Açık kapı

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Öteden beri...
Komisyona havale denince, işin savsaklanacağı anlaşılır, değil mi?
Yaygın kanaattır...
İlk def’a bu yaygın kanaatı aşıp, Uzlaşma Komisyonu’ndan güya ümitlenmiştik... Cemil Çiçek’in kaptanlığını da bir güvence olarak görüyorduk... Ama galiba ümitlerimiz yine yıkılıyor.
Bakar mısınız?
Komisyondan çıkacak kararlar -meğer- oybirliğiyle alınacakmış.
Yani üyelerden biri hayır derse, güm.

[[HAFTAYA]]

* * *
Dünyada hiçbir anayasa, yüzde yüz mutabakatla sağlanmış değildir... Mutlaka fire verilir.
İster Kurucu Meclis olsun, ister Uzlaşma Komisyonu olsun, nitelikli çoğunluk, makul bir barajdır. Yeter. Ama yüzde yüz mutabakat diyorsanız, sizin kaytaracağınızdan şüphelenirim.
* * *
Diyeceksiniz ki:
Kaytaran partilere millet ilk seçimde cezasını verir.
Ne cezası yahu?
Ben anayasa yapamadıktan sonra millet falan partiye fatura kesmiş ne yapayım?
Hem, milletin fatura keseceğinden de emin değilim.
Çıkın sorun sokaktaki adama, dertlerini say deyin, bakalım anayasayı sayacak mı?
* * *
Ama Yeni Türkiye için Yeni Anayasa şart.
Siyasete seviye kazandıracak olan böylesine bir reformu gönülden destekliyordum. Halen de destekliyorum. Bu sürece yardımcı olacağıma burada söz de vermiştim. Sözümde duruyorum. Duracağım.
Ne var ki ümidim kırıldı.
Zira...
Komisyonda alınacak her kararda oybirliği aramak, mızıkçılık için şahane bir kılıftır.

SON YAZILARI

TÜM YAZILARI

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder