Uyumlanamadığımda eksik mi oluyorum?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Özetle; Uyum.

Biyolojik, ruhsal, fiziksel ihtiyaçları, -topluma ve yasal kurallara ters düşmeden, onlarla çatışmadan- karşılayabilmeyi başarmak.

Daimi olarak değişen koşullarda ve sosyal çevremin baskısı altında, mevcut durumu değiştirebilmem, geliştirebilmem ve korumam gerekiyor. Eğer bunu yapamazsam sıkıntı yaşıyorum. Bi nevi uyumlanamamış oluyorum.

Kuşkusuz, her değişim bir uyum sürecine tabi. 

Yani hayatımıza giren ve hayatımızdan çıkan kavramlara adapte olmak için zamana, bazen desteğe, uyumlanmanın çok zor olduğu zamanlarda da yöntemlere ihtiyacımız var.

Uyum, bir tür kabulleniş, sineye çekiş, kendinden vazgeçiş, katlanış değildir. 

Uyum, yeni duruma, kendi üslubunda, kendi zamanında, kendi biricikliği çerçevesinde ve doğalında adapte oluş şeklidir.

Doğanın işleyişindeki uyum, renkler arasındaki uyum, birbiriyle kimyası tutmuş iki aşığın arasındaki uyum kadar kendiliğinden, kendi zamanında ve kendi ahenginde olması gereken bir oluştur.

Şöyle bi düşünsem, hayatım boyunca nelere çok hızlı uyumlandım ve nelere uyumlanırken büyük sancılar çekip, hangi durumlarda kesinlikle uyumlanamadım ve belki kaçtım?

Öncelikle her duruma uyumlanmak zorunda değiliz. Bu eksik, yanlış veya hatalı olduğumuz anlamına gelmiyor.

Yetiştiğimiz çevre, ruhumuzun arzuları ve zihnimiz kendimize özgü. Eğer her yolu deneyip, uyumlanamadığın şeyler varsa, at çöpe gitsin derim.

Ancak bazı durumlar var ki, taşınma gibi, doğum gibi, iş değiştirme gibi, ölüm gibi... Hem değişim, hem de uyum süreci ve uyumlanma kaçınılmaz.

Bu tip kaçınılmaz değişimler karşısında bedensel ve ruhsal sınırlarımızın zorlanması, aslında varlığımızın uyum sağlama çabasıymış. Yani uyum süreci stres yaratabilirmiş. (Uzmanlar var ya, onlar öyle diyor.)

Hayatımıza giren ve çıkan şeylerin bizde yarattığı huzursuzluk, eksiklik, fazlalık, telaş, panik gibi haller aslında adaptasyon sürecimiz yani.

Acaba stres seviyesi / yoğunluğu ve uyum süreçlerim nelere göre değişkenlik gösteriyor olabilir?

  • Sosyal & yakın çevremiz
  • Kişilik özelliklerimiz
  • Olayları algılama şeklimiz
  • Olayları değerlendirme biçimimiz
  • Toplumsal inançlar ve baskılar / Mitler / Arketipler

Her biri, her yeni değişende farklı uyum süreçlerinden geçmemize sebep olan etkenler.

Bu etkenleri bir günde, kolaylıkla, hooop diye üzerimizden ceket gibi çıkartıp atmak elbette imkansız. Ancak bu etkenlere rağmen uyumlanabilmek ve bunu kendi benliğimizi ortaya koyarak, doğalında, hatta keyifle yapmak mümkün.

Yüksek ölçüde uyum sorunu yaşadığım zamanlarda kendime şunları soruyorum, belki bir gün senin de işine yarar diye buraya bırakıyorum 😉

  • Şu an yaşadığım hissi nasıl tanımlarım? (Yalnızlık / Yetersizlik / Çaresizlik)
  • Bu hissi daha önce hangi durumlar karşısında hissetmiştim?
  • Geçmişte hissettiğim bu duygu karşısında yöntemim ne oldu?
  • Kullandığım bu yöntemden memnun kaldım mı?
  • Şu an yaşadığım değişimi yıllar sonra değerlendirsem, nasıl yönetmiş olmayı tercih ederdim?

Uyumlanmaya çalışırken, kendime biraz zaman tanımak, temel ihtiyaçlarımı belirlemek ve adım adım gitmek de benim tercihim. Kendimi hırpalamak da.

Hayat o kadar yorucu olmamalı sanki, ne dersin🙂

Papatya

papatya@uyumatolyesi.com

Yazarlarımızdan

11 Ağustos 2020, Salı 07:01
11 Ağustos 2020, Salı 07:00
11 Ağustos 2020, Salı 07:01
11 Ağustos 2020, Salı 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder