Karantinadan çıkınca koku kaybı devam ediyorsa doktora başvurun

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Aytuğ Altundağ anlatıyor...

COVID’e bağlı koku kaybı sık görülen bir şikâyet mi?

 Resmi rakamlara göre, bugünekadar dünyadayaklaşık 160milyon insan COVID-19enfeksiyonu geçirdi. Bilimsel yayınlar, enfeksiyon geçirenlerin yüzde 60-70’inin kısa ya da uzun süreli koku kaybı yaşadığını gösteriyor. Bugüne kadar en iyi ihtimalle 80milyon kişi COVID-19’a bağlı kısa süreli koku kaybıyaşadı. Bu rakamlarinanılmaz yüksek. Tüm diğer virüslerden çokdaha fazla koku kaybı yapan birhastalıkla mücadele ediyoruz aslında... COVID-19yaş ya da cinsiyet ayrımıyapmaksızın herkeste koku kaybına neden olabiliyor.

Hangi mekanizmayla koku kaybı ortaya çıkıyor? 

Kalp, akciğer, böbrekler gibi organlarımızda ACE2 reseptörleri bulunur. Koronavirüsin dikensi proteinleri, ACE2 reseptörlerine tutunarak hücre içine girer. Yani ACE2 bir nevi hücrenin anahtarını açarak virüsü içeri davet eder. İşte ACE2’nin vücudumuzda en yoğun bulunduğu alanlardan biri, burnumuzun içindeki koku alanı. Bu bölgede hem koku hücreleri hem de destek hücreleri yoğun olarak bulunur. Koronavirüslü biriyle temas ettiğinizde burnunuzdaki ACE2 reseptörlerinin yardımıyla virüs, koku alanınızdaki hücrelere girer ve viral bir saldırı başlatır. Vücudun savunma sistemi yardım için buraya gelir, fakat burun içinde aşırı bir reaksiyon oluşturarak koku kaybına yol açar. Koku yitimi kimi hastalarda kısa, kimilerinde de aylar sürüyor. Pandeminin üzerinden 1 yıl geçmesine rağmen hâlâ şikayetleri geçmeyen hastalar var. 

Hastalığın hangi aşamasında koku kaybı başlıyor? 

Avrupa Kulak Burun Boğaz Derneği’nin hakemli dergisinde yayımladığımız bir çalışmamız oldu. Koronavirüse bağlı koku kaybının alt kırılımlarını sınıflandırdık: 

BİRİNCİ GRUP: Hastalığın en başında sadece koku kaybı oluyor ve ateş, ishal, öksürük gibi ilave bulgular olmadan hastalık sadece koku kaybıyla devam ediyor. 

İKİNCİ GRUP: Hastalık öksürük, ateş, boğaz ağrısı gibi bulgularla başlayıp enfeksiyonun 3’üncü veya 5’inci gününde koku kaybı ekleniyor. 

ÜÇÜNCÜ GRUP: Önce hastanın koku alamadığını fark etmesiyle başlayıp sonra öksürük, boğaz ağrısı, nefes darlığı gibi bulgular ekleniyor. 

DÖRDÜNCÜ GRUP: Bu hastalarda hiç koku kaybı olmuyor ama sırt ağrısı, öksürük ateş gibi diğer bulgular görülüyor. Bu grup, hastalığı geçirenlerin yarısını oluşturuyor.

Koku kaybı olanlarda hastalık ağır mı hafif mi seyrediyor? 

Az önce söz ettiğim çalışmada vardığımız sonuçlardan biri şuydu: Eğer enfeksiyonunuz koku kaybıyla başlıyorsa yoğun bakıma girme, hastalığı ağır geçirme durumunuz koku kaybı olmayanlara göre çok daha az oranda. Dolayısıyla kısa sürecekse koku kaybı, bir yandan da sanki olumlu bir özellik gibi duruyor. Sebebi de şu: Burundaki savaş şiddetli başlıyor, virüs akciğere inmeye fırsat bulmadan orada izole ediliyor ya da akciğere inerse virüse karşı artık savunma sistemimiz hazırlanılmış oluyor. Böylece enfeksiyon çok daha hafif geçiriliyor. 

