Çok sürer mi?

01 Temmuz 2011, Cuma 05:00
AA

Günde yüz kere şu lafları duymaktan artık kusmak geldi:

- Masumiyet Karinesi.

- Yüce Adalet.

- Bağımsız Yargı.

Hepimiz papağan gibi tekrarlıyoruz. Susmak gerekiyorsa “konu yargıya intikal etmiştir” deyip sıvışıyoruz. Mahkeme sonuçlanınca da:

- Karar hukuki değil, siyasidir.

İşimize nasıl gelirse.

[[HAFTAYA]]

*** 

Böyle bir ülkede, Millet Meclisi boykot da edilir, istiskal de edilir.

Cumhurbaşkanlarına ayağa kalkmamak marifet de sayılır.

YSK kararlarına belediye yasakları gibi de bakılır.

Lâkin, bu ne biçim boykottur, anlamadım.

Siz yemin etmiyorsunuz, o zaman bâri Oktay Ekşi’ye de yemin ettirtmeyin. Başka bir üye yönetsin oturumu.

Cumhurbaşkanı’nın dünkü davetine de gitmeyin. Cemil Çiçek’e de randevu vermeyin. BDP’liler Diyarbakır’da nasıl kampa girdiler... Siz de gidin gurup toplantılarınızı Antalya’da yapın.

Boykot böyle olur.

- Ben olsam, o meclisin kapısından bile geçmem.

Nasıl ama?

Bekâra karı boşamak kolay olduğu için çalakalem yazıyorum işte. Siz benim kusuruma bakmayın.

*** 

Tabii, bu böyle devam etmez.

Bir gün, inşallah boykot bitecek, meclise geleceksiniz.

Ne zaman?

Başbakan, son sözünü söyledi:

- İster gelin, ister gelmeyin.

Eyvah...

“Dediğim dedik”çi olduğu için, O’nun geri adım atacağını pek zannetmem.

Öyleyse büyüklük Kılıçdaroğlu’nda kalsın azizim...

- Hiç yadırganmaz.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.