50 yaşı geçen her erkek prostat kontrolünden geçmeli

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Türk Üroonkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Süleyman Ataus anlatıyor...

Prostatı büyüyen her hasta ameliyat edilmeli mi?

 Hayır, edilmemeli. Yaşlanma sürecinde değişen pek çok şey gibi prostat da büyüyebilir. Tabii burada sözünü ettiğimiz iyi huylu büyüme. Prostat büyümesinin kanserli doku barındırıp barındırmadığını sadece büyümeye bakarak söyleyemeyiz. Bu ayrım için büyüme olsun olmasın ya da yakınmalar eşlik etsin etmesin düzenli kontrol yaptırmak şart. Ailesinde prostat kanseri olanlar 40, olmayanlar 50 yaşından sonra düzenli kontrolden geçmeli. Prostat yetişkinlerde 20-30 gram ağırlığında, erkek üreme sisteminde bir salgı bezi. Ağırlığındaki artışı, günümüzde genellikle idrar yakınmaları ya da başka nedenlerle yapılan batın ultrasonografisinde saptıyoruz. Ama tek başına gramının artmış olması zaten ameliyat olacak hastada ameliyat yönteminin seçilmesi dışında fazla bir anlam ifade etmiyor. 

Büyüyen prostat her zaman sorun yaratmıyor mu?

Yaratmayabiliyor. Prostatın büyüklüğü ile ortaya çıkan yakınmalar arasında bir paralellik yok. Büyüyen prostatın idrar yolunu tıkayıcı tarzda büyüyüp büyümediği önemli. Prostat; daraltıcı, tıkayıcı şekilde büyürse işeme yakınmaları ortaya çıkıyor. İdrar sorunları da yaşam kalitesini, örneğin uyku düzenini, sosyal hayatı bozuyor. Bu durumlarda bile ameliyat ilk tedavi seçeneği olmayabiliyor. Yakınmalar hafifse başlangıçta ilaçlar yeterli olabiliyor ve hastalar uzun süre rahat edebiliyor. 

Ameliyat ne zaman zorunlu? 

Ciddi idrar yakınmaları varsa, İlaç tedavisine rağmen yakınmalar düzelmiyorsa, Tam tıkanma varsa, hasta sondasız idrar boşaltamıyorsa, l Prostata bağlı tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu ve kanama varsa, Prostatla birlikte mesane taşı varsa, Prostat büyümesi, böbreklerde ve idrar torbasında önemli yapısal bozulmalara yol açtıysa, böbrek işlev bozukluğuna neden oluyorsa,l Kişi artık ilaç kullanmak istemiyorsa ameliyat gündeme gelir. 

Kaç tür prostat ameliyatı var? 

Genel olarak prostat büyümesi nedeniyle yapılan ameliyatlar açık ve kapalı olarak ikiye ayrılabilir. Kapalı ameliyatlar, kişinin ön idrar yolundan özel aletlerle girilerek, büyüyen prostatın küçültülmesini ve idrar yolunun genişletilmesini amaçlar. Vücutta herhangi bir kesi ya da yara yoktur; iyileşme ve hastanede kalış süresi açık ameliyata göre daha kısadır. Kapalı ameliyatlar içinde en yaygın yapılanı TUR ameliyatıdır. Farklı lazer tipleri ile yapılan ameliyatlar da bu sınıfa girer. Günümüzde nadir yapılan açık ameliyatlarda ise göbek deliğinin altından yapılan bir kesiden idrar torbası açılarak ya da açılmadan prostatın tamamı çıkarılır. 

Ameliyatın riskleri var mı?

Her yöntemin kendine özgü artı ve eksileri var.

