Ruh halini dalgalandıran hastalık: Bipolar bozukluk

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bipolar bozukluk bazen aşırı neşeli, enerjik bazen de çökkün, karamsar hissettiren bir hastalık. Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Sedat Özkan, bipolar bozuklukla ilgili merak edilenleri anlatıyor...

BİPOLAR BOZUKLUK NEDİR?

Bir beyin hastalığıdır. İki uçlu duygudurum bozukluğu adıyla da bilinir. Bipolar bozuklukta duygudurumunda aşırı yükselmeler ve çöküşler vardır. Bu dalgalanmaların arasında normal dönemler de olabilir. Dört farklı tabloyla ortaya çıkabilir: 

MANİK DÖNEM:

Aşırı neşe, hırçınlık, taşkınlık, kendine aşırı güvenme, her şeyi en iyi bilir ve yapabilir olma hissi, aşırı hareketli ve konuşkan olma belirtileriyle ortaya çıkar. Sık görülen diğer belirtiler arasında şunlar yer alır: Konsantre olmamama, Yüksek sesle konuşma, Fikirden fikre atlama, Sonradan pişman olacağı bazı davranışları (aşırı alkol alma, çok para harcama gibi) sonuçlarını düşünmeksizin yapma, Az uyuma, erken uyanma, Cinsel istek artışı. Bu belirtilere bazen sesler duyma, hayaller görme eklenebilir. Hatta bazen hasta kendini ermiş, peygamber sanabilir ya da sürekli takip edildiğini düşünebilir.

HİPOMANİ DÖNEMİ: 

Mani belirtilerinin daha hafif olduğu dönemdir. DEPRESIF DÖNEM: Mutsuzluk, karamsarlık, çökkünlük, hayattan zevk alamama gibi tipik depresyon belirtilerini anlatır. 

KARMA DÖNEM:

Hem manik belirtilerini hem de hayattan zevk alamama, mutsuzluk, karamsarlık, umutsuzluk, suçluluk, yaşamak istememe, durgun ve suskun olma gibi depresyon belirtilerini kapsar. 

SEBEPLERİ NELER?

İspatlanmış tek bir nedeni yok. Ancak kalıtımın etkisi ön planda. Yani anne ya da babada, ailede herhangi birinde bu hastalığın bulunması çocukta olma riskini artırır. Aynı zamanda beyindeki bazı kimyasal maddelerin çalışmasında artma ya da azalmayla ilgili olduğu düşünülüyor. Üzücü yaşam olayları, alkol ya da madde kullanımı, uykusuzluk, yoğun stres gibi faktörler bu hastalığı genlerinde taşıyan bir kişi için tetikleyici olabilir. 

KADIN VE ERKEKTE GÖRÜLME SIKLIĞI BENZER Mİ? 

Evet. Fakat kadınlarda depresif dönemlere, erkeklerde ise mani dönemlerine daha çok rastlanıyor. Genellikle 30 yaşında ortaya çıkıyor ama genç yaşlarda da başlayabiliyor. Anne, baba ya da kardeşlerde aynı hastalığın bulunması, o kişide bu hastalığın görülme riskini artırıyor ama bu kesin olarak hastalığın ortaya çıkacağı anlamına gelmiyor. Madde ve alkolün kötüye kullanımı yine genlerinde hastalığı olan bir kişi için riski artırıyor. Hastalık başlangıçta bazı üzücü yaşam olayları ile ilişkili olarak başlar gibi görünüyor. Ancak daha sonra bu tip bir olay olmadan kendiliğinden devam edebiliyor. 

ÇOCUKLARDA DA BİPOLAR BOZUKLUK GÖRÜLEBİLİR Mİ?

Evet hem çocuklarda hem de ergenlerde görülebilir. Manik durumda olan çocuklar çok hareketli, aşırı sinirli, hassas olurlar, kolayca tepki gösterirler. Ayrıca mutlu ve daha iyi hissetmek yerine hasar verici, kırıp dökücü sinir krizleri, tepinmeler, durdurulamaz krizler yaşamaya daha yatkındırlar. Gençlerde ise daha çok karma döneme rastlanır.

BİPOLAR BOZUKLUK TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ?

Evet, kesinlikle. Çeşitli ilaçlarla tedavi edilebilir. Fakat şunu unutmamakta fayda var: Bipolar bozukluk şeker, tansiyon gibi kronik bir rahatsızlıktır, hastalık yok olmaz ama kontrol edilebilir. Belirtilerin hiç görülmediği ‘normal’ dönemler olabilir. Kişi kendi belirtilerini ve tetikleyicilerini keşfedip tanıdıkça hastalığı üzerinde kontrolü artar.

ATAĞIN GELDİĞİNİ HİSSEDİYORSANIZ DİKKATLİ OLUN

Manik ve depresif atakların ilk işaretlerini fark etmek, belirtilerin şiddetlenmeden engellenmesini sağlayabilir. Uyarıcı belirtiler hastadan hastaya değişiklik gösterir. Manik dönemde enerji düzeyi artabilir, konuşma hızlanabilir, kavgaya yatkınlık olabilir. Yine az uyumak uyarıcı bir işaret olabilir. Depresif dönemde ise yorgunluk, daha çok uyuma, içsel boşluk hisleri örnek olarak verilebilir.

DOKTORUNUZLA GÖRÜŞÜN

Atak geldiğinde veya geleceğini anladığınızda ilk olarak psikiyatristinizle görüşün. Yeni atakları önlemek için ilaçlarınızı düzenli alın. İlaçlar hemen etkisini göstermeyebilir, ‘İşe yaramadı’ deyip bırakmayın. Kendinizi gözlemleyin, çevrenizdekilerin gözlemlerine de kulak verin. Tetikleyici ve uyarıcı belirtileri fark etmek hastalıkla daha etkili baş etmenize yardımcı olur. Uyku düzeninizi sağlamaya çalışın. Günlük plan yapın.

HASTA YAKINLARINA ÖNERİLER

Hastalığın doğasını, tipik belirtilerini ve yakınınızın sahip olduğu belirtileri öğrenin. Acil bir kriz anında nereye, kime başvurabileceğinizi ve ne yapabileceğinizi önceden planlayın. Hastanızın ilaç kullanıp kullanmadığını takip edin. Aşırı koruyucu, müdahaleci ve eleştirel olmayın. İntihar riskini değerlendirin. Kişiyi hastalıktan ibaret olarak değerlendirmeyin. Kendinize zaman ayırmayı unutmayın. Ne yakınınız ne de siz bu durumdan dolayı suçlusunuz, bunu hep hatırlayın. Sabırlı ve sebatkar olun. Hasta, hasta yakını ve doktorun yakın işbirliğinde olması gerektiğini unutmayın.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder