Çok karışık...

AA

Prof. Burhan Kuzu, bir laf etti,
bin pişman oldu.
Saf bir hocadır.
Onu anlıyoruz.
Ama Mehmet Ali Şahin Bey’in
“Yargıtay İmamı”yla nereye
varmak istediği belli değil.
Cemaate övgü mü, yergi mi,
o da belli değil... Durup dururken
problem.
Öyle hassas bir dönemden
geçiliyor ki, Yalçın Akdoğan’ın
bir cümlesi bile neredeyse
içtihat addediliğine göre,
biraz dikkatli olmak gerekmez mi?
Her lafın sonunda hep tevil yolu
aramak şart mı?

[[HAFTAYA]]


Baykal
Bu kördövüşünden kimsenin
kazançlı çıkmayacağını, herkesin
kaybedeceğini işaret eden Baykal,
siyasi hayatımızda Bilge Kişi
koltuğuna iyice oturmuşa benzer.
Hiçbir beklentisi de olmadığına
göre, onun değerlendirmeleri,
şimdi daha önem taşıyor.


Toz duman



Saat başı bir iddia atılıyor ortaya...
Beş dakika sonra yalanlanıyor.
Ardından bir iddia daha.
Beş dakika sonra o da yalanlanıyor.
İki cephe arasında sıkışıp kalmış
insanlar, cephelerden birini tercih
etmeye sanki mecburmuş gibi
yolda korka korka yürümektedir.
En cesur, yine de gazeteciler.
Vallahi bravo.
Formalarını giyip, öyle çıkıyorlar
karşınıza.


Yeni Bakan



Bunca patırdının arasında,
pek önemli değil ama İçişleri
Bakanı Efkan Bey’in soyadına
takıldı kafam.
Nedir soyadı?
Nasıl yazılır?
Nasıl okunur?
Alâ mı, Âlâ mı,
yani tek şapkalı mı, çift şapkalı mı,
yoksa şapkasız mı, dümdüz Ala mı?
Lütfen bir telaffuz eder misiniz
duyayım.

Sıradaki haber yükleniyor...