Prostat sağlığını korumanın yolları: İlaca mı başlamalı, ameliyat mı olmalı?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

İyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde yakınmaların şiddetinden prostatın başka organlarda sorun yaratıp yaratmadığına kadar bir dizi eken belirleyici. Türk Üroonkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Süleyman Ataus anlatıyor...

Prostat büyümesinde teşhis yöntemlerini aşama aşama anlatır mısınız?

Her hastada olduğu gibi tanıya hastanın yakınmalarının dinlenmesiyle başlanıyor. Objektif bulgulardan önce hastalığın ciddiyeti hakkında ön bilgi sahibi olunuyor. Hatta bu konuda hastanın yakınmalarının nümerik olarak skorlandığı semptom skorlama formlarından da yararlanılıyor. Skor ne kadar yüksekse hastanın yakınmaları o derece şiddetli demektir.

Mutlaka hastanın diğer hastalıkları, geçirdiği ameliyatlar, kullandığı ilaçlar, ailede prostat hastalıkları özellikle prostat kanseri sorgulanıyor. Çünkü diyabet, nörolojik hastalıklar, kalp-damar hastalıkları gibi pek çok hastalıkta ya da bunların tedavilerinde idrar yakınmaları prostata bağlı olmaksızın bulunabilir. Prostat muayenesi ile kanser bile yakalanabilir.

Hasta sorgulamasının ardından tam bir fizik muayene yapılır. Her hastaya mutlaka parmakla rektal (makattan) prostat muayenesi yapılmalı. Rektal muayene prostatın büyüklüğü hakkında bir fikir vermesinin yanı sıra, bazı hastalarda yalnızca bu yöntemle prostat kanseri yakalanabilir.

Her hastaya mutlaka yapılması gereken incelemeler ise şunlar:

  • İdrar tahlili,
  • İdrar akım hızını ölçen üroflowmetri,
  • İşendikten sonra mesanede idrar kalıp kalmadığını, kalıyorsa miktarını ölçtüğümüz rezidü idrar tayini,
  • Tüm idrar yollarını değerlendirdiğimiz, ayrıca prostatın gram olarak ölçümünün yapıldığı üriner ultrasonografi.

Ek olarak 40 yaş üstündeki tüm erkeklerde yılda 1 kez kanda bakılması gereken PSA testi yapılmalı.

Prostat büyümesi hangi durumda tedavi edilmeli?

Tedavi gerekliliği hastanın yakınmaları ve bu durumdan ne kadar şikayetçi olduğu ile yakından ilgili. Kişi zaten işeme yakınmaları ile bir üroloğa başvurmuşsa genellikle yakınmalarının ortadan kalkmasını ya da en aza indirilmesini arzu ediyordur. Yaşam biçiminin gözden geçirilmesi ile birlikte sıvı ve sıvı çeşitliliğinin düzenlenmesi tedavinin ilk adımıdır.

Hafif ya da orta şiddetteki yakınmalarda tekli ya da ihtiyaca göre çoklu ilaç tedavileri prostat büyümesinde en çok uygulanan tedavi yöntemidir.

Zorunlu ameliyat nedenleri dediğimiz durumlarda hasta mutlaka ameliyat edilmeli.

Hangi durumlarda ameliyat zorunlu?

Büyüyen prostat dokusu nedeniyle;

Böbrekler ya da idrar torbası (mesane) bozulmaya başladıysa,

Mesanede taş oluşmuşsa,

Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları ve kanamalar ortaya çıkıyorsa,

Hasta, idrarını hiç yapamaz hale geldiyse,

İlaç tedavileri artık etkisiz hale geldiyse ya da hasta ilaç kullanmak istemiyorsa zorunlu ameliyat kararı verilir.

Kullanılan ilaçlar nelerdir? Hangi hastada hangi ilaç tercih edilir?

İyi huylu prostat büyümesinde kullanılan birkaç grup ilaç var.

En yaygın olarak kullanılan ‘alfa blokerler’ kasları gevşeterek idrar yollarında gevşeme, rahatlama sağlarlar. Bu grup ilaçlar hemen her hastada ilk seçenektir.

İkinci grupta bulunan 5 alfa redüktaz inhibitörleri hormonal mekanizmalar üzerinden kullanıldığı sürece prostatta küçülme sağlarlar. Büyümeyi önleyerek işeme yakınmalarını rahatlatırlar.

Son grupta bulunan fosfodiesteraz inhibitörlerini biz ilk önce ereksiyon tedavisi ile tanıdık. Ancak daha sonraları prostat büyümesinin yakınmalarında da etkili oldukları gösterildi.

İlaç seçiminde başta hastanın yakınmalarının şiddeti olmak üzere yaşı, eşlik eden hastalıkları, kullandığı diğer ilaçlar, ilaçların yan etki potansiyelleri, kişinin cinsel yaşamı, ereksiyon sorunu olup olmaması ve prostatın ağırlığı gibi kriterler göz önünde bulunduruluyor.

İlaçların bir süre sonra etki edip etmemesinde neler etkili olabilir?

İlk tanıda küçük olan prostatlarda tekli ilaç tedavileri yeterli. Fakat daha büyük prostatlarda az önce saydığımız ilaç gruplarının kombinasyonu gerekebilir. Literatüre bakıldığında ilaç tedavilerine direnç oranının yüzde 40’lara kadar yükseldiği görülüyor. Başlangıçta etkili olan ilaç tedavilerine rağmen bir grup hastada ilaç tedavilerine uyumsuzluk, ilaçların yan etkisi ya da hastalıkta ilerleme olabiliyor. Bu durumda cerrahi seçeneklerden birine karar veriliyor. Hangi hastalarda daha sonra ilaçların yetersiz kalabileceğini araştıran bir çalışmada tanı sırasında yakınmaların şiddeti ile prostatın ağırlığının önemli olabileceği bildirilmiş.

İlaçların önemli yan etkileri var mı?

  • Kullanılan her grup ilacın kendilerine özgün yan etkileri var. Alfa bolkerlerde en sık rastlanan yan etki, ani hareketlerle ve vücut postürü (duruşu) ile ortaya çıkan ani tansiyon düşmeleridir. Bu konuda hastaları uyarmak travma ile sonuçlanabilecek durumları önlemek açısından çok önemli.
  • Alfa blokerlerin diğer yan etkileri arasında baş ağrısı, baş dönmesi, çarpıntı, taşikardi (çarpıntı), ejakulasyon (boşalma) olmaması ya da azalması sayılabilir.
  • 5 alfa redüktaz inhibitörleri ise düşük oranda ve geçici de olsa ise cinsel istekte, ereksiyonda ve ejakulasyonda azalma, meme ucunda hassasiyete yol açabilir.
  • Fosfodiesteraz inhibitörleri baş ağrısı, sırt ağrısı ve kas ağrıları, midede hassasiyet, yüzde ve vücutta kızarma, ishal gibi potansiyel yan etkilere sahip.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder