Asıl neden...

01 Ağustos 2019, Perşembe 08:00
AA

Hizmet özlemiyle o kadar yanıp tutuşmuşlar ki, belediyelerde aile boyu çalışmaya başladılar. Liyakat ne güzel şey.

İşin şaka tarafı bu. Ciddi tarafı ise, özetle şöyle: İktidara 70 yıl hasret kalırsanız, elinize geçen büyük-küçük bütün kalelere yandaşlarınızı elbet doldurursunuz. Hasret dedik. Gün bugündür. Gayet normal.

Küçük bir not... 1977 temmuzunda güvenoyu alamayan 24 günlük bir hükümet vardı.

Bakanlar öyle bir daldılar ki makamlarına, özel kalemdeki bütün görevlileri kollarından tutup kapıdışarı ettiler, çaycıları bile kovdular. Sebep aynı.

- Hasret kalmak. Bu duyguyu anlamanız lazım. Yıllarca beklemek kolay mı?

Bu bize ders olsun. Demek ki hiçbir partiyi, iktidardan bu kadar uzun bir süre (70 yıl) yoksun bırakmamak lazım azizim.

- Hasretten insanın gözü dönüyor.

- Kadrolar iş ve aş bekliyor.

- Eş dost torpil istiyor. Hurra....

Hepsi birden hücum ediyor. Ne yapsın musluğun başındakiler? Ülkeyi onlar yönetmiyor ama hiç değilse ellerinde belediye denen bir nimet var. Gücünün yettiği kadar dağıtıyor. Ne kızıyorsunuz?

Ne pahasına olursa olsun cazip belediyelerde seçim kazanmayı bu sebeple istediler...

Dikkat buyurun: Ne pahasına olursa olsun dedim.

- Yani, kim olursa olsun, koluna girerek. - Doğrusuna yanlışına bakmadan, her önüne geleni kucaklayarak.

- Şeytanla bile ittifak yaparak. Bu uğurda partinin ekseni gitmiş, merkezi oynamış, kimin umurunda?

......

Asıl felaket budur işte. Yoksa eşine dostuna akrabasına iş vermiş, oğlunu damadını kayırmış, bunların çaresi var.... “Ne pahasına olursa olsun”un faturası başımıza başka işler açmasın.

Sıradaki haber yükleniyor...