Koku kaybı kimlerde uzun sürüyor? 

Kalıcı olma ihtimali var mı?

Amerikan Kulak Burun Boğaz Derneği’nin resmi yayın organında tamamen bir Türk ekibin çalışmasıyla bu sorunun yanıtını yayınlattık. Aslında bu durum tamamen burun anatomisine bağlı. Bizim ‘tazı burun’ dediğimiz yani burun içindeki koku alanları daha geniş olan insanlar, uzamış ya da kalıcı koku kaybına daha çok maruz kalıyor. Hastalarda daha geniş koku alanı olunca daha fazla ACE2 reseptörü mevcut oluyor. Bu durumda virüs burun içindeki bölgede çok fazla yoğunlaşıyor ve vücudun buna karşılık geliştirdiği bağışıklık yanıtı da çok şiddetli oluyor. Burundaki mücadele esnasında koku alanındaki koku ve destek hücreleri çok fazla tahribat görüyor ve uzun sürecek bir koku kaybı dönemi başlıyor. Kimilerinde bu maalesef kalıcı olabiliyor.

Kalıcı koku kaybı ihtimali yüksek mi? 

Hayır, çok düşük. Koronavirüse bağlı koku kaybı hastaların yüzde 80’inde ilk 2 hafta içinde geri geliyor. Çoğu hasta karantina süreci bittiğinde koku kaybı şikayeti de iyileşmiş olarak bu hastalıktan çıkıyor. Yüzde 10’luk bir kısımda 1 ayda geri geliyor. Geri kalan yüzde 10’luk kısımda çok bireysel seyrediyor. En çok yapılan hata “6 ay bekle, geçmezse tedaviye git” önerisi oluyor. Bu sürede çok fazla zaman kaybediliyor ve koku duyusunun yerine gelmesi şansa bırakılıyor. Karantinadan çıktıktan sonra birkaç hafta içinde koku duyusu yerine gelmiyorsa doktora başvurulmalı. 

Koku kaybı nasıl teşhis ediliyor?

Muayenenin ardından çok temel bazı testler var; koku testi bunlardan biri. Bu testte koku kaybının şiddeti, kokuları tanımlama şekli, hangi kokuların nasıl alındığı tespit ediliyor. Bazı hastalarda koku görüntülemeleri gerekli oluyor. Böylece hastalığın beyinde ve koku alanında yaptığı hasar ortaya net şekilde konuyor. 

Nasıl tedavi ediliyor? 

Tedavi kişiye özel düzenleniyor. Önce tüm hastalara koku egzersizleri veriliyor. Mevcut kokuları koklayarak koku reseptörlerini uyarmaları ve onları aktif hale getirmeye çalışmaları gerekiyor. Fakat her hastada koku egzersizleri işe yaramayabiliyor. Bu aşamada bazı vitaminler, daha önce kalıcı koku kaybına yol açan diğer virüslerin tedavilerinde işe yaramış ilaçlar devreye giriyor. Koronavirüsün koku kaybı bir süre sonra başka bir hastalığa evrilebiliyor. Parosmi ya da kakosmi dediğimiz bu tabloda, kokuları olduğundan farklı ya da kötü kokular şeklinde algılıyorsunuz. Yani burnunuzun içinde çürük, yanık, lastik kokusu gibi katlanılmayacak bir koku duyuyor ve bu kokuların yol açtığı psikolojik sorunlardan mustarip oluyorsunuz. Eğer bunlar varsa hastalığın tedavisi de değişiyor. 

Burun içine bal ya da tereyağı sürmek işe yarar mı? 

Hayır, en çok yapılan yanlışlardan biri bu. Bunların bir geçerliliği yok, ayrıca yan etkileri de olabilir. Zaten hastaların yüzde 80’inde karantina döneminde yani 14 günde koku geri geliyor. Koku duyusu geri gelmeyenler bu tür uygulamalarla vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmalı.


Yazarlarımızdan

21 Haziran 2021, Pazartesi 15:35
21 Haziran 2021, Pazartesi 09:06
21 Haziran 2021, Pazartesi 07:03
Sıradaki haber yükleniyor...
holder