huylu büyümesinde ya da prostat iltihaplarında görülen yakınmalara benzeyebiliyor. İdrarı başlatmada güçlük, gece ve gündüz sık idrara gitme, yanma, kesik kesik veya çatallı işeme, idrar tazyikinde ve çapında azalma, tam boşalamama hissi görülebiliyor. Daha nadiren idrarın ve meninin kanlı gelmesi hastalığın belirtisi olabiliyor. Bunların dışında ileri aşamalarda yayıldığı organla ilgili belirtiler veriyor. Örneğin kemiklerin tutulduğu durumlarda bazı hastalar bel ya da kalça ağrıları nedeniyle ortopedi ve fizik tedavi gibi uzmanlık dallarına başvurulabiliyor.

PROSTAT KANSERİ ÖNLENEBİLİR Mİ?

Buna bugün için ‘Hayır’ diyebiliriz. ‘İlaçlarla, vitaminlerle, besinlerle risk azaltılabiliyor mu?’ sorusu çok güncel. Bu konuda çok uluslu, yüksek hasta sayılı çok önemli çalışmalar yapılıyor ve bazıları sonuçlandı. Ancak çelişkili bazı sonuçlar da alınabiliyor. Örneğin iyi huylu prostat büyümesinin semptomatik (yakınmaların azaltılması ya da yok edilmesi) tedavisinde kullanılan etki mekanizmaları aynı olan 2 ilaç araştırıldı. Bunlardan birini alan grupta prostat kanseri riskinin azalmadığı görüldü, dahası ilaç alan grupta yüksek riskli kanserlerin sayısında artış izlendi. 

VİTAMİN VE MİNERAL TAKVİYELERİNİN KORUYUCU ETKİSİ VAR MI? 

Bu konuda da çok dikkatli olmak, kanıta dayalı tıp açısından önerilerin neye dayanarak yapıldığını ve güncel bilgiyi sorgulamak gerekiyor. Örneğin Selenyum minerali ve E vitaminiyle ilgili ilk veriler prostat kanseri riskini yüzde 30 ile yüzde 60 civarında azalttığı yolundaydı. Ancak prostat kanserini önleme konusunda yapılmış çalışmaların en büyüğü bu iki maddeyle yapıldı (Select çalışması). 35 binden fazla kişinin katıldığı bu araştırmada bu maddeler tek tek ya da birlikte ortalama 5 yıl civarında kullanıldı. Önemli bir dergi olan JAMA’da yayınlanan güncellenmiş sonuçlarda selenyum ve E vitamininin prostat kanserini önlemediği bildirildi. Üstelik tam tersine prostat kanseri açısından bazı olumsuz etkileri görüldü


Sıradaki haber yükleniyor...
holder