Covid-19 ve epidemiyoloji savaşları

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Sunetra Gupta, Hint asıllı İngiliz vatandaşı ödüllü bir yazar. Bugüne kadar beş romanı yayınlanmış. Ayrıca meşhur Tagore’nin şiirlerini İngilizceye kazandıran da o. Tagore’yi Türkçeye çeviren ise eski başbakanlarımızdan Bülent Ecevit idi. 

Neil Ferguson İngiliz bir epidemiyolog. Dünyaca ünlü Imperial College’da matematiksel biyoloji profesörü ve İngiliz Hükümeti’ne Covid-19 ile ilgili danışmanlık yapan imparatorluk madalyası sahibi bir bilim insanı. 

Ferguson ve Imperial College’daki ekibi mart ayının ortasında yayınladıkları rapor ile İngiltere’nin ve ABD’nin Covid-19 politikalarını temelden değiştirdiler. Gerekli önlemler alınmazsa, salgının üç ay içinde tepe noktasına ulaşacağını ve her iki ülkede nüfusun yüzde 81 kadarının enfekte olacağını yazdılar. Sonuç olarak İngiltere’de 510 bin, ABD’de ise 2,2 milyon kişi hayatını kaybedecekti. Rapor büyük ses getirdi ve her iki ülkede sosyal izolasyona yönelik tedbirler devreye sokuldu.

Bu rapordan bir hafta kadar sonra roman yazarı Sunetra Gupta’nın liderlik ettiği Oxford Üniversitesi Enfeksiyöz Hastalıklar Evrimsel Ekolojisi Grubu, bilimsel makalelerin hakem değerlendirmesi öncesinde tartışmaya açıldığı akademik bir web sitesinde kendi modelleme çalışmasını yayınladı. 

Gupta tahmin edebileceğiniz gibi romancılığının yanı sıra çok başarılı bir bilim insanı ve ödüllü bir epidemiyoloji profesörü. Öyle ki, portresi çok prestijli Royal Society’nin 2013 senesindeki toplantısında Madame Curie gibi efsane bilim kadınları ile birlikte sergilenmişti.


Covid-19 epidemiyoloji modelleme

Gupta ve arkadaşları, İtalyan ve İngiliz verilerini analiz ederek Covid-19 salgınının İngiltere’de en erken aralık ve en geç ocak ortasında başlamış olduğunu hesaplamışlardı. Salgının bir ay kadar sessizce ilerlediğini öne sürüyorlardı ve daha da ilginci mart ayının üçüncü haftası itibari ile İngiltere’nin yarısından fazlasının enfekte olduğunu tahmin ediyorlardı. Bu “sürü bağışıklığının” kazanılmaya başlandığı anlamına gelmekteydi ve eğer tahminleri doğru ise salgın sağlık sistemini çok zorlayacak ama tamamen felç etmeden etkisini yitirecekti. Sonuçta, hayatlarını kaybedecek kişilerin sayısı, Ferguson ve ekibinin tahminlerinin çok aşağısında kalacaktı.

Gupta’nın çalışması, İngiliz bilim çevrelerinde bir hafta boyunca çok tartışıldı. Çünkü Ferguson’un raporu ile ciddi şekilde çelişiyordu. Oxford Üniversitesi ve Imperial College gibi iki dev ve köklü bilimsel kurum, epidemiyolojik bir modelleme konusunda uzlaşamıyordu. İngiltere’de bazıları Gupta’nın Imperial College ekibini çekemediğini, çalışmasını bu nedenle alelacele yayınladığını ileri sürdü. Bazıları ise Gupta’nın modellemesinin doğru olduğuna inandıklarını belirttiler. Gupta ise sessizliğini korudu.

Bir hafta sonra Ferguson, bir parlamento toplantısında 510 bin olarak tahmin ettikleri ölüm sayısının 20 binden az olarak gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğunu açıkladı. Başlangıçtaki modellemesi değişmemişti ama ona göre hükümetin aldığı tedbirler etkili oluyordu; ölüm sayısı tahminini aşağıya çekmesi de bunun sonucuydu. Imperial College grubunun bu çıkışı Gupta taraftarlarınca tebessümle karşılandı. Ferguson her ne kadar kabul etmek istemese de Gupta’nın tahminleri ile uyumlu sayılar bildirmeye başlamıştı. Gupta bu aşamada kendi modelinin sınanabilmesi için hassas kan testlerine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Onun inancına göre toplumda kaç kişinin gerçekten enfekte olduğu ancak bu şekilde anlaşılabilecek ve uygun stratejiler geliştirilebilecekti. 

Sonuç olarak hem Gupta hem Ferguson matematik modeller kullanarak bazı “bilimsel” tahminlerde bulunuyorlar. Bu tahminlerin gerçeği ne oranda yansıttığını bilmek şu anda çok olası gözükmüyor. Bizlerin yapması gereken sosyal izolasyon kurallarına tavizsiz uymak. Virüsün şu anda başa çıkamayacağı tek şey sosyal izolasyon ve bu tahminlerin ötesinde bir gerçek.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder