Düşündürdükleri

AA

Yüzümüze nasıl baktıklarını merakla izliyorum. Londra’da zirveye katılan liderlerin hepsi Macron kadar pişkin mi acaba? Biz burada siyasi ayak ararken, darbeci subayların NATO’ya sığınmaları, müttefiklik ruhu’na ne kadar uygundu, bunu hatırlayan var mı acaba?..

Haydi ondan vazgeçtik... Peki, Suriye topraklarından Türkiye’ye yapılan saldırılar, 5. Madde’nin ruhu’na da uygun muydu acaba? Oturup zevkle seyrettiler. Bunlar ne biçim insan? Ne biçim Avrupalı? Hiçbir mukavele bunları bağlamıyor. Verdikleri söz zaten söz değil. Ezberledikleri tek söz “Türkiye NATO’nun vazgeçilmez ortağı.” Elbette vazgeçilmez. Çünkü NATO içinde güvenilir ve dürüst tek ülke Türkiye. Hiçbir vecibesini aksatmadı. Aksatmıyor.

Şimdi bir de Adil Öksüz’ü saklıyorlar. AB’nin “birlik” anlayışına çok uygun. Alın, sizin olsun. Vereceksiniz de ne olacak? Bize yeni bilgiler mi verecek? Ne münasebet. O gece oraya tarla bakmaya gittiğini söyleyecek yine. Yahu Amerika, Abdullah Öcalan’ı verdi de ne oldu? PKK terörü mü durdu? Bilakis, binlerce TIR silah yardımı aldı. Biz burada hâlâ FETÖ’nün siyasi ayağı’nı arıyoruz. “Sağ ayak mı, sol ayak mı?” “Beyin takımı mı, ayak takımı mı?”

Yüzümüze nasıl bakacaklar, sahiden merak ediyorum. Meclis’i bombalayan o pilotlar, 251 şehidi “vur” emriyle ezip geçen o subaylar, hangi tarlada yetiştiler acaba? Atatürk’ün okuduğu Harbiye’den öyle subaylar çıkmaz. Mustafa Kemal’in askerleri şimdi bakın neredeler: Yurtta sulh, cihanda sulh için Suriye’de çarpışıyorlar, siz Fransa’da kumda oynayın.

Bir sır ki... Gülen, bir atom âlimi mi? Bir uzay profesörü mü? Tıp dünyasının çok önemli bir kaşifi mi? Kansere çare falan mı bulmuş? Nedir? Nobel’e sürekli aday bir harika çocuk mu bu Gülen? Amerika bunu vermediğine göre mutlaka bir hikmeti olmalı. Seksen yaşında diyorlar. Hayır. - Bin yaşında. Ta Selahattin Eyyubi’den beri var.

Sıradaki haber yükleniyor...