HORLAMA NEDENLERİ VE TEDAVİSİ: Tedaviden önce uyku laboratuvarına

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Uyku Bozuklukları Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Derya Karadeniz, horlama ve uyku apnesiyle ilgili merak edilenleri anlatıyor...

HORLAMANIN ŞİDDETİ ÖNEMLİ Mİ? 

Çok şiddetli horlayanlarda uyku apnesi daha şiddetlidir ama çok hafif horlayanlarda da biz ileri düzeyde uyku apnesi bulabiliyoruz. Horlamanın varlığı veya yokluğu önemli. Horlama varsa ve uyku testinde uyku apne sendromunu tespit edersek o zaman tehlikeden söz ederiz. Çünkü uyku apnesi başta kalp-damar sistemi olmak üzere zaman içinde beyni de hasara uğratan bir hastalık.

UYKU TESTİNDE UYKU APNESİ TESPİT EDİLMEZSE?

Horlama tek başınaysa bunun vücuda bir zararı yok. En azından şimdiye kadar bilgilerimiz bu yönde. 

HORLAMA ZAMAN İÇİNDE UYKU APNESİNE EVRİLİR Mİ?

Evet, horlama genellikle 20-30’lu yaşlarda başlar ama zaman içinde uyku apnesine evrilir. 

HORLAMA YAŞLA BİRLİKTE ARTAN BİR SORUN MU? 

70 yaşına kadar giderek artış gösteriyor. Fakat 70’ten sonra horlama azalıyor, buna karşılık uyku apnesi azalmıyor. Bunun nedeni de şu: Yaşlanmayla beraber yumuşak dokuların gerginliğinin azalmasına bağlı olarak titreşecek çok fazla doku kalmıyor. Bu yüzden horlama sesi gümbür gümbür olmuyor. Ama horlamanın azalması demek hastalık yok anlamına gelmiyor.

KADINLARDA NEDEN DAHA AZ GÖRÜLÜYOR?

Sebepleri araştıran çok çalışma var. Acaba mesele kadınlık hormonu östrojen mi diye düşünüldü. Evet, bir miktar östrojenin koruyucu etkisi vardır. Ama bu tek bir etken değil. Bazı hastalıklar kadınları bazı hastalıklar da erkekleri sever, bunun nedenini de çok iyi bilmiyoruz. 

UYKU TETKİKİ NASIL YAPILIYOR?

Hastanın 1 gece uyku laboratuvarında yatması gerekiyor. Gece uyku esnasında hastasının beyin aktivitesi, solunumu, oksijeni, nabzı, kalp ritmi, kol hareketi, bacak hareketleri, yani vücuttaki bütün sistemleri izleniyor. Bunun için vücudun farklı bölgelerine elektrotlar yapıştırılıyor ve gece boyunca sensörlerle kaydediliyor.

UYKU LABORATUVARINDA SADECE APNELİ HASTALAR MI YATIYOR?

Hayır, uyku laboratuvarı bütün uyku hastalıklarında kullanılan yerlerdir. Hastalar genellikle “Ya uyuyamazsam” diye endişe duyar ama 2-3 saat uyku bizim için yeterli. Hastalığın teşhisi için 8 saat uyuması ya da evdekiyle aynı seviyede olması gerekmiyor. Uyku kriterleri çok net, 2 saatlik bir uyku bile tanının konması için yeterli.

HER HASTAYA STANDART İŞLEM Mİ YAPILIYOR?

 Hayır, örneğin bir insanda uyku apnesiyle beraber sadece oksijen düşmesi değil, karbondioksit yükselmesiyle giden bir başka sendrom öngörüyorsak o zaman uyku testine karbondioksit ölçümü de ekliyoruz.

HASTA BİR İLAÇLA MI UYUTULUYOR? 

Genellikle böyle sanılıyor ama ilaç vermiyoruz. Hasta evinde nasıl uyuyorsa uyku laboratuvarında da o şekilde uyuyor.

UYKU HASTALIKLARININ 10 BELİRTİSİ

Uykuya dalmakta zorluk, nedensiz bir şekilde sık uyanma, sabah çok erken saatte uyanıp bir daha uyuyamama, kötü kalitede uyku uykusuzluk hastalıklarının ve uykuda solunum bozuklarının belirtisi olabilir. Uykuya dalmakta zorluk 30 dakikadan daha uzun süreli uykuya dalma süresi olarak kabul edilir. Gece en az 1 kez tuvalet ihtiyacıyla uyanma hayati önem arz eden bir uyku hastalığının habercisi olabilir. Sağlıklı bir birey, gece idrar torbası dolsa bile uyanmaz; sabah uyanır uyanmaz tuvalete gider. Uykuda normal şartlarda idrar torbası kapasitesini aşacak düzeyde dolu değilse idrar yapma baskılanır. Birçok kişi gece tuvalete çıkmayı çok sıvı alma, prostat hastalığı, şeker hastalığı veya kullandığı ilaçlarla ilişkilendirse de özellikle uykuda solunum bozuklarının ana belirtisi olduğu ve tedavi sonrasında ortadan kalktığı biliniyor. Uykuda terleme, uykuda fiziksel bir eforun harcandığının göstergesidir. Normal olarak uykuda vücut ısımız düşer. Terlemenin olması, vücut metabolizmasını artıran bazı hastalıklar veya egzersiz dışında normal değil. Terleme uykuda solunum bozuklukları ve uykuda hareket bozukluklarının en önemli belirtisidir. Sabah dinlenmemiş, yorgun uyanma, uykuyu bozan bir hastalığa işaret eder. Gündüz yorgunluk veya hareketsiz kalındığında uyku ihtiyacı, uykunun hem kalitesinin hem de süresinin etkilendiğini gösterir. Dikkat, hafıza, konsantrasyon ve öğrenmenin bozulması, bazı uyku evrelerini etkileyen hastalıkların varlığını gösterir. Normal beslenmeye karşın giderek kilo alma, özellikle derin uykuyu azaltan uyku hastalıklarının belirtisidir. Yaşın gerektirmediği düzeyde cinsel fonksiyonlarda bozulma, özellikle derin uykuyu azaltan uyku hastalıkların belirtisidir. Sebepsiz mizaç bozuklukları, sinirlilik ve gerginlik, uykunun kalitesinin bozulması nedeniyle gelişen sürekli yorgunluk sonucu oluşur. Her türlü uyku hastalığının belirtisi olabilir.


Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder