Papatya Akdağ An’da kalmak ne ola ki?
HABERİ PAYLAŞ

An’da kalmak ne ola ki?

Son zamanların en moda lafları şöyle:

  • “An’da kal!.
  • “Bebeğim ben an’da yaşıyorum.”
  • “Ay gerilince an’da kalıyorum ve hemen rahatlıyorum..”

Ne ola ki bu meşhur AN’da kalma meselesi?

Yoga kursları, nefes egzersizleri, özel dersler, spiritüel kitaplar…

(PS: Kaç kişinin evinde OSHO'nun kitabı varsa parmak kaldırsın. Yoklama alıyoruz.)

An’da kalmak ne ola ki

Mutlak süretle konuya vakıf kişiler vardır.

Ben onlardan değilim. Okumakta olduğunuz yazı, AN meselesini farklı insanlardan dinlemiş, okumuş ve ‘denettirilmiş’, kendinin ne anladığını anlatmaya çalışan bir kadın tarafından yazılıyor.

Asla “Gel vatandaş, AN’da kalmanın ne olduğunu bir de benden dinleee!” falan dediğim yok. Ancak merak ettiğim bir şey var: Neden bu kadar büyütüyoruz bu AN’da kalma meselesini? Ne oluyor AN’da kalınca?

Düşünsenize ben şu an AN’da kalma egzersizi yapıyorum ve siz tam o sırada bana bir şey söylüyorsunuz. Eee ne oldu? Ben o AN’da mı kaldım? Söylediğiniz kelime defalarca çınlıyor mu kulağımda?....

Tamam bunu biraz abartmış olabilirim. Ancak AN dediğimizde iş oraya kadar gidiyor 😃

Zamanı durdurmayı çok istesek bile imkansız. Artık teknoloji bunu çözer mi bilmiyorum ancak şu an mümkün görünmüyor. Dolayısıyla yola devam etmekten başka şansımız da yok.

Devam eden ve sürekli değişen yaşam içinde AN’da kalmak hele bu yüzyılın insanı için oldukça zor. Hatta size itiraf edeyim, imkansız olduğu zamanlar var.

Özünde anlatılmak istenenin “Geçmiş ve gelecek sana kaygı getirir, zihnini sakinleştir ve bırak” olan AN’da kalmak ifadesini AKIŞ’ta kalmak olarak kullansak sanki biraz daha az ürkütücü olacak.

AN’da kalamıyorsan AKIŞ’ta kal

An’da kalmak ne ola ki

Daimi olarak koşturduğumuz, sürekli bir şeyler düşündüğümüz ve farklı şeyler tarafından tahrik edildiğimiz bir dönemde, ne ara AN’da kalabiliriz söyler misiniz?

Kendine 10 dakika bile ayırmaya fırsat bulamadığın için kendini suçlayıp duruyorsan, DUR.

Şimdi hemen bu suçlamaya son verip, fark et.

  • Hayat bir sıkıp bir bırakılacak süngerden stres topu değil. Her defasında aynı formu almıyor. Keza biz de.
  • Hayat engebeli bir arazide, bazen rampaya, bazen taşlara, bazen ıslaklıklara, bazen sıcağa, bazen rüzgara, bazen bahara takılan ve bazen yokuş aşağı giden bir top. Keza biz de.
  • Topa yön vermenin adımlarından biri; doğanın akışkan, kendi halindeki ahengini fark etmek ve ona uyumlanmak.

Bu AKIŞ’a direnmek, durdurmaya çalışmak kış geldiğinde yağan karı göğe doru itmekten farksız. Olan bitene bilinçli ve sakince bakmak, yapılması gerekeni yapmak ve yol almak aslında AN’da kalmak.

#GününSorusu

Hangi konuda yol alabilmek isterdim?

#GününŞarkısı

Uçurtma - Şenay Lambaoğlu

Sıradaki haber yükleniyor...
holder