BÖBREK SAĞLIĞINI KORUMANIN YOLLARI: Böbrekleri tüketebilen 3 hastalığa dikkat! Tedbirleri elden bırakmayın

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Pınar Seymen anlatıyor...

BÖBREK İLTİHABI (NEFRİT)

Böbrek iltihabı eğer mikroplar ile oluşmuşsa pyelonefrit (böbrek enfeksiyonu), mikrobik olmayan yolla oluşmuşsa glomerulonefrit olarak adlandırılıyor. 

PYELONEFRIT:

Genellikle tedavi edilmemiş idrar yolu enfeksiyonları, şeker hastalığı olan kişilerde ve kadınlarda sık görülüyor. Yüksek ateş, böbrek bölgesinde şiddetli ağrı, bulantı, kusma, ağrılı ve sık idrar yapma şikayetleri ile başlıyor. Şiddetli böbrek ağrısından dolayı böbrek taşı ile karışabiliyor. Zamanında tedavi edilmezse böbrek yetersizliğine neden olabiliyor. Zamanında ve etkili antibiyotik tedavisi verilmezse mikrop kana karışarak ölümle sonuçlanabiliyor.

ORGAN KAYBINA NEDEN OLABILIR

Tedavi öncesi mutlaka idrar kültürü alınmalı. Sık idrar yolu enfeksiyonu geçiren, şeker hastalığı olup şekeri yüksek seyreden, yeterli sıvı almayan hastalarda sık idrar tahlili kontrolü yapılmalı. Şeker değerlerini normale getirmek için etkili tedavi başlanmalı, sıvı alımı mutlaka sağlanmalı. Birden fazla geçirilen böbrek iltihabı böbrekte kalıcı hasara yol açarak böbrek yetersizliğine sebep olduğu için hastalık ciddiye alınmalı. 

ÇAY RENGİNDE İDRARA DIKKAT!

GLOMERULONEFRIT:

Kalıcı böbrek yetmezliğinin en önemli nedenlerindendir. Çoğunluğunda sebep saptanamıyor, bazen solunum yolu enfeksiyonları, romatolojik hastalıklar nedeni ile oluşuyor. Bu nefrit türü bazen hiçbir belirti vermiyor, bir idrar ya da kan tahlilinde tesadüfen saptanıyor. Bazen de el, bacak, yüz, göz kapaklarında şişme, çay rengi idrar yapma, idrarda kanama, köpüklü idrar, tansiyon yükselmesi gibi belirtilere yol açıyor. Hatta hastalarda ani böbrek yetmezliği gelişerek diyaliz tedavisi de gerekebiliyor. Bu tür durumlarda hızla tanı koymak için böbrek biyopsisi yapılıyor. Biyopsi sonucuna göre bağışıklık sistemini baskılayıcı kortizon ve benzeri ilaçlar faydalı olabiliyor. Maalesef çoğunlukla glomerulonefriti önleyici bir tedavi yok. Glomerulonefriti olan kişilerde ödem varsa sıvı kısıtlama, idrar söktürücü ve tansiyon düzenleyici ilaçlar verilmeli; protein ve tuz kısıtlı diyet yapılmalı, böbrek biyopsisi sonucuna göre uygun tedavi verilmeli. Glomerulonefrit iyileşebileceği gibi bazen böbrek yetersizliğine yol açarak diyaliz ya da böbrek nakli tedavisi gerekebiliyor.

AİLEVİ AKDENİZ ATEŞİ

Ataklar halinde yüksek ateş, karın ağrısı, eklem ağrısı ve şişliği, göğüste batma hissi ile karakterize olan, tedavi edilmese bile 3-4 gün içinde kendiliğinden geçebilen, genetik mutasyon sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu tekrarlayan ataklar böbrekte amiloid isimli proteinin birikmesine yol açarak böbrek yetersizliğine sebep olabiliyor. Böbreği etkilenen hastalarda köpüklü idrar, tansiyon yükselmesi, bacaklarda ellerde şişlik, gece idrar çıkma gibi şikayetler görülüyor. Ailevi Akdeniz Ateşi tanısı konulan hastanın 3-6 aylık aralıklarla romatoloji ve nefroloji kontrolüne gitmesi gerekiyor. Bu hastalıkta böbrek yetersizliğini önlemek için atakların gelmesini önleyen ilacın doktorun belirttiği dozda kullanılması gerekiyor. Yine ağrı kesici ilaçların mümkün olduğunca kullanılmaması da önemli.

KALITSAL BÖBREK HASTALIKLARI

Bazı böbrek hastalıkları anne veya babadan çocuğa geçebiliyor. Bu kişilerin çocuklarında da aynı hastalığın görülme ihtimali yüksek. En sık rastlanan kalıtsal böbrek hastalığı ‘erişkin tip polikistik böbrek hastalığı’dır. Anne veya babası bu hastalığa sahip olan 2 çocuktan birinde bu hastalık görülebiliyor. Dolayısıyla bu kişilerin çocuk sahibi olmadan önce genetik danışmanlık almalarını öneriyoruz. Hastalık, böbrekler ve karaciğerde çok sayıda kist oluşturarak böbreğin sağlam dokusunun yerini alıyor, zamanla böbrek yetersizliği ile sonuçlanıyor. Karaciğer kistleri ise karaciğer fonksiyonunu bozmuyor.

TANSIYONU ZIPLATABİLİR

 Bu hastalığa tesadüfi olarak ya da anne veya babasında polikistik böbrek hastalığı olan kişilerde ultrason kontrolüyle tanı konuluyor. 25-30 yaşa kadar kistler oluşuyor. Yüksek tansiyona yol açabiliyor. Bu hastalarda kistlere bağlı ağrı, nefes darlığı, idrarda kanama, baş ağrısı görülebiliyor. Tedavide yeterli sıvı alımı sağlanıyor, tuz tüketimi azaltılıyor ve tansiyon düşürücü ilaçlar kullanılıyor. 

TAŞ OLUŞUMU UYARICI BELİRTİ

 Ailede birkaç kuşakta böbrek hastalığının bulunması, böbrek hastalığı ile birlikte işitme kaybı, idrarda kanama, sürekli taş oluşumu gibi bulgular varlığında kalıtsal böbrek hastalıkları akla gelmeli. Bu hastalıklara sahip kişilerin çocuklarında erken yaştan itibaren testler yapılmalı. Annede ya da babada hastalık olmadığı halde taşıdıkları genler nedeni ile çocuklarda kalıtsal böbrek hastalığı olabilir. Bu durumun önüne geçilmesinin yolu akraba evliliklerinin yapılmamasıdır.

Yazarlarımızdan

15 Mayıs 2021, Cumartesi 10:49
15 Mayıs 2021, Cumartesi 09:17
15 Mayıs 2021, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder