Menopozdan sonra kemik ölçümünü ihmal etmeyin

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Nuran Türkçapar anlatıyor.

 OSTEOPOROZ TEŞHİS EDİLİYOR?

 Önce hastalıklar ve risk faktörleri açısından bir sorgulama yapıyoruz. Kişinin hastalıkları, ilaç öyküsü, sigara ya da alkol kullanıp kullanmadığı, beslenme alışkanlıkları, menopoza girip girmediği... Bütün bunlarla ilgili bilgi edindikten sonra osteoporoz için erken tarama yapıp yapmamız gerektiği konusunda bir fikrimiz oluyor. Gerektiğinde kemik mineral dansitesi (KMD) istiyoruz. 

KEMİK ÖLÇÜMÜ NASIL YAPILIR? 

MR gibi kapalı alanda değil, açık alanda çekilir. Ölçüm sırasında bir röntgen filminden bile çok daha düşük radyasyon alınır. En fazla 15 dakika sürer. Ağrısızdır. Vücuda, deriye iğne dahil herhangi bir şey yerleştirilmez. KMD ölçümü 1-2 yılda bir tekrarlanır. 

SONUÇLAR KAÇ ÇIKARSA SORUN VAR DEMEKTİR? 

Kemik ölçümü standart olarak bel ve kalçadan yapılır. Buna göre T ve Z skoru belirlenir. T skoru, genç erişkin yaş grubuna göre kemik yoğunluğundaki standart sapma; Z skoru ise kendi yaş grubunuzdakilerin kemik yoğunluğuna göre sapmadır. 50 yaş üzerindekilerin kemik ölçümü, sağlıklı genç erişkinlerin kemik yoğunluğuyla karşılaştırılır. Yani T skoruna bakılır. m T skoru: -1’den büyükse normal (osteoporoz yok), m T skoru: -1 ile -2,5 arasındaysa osteopeni (kemik yoğunluğunda hafif azalma), m T skoru: -2,5’ten düşükse osteoporoz (kemik yoğunluğunda azalma) var demektir. 

TEŞHİS İÇİN BAŞKA TETKİKLERE GEREK VAR MI? 

Doktor, osteoporoz riskini belirlemek için bazı kan testleri isteyebilir. Tiroid fonksiyon testleri, paratiroid hormon seviyesi, erkekte testesteron seviyesi, vitamin D seviyesi gibi. Ayrıca omurga kırığı olup olmadığını değerlendirmek için röntgen filmi isteyebilir. 

KEMİK YOĞUNLUĞU TESTİ KİMLERE YAPILMALI?

 Yaygın olarak yapılan bir hata şu: Menopoza girerken panik halde kemik yoğunluğu ölçtürülüyor. Belki sonraki birkaç yıl daha yaptırılıyor ama normal olduğu görülünce artık bu konudaki endişenin yerini bir rahatlama alıyor. Daha sonraki seneler ölçümler ihmal ediliyor. Artan ihtiyaca rağmen yeterince kalsiyum ve D vitamini alınmıyor, emeklilik dönemiyle birlikte egzersizden uzak, daha hareketsiz hayata geçiliyor. İşte tam da bu dönemde osteoporoz kolayca gelişiyor. Bu nedenle şu kişilere mutlaka kemik yoğunluğu testi öneriyoruz. 65 yaş ve üzerindeki tüm kadınlar. 70 yaş ve üzerindeki tüm erkekler. 50 yaşından sonra kırığı olanlar. 65 yaşın altında menopoza girmiş ve risk faktörü olanlar. Risk faktörü olan 50-69 yaş arasındaki erkekler. Menopoz nedeniyle hormon replasman tedavisi almış ve tedavinin üzerinden 10 yıl geçirmiş kadınlar. Menopozdan sonra hormon replasman tedavisi almayanlar. Yüksek riskli ilaçları uzun süre kullananlar. 

KİMLERE OSTEOPOROZ TEDAVİSİ BAŞLANMALI?

 Eğer kemik yoğunluğu ölçümünde, T skoru -2.5 ve altındaysa, T skoru -1 ila -2.5 arasında fakat kırık riski yüksekse, Daha önce vertebral (omurga) veya kalça kırığı geçirilmişse, kalsiyum ve D vitaminine ilaveten osteoporoz tedavisi verilir. Tedavide amaç kemik mineral dansitesinin artırılması ve kırıkların önlenmesidir. 

KORUNMAK İÇİN NE KADAR KALSİYUMA İHTİYACIMIZ VAR?

Kalsiyum kemikler için elzemdir. Günlük olarak yeterli miktarda kalsiyum tükettiğinizden emin olmalısınız. m 19 yaş ve üzeri yetişkinler günde 1.000 miligram (mg) kalsiyum tüketmeli. 51 yaşın üzerindeki kadınlar ve 71 yaşından büyük tüm yetişkinler günlük 1200 mg almalı. Vitamin D ihtiyacı 50 yaş altındaki kadın ve erkeklerde 400-800 IU, 50 yaş üstünde 800-1000 IU’dir.

KALSİYUMU YİYECEKLERDEN NASIL TEMİN EDEBİLİRİZ?

Süt ve süt ürünleri kalsiyumdan zengin olduğu için diyette mutlaka bulundurulmalı. 240 mL süt=300 mg 180 mL yoğurt=300 mg 1 kibrit kutusu sert peynir (kaşar)=200 mg 240 mL sıkma portakal suyu=300 mg kalsiyum içerir.

 KEMİK SAĞLIĞI İÇİN BESLENME İPUÇLARI

Araştırmalara göre zeytinyağı, soya fasulyesi, böğürtlen ve omega 3’ten zengin gıdalar (balık yağı gibi) kemik sağlığı açısından yararlı. Fasulye; kalsiyum, magnezyum, lif ve fitatlar gibi başka besleyiciler açısından zengindir. Fitatlar, vücudun kalsiyum emilimini olumsuz etkiler. Fakat, fitat seviyesi, fasulyeleri birkaç saat su içinde tutarak ve sonra taze suda pişirerek düşürülebilir. Aşırı olmamak kaydıyla protein tüketimi, kemik sağlığı ve genel vücut sağlığı için faydalıdır. Fakat proteinin aşırı olması kadar az olması da kemikler için sakıncalı. Birçok yaşlı erişkin diyetinde yeterince protein bulundurmuyor. Çok fazla tuz içeren yemek seçimi, vücudun kalsiyum kaybına dolayısıyla kemik kaybına neden olur. Bu nedenle tuz alımı olabildiğince azaltılmalı. Bir yiyeceğin ne kadar sodyum içerdiğini öğrenmek için mutlaka içindekiler etiketine bakın. Eğer sodyum oranı yüzde 20 ve daha fazlaysa o üründen uzak durun. Sodyumda hedef günlük 5 gramı geçmemeli.

BUĞDAY KEPEĞİNE DİKKAT!

Ispanak ve diğer okzalat içeren gıdalarla kalsiyum emilemez. Ispanak, yeşil pancar ve fasulye türleri sağlıklı besleyiciler olmasına rağmen kalsiyum kaynağı olarak kabul edilemez. m Buğday kepeği de tıpkı fasulye gibi yüksek miktarda fitat içerir. Bu da vücutta kalsiyum emilimini etkiler. Bu nedenle kalsiyum desteği buğday kepeği almadan en az 2 saat önce alınmalı.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder