İbret için

12 Eylül 2015, Cumartesi 05:00
AA

Şöyle bir beklenti var: - Uzlaşma sağlansın ve terör dursun. Keşke. Keşke ama artık kim kime güvenebilir? Yeni bir çatışmasızlık sürecinde her tarafın yine

[[HAFTAYA]]

mayınlanmayacağını kim garanti edebilir? Kefil var mı?

*

Sadece PKK’ya değil, bizim siyasetçilere de güvenemem. Herbiri başka telden çalıyor. Terörden çok, birbirine tavır koyuyor. Teröre karşı nasıl ortak bir ruh lazımsa, barış yolunda da ortak bir ruh lazım. Bizimkiler öyle mi? Herbiri, siyasi rakibine, PKK’ya duyduğundan daha çok öfke duyuyor.

*

Görüyor musunuz, kaç türlü handikap var karşımızda. Buna bir de üslubu ekleyin. Diyorlar ki her seferinde: - Elinizi tetikten çekin. Kim çeksin? Tetiğe ilk kim bastıysa o çeksin. - Silahları bırakın. Hayır efendim, devlet silah bırakmaz. Sen bırakacaksın. - Çatışmasızlık sürecine dönün. Peki ama yine kaç bin ton patlayıcı depolayacaksın?

*

Leyla Zana’ya kıyamam. Siz kıyabilir misiniz? Göreceğiz bakalım. “Ölümler durmazsa, ölüm orucuna yatacağım” diyen bu yürekli kadını durdurmayacak mısınız? Yoksa onu da mı ölüme terk edeceksiniz? Yahu ne erkek adamlarsınız

Sıradaki haber yükleniyor...