 Az önce saydığımız bütün yöntemlerin birer cerrahi girişim olduğu unutulmamalı. Bütün cerrahi işlemlerde olduğu gibi prostat ameliyatlarında da komplikasyon olarak tanımlanan ve işlem öncesi öngörülemeyen bazı olumsuz durumlarla karşılaşabilir. Bu olasılığı en aza indirmek için hastanın prostatına ve genel sağlık durumuna en uygun yöntemin seçilmesi gerekir. Bütün prostat hastaları için uygun tek bir yöntem yok. Ameliyatın başarısını belirleyen şey hastaya en uygun tedavi yönteminin seçilmesidir.

AMELIYAT CİNSEL YAŞAMI NASIL ETKİLER? 

Prostat ameliyatından sonra‘ Cinsel yaşam bitiyor’ bilgisi doğru değil. Ameliyat öncesi cinsel sorunu olmayan hastalarda genellikle bir sorun görülmez. Ancak burada sözünü ettiğimiz ameliyatların iyi huylu büyüme nedeniyle yapılan ameliyatlar olduğu unutulmamalı. Prostat kanseri nedeniyle yapılan ameliyatlarda ise ister açık ister robotik yapılsın belli oranlarda sertleşme sorunları ortaya çıkabiliyor. Prostat ameliyatlarından sonra cinsel açıdan hastanın bilgilendirilmesi gereken bir konu daha var. Cinsel ilişki sonrası meni genellikle dışarı çıkmaz yani dışarı boşalma olmayabilir. Ancak bu durum kişinin performansını ya da cinsel ilişkiden alınan haz duygusunu (orgazmı)etkilemez. 

İYİLEŞME NE KADAR SÜRÜYOR?

 Hastanede kalış süresi olarak bakarsak kapalı ameliyatlarda1-2gün, açık ameliyatlarda ise ortalama 3-5gündür.Ameliyat sonrası tüm yöntemlerde hastalara idrar sondası takılır. Hastaların çok büyük çoğunluğunda hastaneden çıkmadan önce sondalar alınır. Ancak tam anlamıyla iyileşmenin ve idrarın tamamıyla normale dönmesi haftaları bulabilir. Ancak bu sürecin sıkıntılı olmadığını söylemek yanlış olmaz. 

AMELIYATLARDAN SONRA İDRAR KAÇIRMA GÖRÜLEBILIR MI?

 İyi huylu prostat büyümesi nedeniyle yapılan ameliyatlardan sonra idrar kaçırma oranları son derece düşük. İdrar kaçırma, prostat kanseri nedeniyle yapılan ameliyatlarda daha sık görülür ama orada bile büyük çoğunluğu zamanla ortadan kalkar. İyi huylu prostat büyümesi ameliyatları sonrası idrar kaçırma olursa bunun idrar tutan kasların zayıflığından mı yoksa mesane kaynaklı mı olduğunun ayırt edilmesi gerekir. Her iki durumda da da başarılı tedavi seçenekleri var.

BİTKİSEL İLAÇLARIN TEDAVİDE YERİ VAR MI?

Bitkisel ilaçlar bazı ekollerde kendine genişçe yer buluyor. Fakat bitkisel ilaçların çoğu ile yapılan araştırmaların bilimsel kanıt düzeyinin yeterli olduğunu söylemek zor. Buna rağmen özellikle hafif ve orta şiddetteki yakınmaları olan hastalarda bitkisel ilaçlar bazı ülkelerde hastalara bir seçenek olarak sunuluyor. En çok araştırılan ve kullanılan bitkisel ilaçlardan biri olan Serenoa Repens (Saw Palmetto) Amerikan cüce palmiyesinin kurutulmuş meyvesinden elde ediliyor. Afrika erik ağacından elde edilen Pygeum Africanum; ısırgan otundan elde edilen Urtica Dioica ve çavdar poleni sayısız bitkisel ilaçlardan sadece birkaçı. Ülkemizde de bulunan bu ilaçları uluslararası önemli kılavuzlar kanıt düzeyleri nedeniyle tedavide ilk seçenek olarak sunamıyor.


Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder