Kaygı bozukluğu depresyonla sonuçlanabilir

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Psikiyatri Uzmanı Dr. Sena Güneytepe, depresyon hakkında merak edilenleri anlatıyor...

KİŞİLİK YAPISI DEPRESYONA GİRMEDE ETKİLİ Mİ?

Kişilik konusu biraz karmaşık, şöyle özetlemeye çalışayım. Mizaç; kalıtımla geçen ve yaşam boyunca çok az oranda değişen yapısal özellikleri içerir. Karakter; çevrenin ve yetiştirilmenin etkisi altında gelişmiş, öğrenilmiş tutumları kapsar. Yani karakter zamanla değişebilir. Kişilik ise genetik olarak gelen huyla, sonradan elde edilmiş karakterin bir bileşimi olarak tanımlanır. Kişilik özelliklerinin depresyona yatkınlık oluşturabileceği ya da kişilik yapısının depresif duygudurumdan etkilenebileceği uzun süredir bilinen ve üzerinde çalışılan bir konu. Örneğin sakıngan, karamsar bireylerde belirsizliğe tahammülsüzlük, gelecekle ilgili olumsuz düşünceler, yabancılara karşı utangaçlığın topluma göre daha yaygın olduğu ve bunun da depresyona yatkınlık oluşturduğunu gösteren çalışmalar mevcut.  

Depresyon yaşamın herhangi bir döneminde ortaya çıkabilen ve nükslerle giden bir hastalık. Depresif dönem uygun tedavi ile ortalama 3-6 ayda düzelir. Hastaların çoğu 1 yılda iyileşir. Yine de bu hastaların yüzde 80’inin yaşamları boyunca en az 1 depresif dönem daha yaşadığı gösterilmiş. Depresyon hastalarının yaklaşık yarısı 6 ayda, üçte biri 1 yılda iyileşir. Yaklaşık üçte bir hastada ise tedaviye rağmen tam iyileşme sağlanamaz, kronik depresyon gelişir.

DEPRESYONUN MEVSİMLERLE İLGİSİ VAR MI? 

SONBAHAR VE KIŞIN RISK DAHA MI YÜKSEK?

 Depresyonun mevsimsel özellikli olan bir türü var. Genellikle sonbahar ve kış aylarında ortaya çıkar. Uyku isteğinde ve süresinde artışa neden olur. Karbonhidrat ağırlıklı beslenme, iştah artışı ve kilo alımı ile seyreder. İlkbahar ve yaz aylarında iyileşme gösterir. Mevsimsel depresyonun tedavisinde diğer tedavilere ek olarak ışık terapisinin etkili olduğunu gösteren pek çok çalışma mevcut. Öte yandan depresyonun mevsimsel bir döngü göstermesi, depresyonun bipolar bozukluğun bir parçası olma olasılığının da yüksek olduğuna işaret eder.

 YOGA,AKUPUNKTUR, NEFES TERAPİSİ DEPRESYONU ÇÖZER Mİ?

 Depresyon, öncelikli olarak bir ruh sağlığı profesyonelinin değerlendirmesini gerektiren ciddi bir psikiyatrik bozukluk. Dolayısıyla profesyonel bir tanılama ve tedavi planlamasını gerektirir. Bahsettiğiniz yöntemler esas tedaviye ek olarak zaman zaman önerilebilen ancak tek başına iyileştirici etkisi olmadığı kanıtlanmış yöntemler. Tersinden söylersek bir tablo tek başına yoga, akupunktur ya da nefes terapisi ile düzeliyorsa o depresyon değildir. 

DUYGULARINI PEK İFADE EDEMEYENLER DEPRESYONA DAHA MI YATKIN?

Duyguyu ifade edememe, mevcut duyguyu tanıyamama veya tanımlayamama ile ilişkili olabilir. Ya da duygu tanınabilse de ifade edilmesi çeşitli biçimlerde ketlenmiş olabilir. Duygu ve deneyimi sözle ifade edememek depresyona yatkınlık oluşturabilir. Hemen her psikoterapi türünde sözelleştirme önemli bir araç ve hedeftir. 

DEPRESYON BAŞKA RUHSAL NEDENLERLE ORTAYA ÇIKABİLİR Mİ?

 Evet, örneğin uzun süren ve tedavisiz kalan kaygı bozukluklarına sıklıkla depresyon eklenir. Travma sonrası stres bozukluğu, yas süreci gibi durumlara ikincil olarak da depresyon yaşanabilir. Yine bir başka duygudurum bozukluğu olan bipolar bozuklukta mani atağı sırasındaki ya da sonrasındaki pek çok olay depresyonu tetikleyebilir. Kişide yeti yitimine yol açan psikoz (kişiyi gerçeklerden, dış dünyadan koparan psikiyatrik hastalıklar) gibi ruhsal bozukluklar da ikincil olarak depresyona neden olabilir.

DEPRESYONA GİRDİĞİNİ DÜŞÜNEN BİRİ PSİKOLOĞA MI PSİKİYATRİSTE Mİ BAŞVURMALI? 

Böyle bir durumda bir psikiyatriste ya da klinik psikoloğa başvurulmalı. Ancak depresyonun genel tıbbi durumla ilişkili nedenleri de olabileceği için tedavi süreci kiminle yürütülürse yürütülsün tanı aşamasında bir hekim tarafından değerlendirme yapılması önemli.

HASTALARIN BÜYÜK BİR KISMI TEDAVİYLE İYİLEŞİYOR 

Depresyon yaşamın herhangi bir döneminde ortaya çıkabilen ve nükslerle giden bir hastalık. m Depresif dönem uygun tedavi ile ortalama 3-6 ayda düzelir. Hastaların çoğu 1 yılda iyileşir. Yine de bu hastaların yüzde 80’inin yaşamları boyunca en az 1 depresif dönem daha yaşadığı gösterilmiş. m Depresyon hastalarının yaklaşık yarısı 6 ayda, üçte biri 1 yılda iyileşir. Yaklaşık üçte bir hastada ise tedaviye rağmen tam iyileşme sağlanamaz, kronik depresyon gelişir.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder