Böyle gitmez

24 Aralık 2010, Cuma 05:00
AA

Ermeni tasarısı düştü.

Ama ne yapayım?

Seneye yine pişirilip ortaya sürülecek. Her seferinde “yapmayın, etmeyin” diye biz ricada bulunan, Amerika ise lutfeden taraf.

Tasarının kabulünden daha aşağılayıcı bir durum.

[[HAFTAYA]]

***

Acaba diyorum, bıraksak, inceldiği yerden kopsa mı?

Tasarıyı kabul etmiş bunca devlet var. Hepsi de güya dost devlet... Bunlara bir de Amerika eklense dünyanın sonu mu olur?

Açık söyleyeyim:

Her sene muhatap olduğumuz bu şantaj, bu tehdit, bu rica minnet, bu heyecanlı bekleyiş ve her sefer son dakika kılpayıyla bu kurtuluş, bu lutfediş, “hakiki bir soykırımcı”dan daha fazla mahçup duruma düşürüyor beni.

***

Onurumuz çok kırıldı.

Açık denizde uğradığımız saldırı, kafamıza Irak’ta geçirilen çuvaldan farksızdır.

Şu son Diyarbakır manifestosu ne ise, Basketbolcularımızın Güney Kıbrıs’ta uğradığı saldırı da odur.

Seneye 24 Nisan’ı bekleyeceğiz yine.

Niçin?

Soykırım iddialarıyla tekrar aşağılanmak için.

Ama yeter artık.

Camı açıp, avazım çıktığı kadar evet, ben soykırımcıyım diye bağırmak geliyor içimden... Bâri yiğitlik bende kalsın.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.