Köklere yolculuk

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Mart ayının son günlerinden bu yana hiç hayal etmediğimiz, aklımızın ucundan geçmeyecek zamanlar geçirdiğimiz muhakkak. Kimi zaman sürece alıştığımız fikrinde oluyoruz, kimi zaman içimiz sıkılıyor, geriliyoruz, belirsizlik canımızı sıkıyor. Özlüyoruz. Özledik. Dokunmayı, sarılmayı, sevdiklerimizle temasta olmayı. Özellikle de aile büyüklerimizle. Köklerimizle…

Son zamanlarda sosyal medyada katıldığım programlarda ya da açtığım atölye çalışmalarında en çok karşıma çıkan sorulardan biri; “Dengemizi nasıl koruyacağız?

Bu soru ne zaman sorulsa gözümün önünde kök çakra sembolü beliriyor. Kıpkırmızı bir kök çakra… İşe kök çakrayı dengelemeye çalışmaktan başlamalı, zira bu dönemde dengesi hayliyle bozuldu. Neden? Çünkü kendimizi güvende hissetmiyoruz. Çünkü her gün hastalanan, yoğun bakıma yatan ve hatta hayatını kaybeden insan “sayılarını” duyuyoruz, görüyoruz. Aile büyüklerimizi ziyaret edemiyoruz. Etsek bile belli bir mesafeden daha fazla yaklaşamıyoruz. Hafızamızda kalan kokularını içimize çekerek hasret gideriyoruz nicedir. 

Her gün birbirinin tekrarı gibi. Bedenler hareketsiz, zihin son derece karmaşık. Uyku düzeni alt üst oldu. Yeme–içme düzeni, aynı şekilde. Korkuyoruz. Ne kadar dile getirmesek de korkuyoruz. Yaşadığımız süreci kabule geçmek çok kolay değil. 

Bütün bunlar kök çakranın ana konuları. Omurganın alt tabanında, kuyruk sokumu bölgesinde yer alan kök çakra…

Dengelemek için neler yapacağız? (Ki okuduğunuzda göreceksiniz, bedenleriniz zaten otomatik olarak bunları yapıyor ya da yapmak istiyor)

  • Dolaplarımızı, depo alanlarımızı düzenleyeceğiz. Fazlalıkları şu ana kadar hayatımızda olduklarına teşekkür ederek ayıracağız. 
  • Dans edeceğiz. Ayak tabanlarımızı yere vura vura, ritimli Afrika müzikleri eşliğinde dans edeceğiz. 
  • Evde hareket edeceğiz. Terleyeceğiz. 
  • Kırmızı rengi hayatımızda daha çok kullanacağız. 
  • Kırmızı meyvelere yiyeceğiz. Kırmızı rujlar süreceğiz. Kırmızı kalemlerle yazacağız…
  • Olumlamalar yapacağız.

o Ben güvendeyim.

o Ben buradayım.

o Bu beden bana ait.

o Güvendeyim.

o Ben kendime bakabilirim.

o Bedenimi seviyorum.

o Ben sağlamım.

o Burada olma hakkına sahibim…

  • Aromaterapi yağlarının titreşiminden faydalanacağız… Sedir, karanfil ve zencefil…
  • Bol bol kendimize sarılacağız.
  • Meditasyon yapacağız. 

(Meditasyon ve fiziksel egzersizler ile ilgili detaylı bilgileri YouTube kanalımdaki videolardan takip edebilirsiniz.)

Dilerim çok yakın zamanda birbirimizin gözlerinin içine bakarak, birbirimize sarılarak, sevdiklerimizin kokularını içimize çekerek geçireceğimiz günlere adım atmış olalım.

Yazarlarımızdan

06 Temmuz 2020, Pazartesi 07:09
06 Temmuz 2020, Pazartesi 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder