Gözden kaçanlar

18 Ekim 2014, Cumartesi 05:00
AA

İmralı’yla Kandil arasında sıkışıp kalmış iradesiz siyasetçilerin durumunu anlıyoruz. Ama onlar da yöre halkının can güvenliğinden yana duyduğu endişeyi, ticaret özgürlüklerinin kısıtlanmasından çektiği eziyeti, okul ve hastane yakan şerefsizlere hissettiği nefreti anlasın.

*

[[HAFTAYA]]

Taş atan çocuklar şiddet atmosferiyle büyümüş, şimdi birer vandal adayı olmuştur. Adeta büyülenmiş gibiler. “Büyülenmiş” diyorum, çünkü, evde çocuğuna laf geçiremeyen insanların bir çağrısıyla sokağa çıkıveriyorlar, pes. Demek ki iradesizlik bulaşıcı bir şey.

*

Bazen düşünüyorum. Sonra kendi kendime söyleniyorum: Hatip Dicle, yaramaz. Leyla Zana, hiç yaramaz. Altan Tan, zaten delinin teki. Çünkü bunlar üzüm yemek istiyorlar, bağcı dövmek değil. Merhum Şerafettin Elçi, ne kadar uzak görüşlüymüş meğer... Çoluğun çocuğun maskarası olmadan şerefiyle göçtü gitti. Ruhu şad olsun.

*

Akil Adamlar, tekrar devrede. Çözüm Süreci için ne büyük fedakarlık yaptıklarının farkında mısınız? Meslek ve kariyer sahibi bir sürü insan, yandaş ve benzeri sataşmalara hiç aldırmadan, hiç de bir çıkarı olmaksızın, sırf elini değil, gövdesini taşın altına koyuyor. Yorucu çalışmaları arasında bir de Demirtaş Efendi’nin kırıp döktüklerini toparlayacaklar. Sürecin Moral Kervanı iş başında. Yolları açık olsun.

Not: Bravo Elazığ

Stat sıkıntısı çeken Beşiktaşıma Elazığ gönlünün kapısını açtı: - Misafirimiz olun. Tabii mümkün değil ama bu zarafet karşısında, İstanbullular utansın. 111 yıllık bir spor kulübüne sportmen gibi davranmadılar.

Sıradaki haber yükleniyor...