Maç gibi...

AA

Washington deplasmanından puan alarak dönmek mi, yoksa hezimete uğramak mı? Bunlardan hangisi içimizdeki Amerikan taraftarları’nı mutlu eder, okuyucularım bunu benden iyi bilirler.

Nitekim, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı daha yoldayken “senin bu memlekette yerin yoktur” diyerek racon kesip onu ihraç eden fanatiklerin, şimdi ruh hallerine bakıp, maç sonucunu rahatça tescil edebilirler.

- Yabancı saha...

- Yabancı seyirci...

- Yabancı futbolcu...

- Yabancı hakem...

- Yabancı basın...

Bunlar yetmiyormuş gibi bir de “askeri vesayet” dedikleri Pentagon baş gözlemci... Yani, zor bir deplasman. Üstelik 9 Ekim Ankara maçı’nın rövanşı. Çetin mücadele. Buna rağmen... Soruyorum: Puan alarak dönmek mi, yoksa bir hezimet mi? Nasıl anlayacaksınız?

Skor tabelasına bakmak yetmez... Bunlar onunla da oynayıp hile yaparlar. Öyleyse?.. Elimizde başka ölçü var. Dediğim gibi... İçimizdeki 5’inci kol’a bakacaksınız. Mutlular mı, yoksa çok mu üzgünler? Sonra da amigolara kulak vereceksiniz... Ne diyorlar diye:

- Yenildik ama ezilmedik. Ziyanı yok, üzülmeyin koçum, “önümüzdeki maçlara bakacağız.” 3 Aralık’ta Londra’da görüşürüz.

Ve uzatmalar

Bütün müzakere maddeleri bir yana, mektup meselesi bir yana:

- Her şey feda olsun, yeter ki mektubun hesabı sorulsun. Bu durumda...

Artı-Eksi.

- Her madde 1 gol sayılır, mektup maddesi 2 gol sayılır.

Hesabı ona göre yapın.

Sıradaki haber yükleniyor...