Özgür Gökmen Çelenk Sinirli ve şüpheci mi oldu?
HABERİ PAYLAŞ

Sinirli ve şüpheci mi oldu?

Sinirlilik, saldırganlık, halüsinasyonlar ve kaybolma. Alzheimer’a bağlı ortaya çıkan bu sorunlar, bakım vereni tüketebilir, depresyona girmesine neden olabilir. İşte, Türkiye Alzheimer Derneği’nin davranış sorunlarıyla baş etmek için hasta yakınlarına önerileri...

1) SİNİRLİLİK VE SALDIRGANLIK

Hasta sürekli huzursuz, endişeli olabilir. Çevresindekilere sözel ya da fiziksel şiddet uygulayabilir. Kendisine zarar verici davranışları olabilir. Banyo yapmak istemeyebilir ya da banyo sırasında huzursuzlaşabilir. Öncelikle bu davranışların sebebini belirleyin. Eve bir misafir, tanımadığı biri geldiğinde, Akşam, gece olduğunda, Aç ya da susuz kaldığında, Çok gürültülü bir ortamda ya da tam tersi çok sessiz, kimsenin olmadığı bir ortamda olduğunda, Zorlandığı bir işi yaparken, yorulduğunda, Ağrısını, kabızlığını, açlığını ifade edemediğinde, Tuvalet ihtiyacı olduğunda, alt bezi ıslandığında ve bunu ifade edemediğinde, Bakıcısı değiştiğinde, yer değişikliği olduğunda, gündelik düzeni değiştiğinde, sinirliliği, saldırganlığı ortaya çıkabilir. Sinirlilik başladığında erkenden önlem almak ve uygun yöntemler uygulamak davranış bozukluklarının yatışmasını, azalmasını sağlayabilir.

2- ŞÜPHECİLİK

Alzheimer hastalarında genellikle “Eşyalarım çalındı”, “Eşim beni aldatıyor”, “Yalan söylüyorsunuz” şeklinde şüpheler görülebilir. Hasta, eşyalarını, parasını saklar ancak sakladığı yeri unutur ve yakınlarının çaldığını söyleyebilir. Aile üyelerinin yerine yabancıların geçtiğini düşünebilir. Ailesinin ona kötü davrandığını, eziyet ettiğini, işkence yaptığını söyleyebilir. Genellikle bakım veren, hastayı “o senin damadın, gelinin, paranı çalmaz” gibi mantıklı açıklamalarla ikna etmeye çalışır. Ancak bu açıklamalar hastanın daha çok sinirlenmesine yol açar.

ÖNEMLİ TAVSİYELER

Hastayla basit cümlelerle konuşun. Örneğin “anne gözlüğünü odana koyduktan sonra yemeğini mutfakta yiyip gel” yerine her bir durumu tek tek söyleyin. Hastaya güvende olduğunu, yanında sizin olduğunuzu sık sık söyleyin. Evdeki eşyaları ve yerlerini değiştirmeyin. Hastanın çevresinde sevdiği eşyalarını, yakınlarının fotoğraflarını bulundurmak kendini daha güvende hissetmesini sağlar. Sinirlendiğinde sakin bir ses tonuyla konuşun. Yumuşakça dokunup ona sevdiği bir şeyler okuyabilir, sevdiği bir müziği dinletebilir ya da şarkı söyleterek dikkatini başka bir yöne çekebilirsiniz. Evde insan sayısı artıkça huzursuzluğu ortaya çıkıyorsa insan sayısını azaltın. Eve yeni biri gelecekse önceden hastaya onunla ilgili anılarını anlatın. Hasta tüm gün tek başına kalıyorsa, onunla konuşan kimse yoksa kendi kendine bağırarak, kendine vurarak ilgi azlığını telafi etmeye çalışabilir. Bu durumlarda hastayla gün içinde ara ara konuşabilir, tanıdığı insanlarla daha fazla vakit geçirmesini sağlayabilirsiniz. Eğer sevdiği yakınları yanında yoksa, onların sesini hastayla konuşuyormuş gibi kaydedip sinirlendiğinde hastaya dinletebilirsiniz.

İKNA ETMEYİN, TARTIŞMAYIN

Hasta sizi suçladığında hemen tepki vermeyin. Hastayı ikna etmeye, inandırmaya çalışmayın. Onunla tartışmayın. Tartıştıkça hasta daha çok öfkelenebilir. Hastaya nazikçe dokunun ya da sakin bir ses tonuyla konuşarak onu sakinleştirmeye çalışın. Hastaya güvende olduğunu söyleyin. Kaybolan eşyayı hastayla birlikte arayın. Bu arada da bulduğunuz başka bir eşya (örneğin bir fotoğraf) hakkında konuşmaya başlayıp hastanın dikkatini kaybolan eşyadan uzaklaştırmaya çalışın. Yaşlının anahtar, gözlük gibi en çok kaybolan eşyalarından evde fazladan bulundurun. Kaybettiğini ya da çalındığını söylediğinde de arıyormuş gibi yaparak eşyayı ona verin.

3) HAYALLER GÖRME (HALÜSINASYONLAR) Halüsinasyon, gerçekte var olmayan şeyler görme, işitme, koklama, dokunmadır. Alzheimer hastaları sıklıkla ölmüş yakınlarının hayallerini görür, onlarla konuşurlar. Televizyonda izlediği kişiler gerçekte varmış gibi onlarla konuşur, odanın içinde olduklarını söyleyebilirler. Televizyonda şiddet içeren programların gerçek olduğunu zannedebilirler.

NE YAPMALISINIZ?

Hastaya bu görüntülerin gerçek olmadığını, hayal olduğunu anlatmaya, onu inandırmaya çalışmayın. Dikkatini başka bir olaya yönlendirmek, örneğin başka odaya götürmek, dışarıya çıkarmak işe yarabilir. Televizyon izlerken hayal görmeleri artıyor ve daha öfkeleniyorsa televizyon izletmeyin. Televizyon yerine radyodan müzik, haber dinletmek daha iyi bir yol olabilir. Hastanın işitme ya da görme azlığı varsa mutlaka gözlük ya da işitme cihazını kullanmasını sağlayın.

4) KAYBOLMA

Hastalar unutkanlık nedeniyle kendi evlerinde olmadıklarını zannedebilirler ve kendi evlerine gitmek için evden çıkmak isteyebilirler. Sürekli dolaşma istekleri olan Alzheimer hastaları evden dışarı çıkıp dolaşırken kaybolma olasılıkları artar. Kaybolma olasılığına karşı hastanıza isminin ve adresinin yazılı olduğu bir bileklik takın. m Özellikle hastalığın ilerleyen dönemlerinde tek başına dışarı çıkmasına izin vermeyin. Eğer evden çıkmak istemesi çok sık ve zorlayıcı oluyorsa ayakkabılarını, paltosunu görmeyeceği bir yere koyun.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder