Evet ama nasıl?

30 Eylül 2018, Pazar 05:00
AA

Artık dönelim içeriye. Martta yerel seçim. Onu da yaparsak, uzun bir süre, seçim meçim yok. En az 4 yıl yok... Hatta 4 buçuk yıl... Peki, bu durumda Parlamenter Sistem’e ne zaman döneceğiz? En az iki seçim, üç seçim sonra. Yani 10-15 yıl sonra... Yani, şimdiki siyasetçiler ve liderler ihtiyarladığı zaman. Tabii o vakte kadar Parlamenter Sistem diye bir ülküleri kalırsa.

Peki, halk ne diyor? Parlamenter Sistem özlemiyle yanıp tutuşuyor mu halk? Hayır efendim. Kimsenin umurunda değil. Halk sadece seçimi kim kazanmış’a bakıyor. Bizimkiler mi ötekiler mi? Sistem de neymiş? Domates’in fiyatı sistemden daha mühim.

Buna rağmen Kılıçdaroğlu Parlamenter Sistem’i dilinden düşürmüyor. Çok idealist bir lider... “Demokrasiyi geri getirmek” için var gücüyle çalışıyor. Hatta tek başına çırpınıyor. Yegane eksiği: Arkasında halk desteği yok. Bu ne demek: - Halk demokrasi istemiyor mu? O da değil. Halk sadece diyor ki: - Başkanlık Sistemi de bir demokrasidir. Hayıır... Kılıçdaroğlu diretiyor: - Tek Adam rejimidir.

İşte bu noktada halk’la anlaşamıyor. Arkasındaki halk desteği, yüzde 25’i aşamıyor. Halbuki yüzde 50 lazım. Nasıl ikna edecek halkı? Nerede bulacak yüzde 50’yi? Bulursa gelsin. Şahsen ben karşı değilim. Kazandığı gün tebrik edeceğim. Ama 15-20 yıl onu bekleyemem. Belki 30-40 yıl. Engin Altay bekler mi acaba?

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.