Ne hazin...

25 Ağustos 2011, Perşembe 05:00
AA

Ses kaydı eğer düzmece değilse... Işık Koşaner Paşa’yı dinlediniz. Ne hissettiniz?

Beni en üzen şey, çatışma anında, silahını mevziye bırakıp kaçan komutanlar’ın mevcudiyeti olmuştur. Keşke hiç duymasaydık bunu.

Peki, mayın rezaletine ne dersiniz?

10 yıl evvel mayın döşeyip gitmişler. Döşeyenler terhis olup evlerine dönmüşler, komutanları başka yerlere tayin olup dağılmışlar. Mayınlar hâlâ orada ama kimse bilmiyor. Mehmetçikler mayınlara basıp böyle şehit düşüyor.

[[HAFTAYA]]

*** 

Bu Ordu, bizim bildiğimiz Efsane Ordu değil... Bu sorumsuz -bazı- komutanlar, Atatürk’ün Askeri hiç değil...

Harbiye Marşı’nda bile heyecanlanmayan bu çürük elmalar, nasıl olmuş da sızmış benim Orduma?

Deniyor ki: O ses kaydı, Işık Koşaner’e mi ait acaba?

Kime ait olursa olsun.

Komutanlardan birine ait olduğu muhakkak.

Siz şu laçkalığa bakın ki, böyle bir ortam dinlenmesi bile hiç fark edilmiyor. Yasal olmayan telekulak da ayrı bir rezalet.

*** 

Her meslekte yanlış adamlar vardır. Mesleğini sevmeyenler de vardır.

Bunların tasfiyesi gecikirse, iyice yerleşirler ve kök salarlar. Çabuk temizlenmeleri lazım.

Hele Askerlik... En ufak bir ihmal kaldıramayacağına göre, atalet hatta ihanet odaklarına sabır gösterebilir mi?

.........

Şuraya bir not düşmeliyim:

Askerde kusur bulundukça sevinenler var. Ben onlardan değilim... Üzülenlerdenim. Hatta mahcup olanlardanım.

Tarih boyunca bize gurur veren Ordu, bir avuç ne idüğü belirsiz kişilerin sütüne terk edilemez. Derhal teşhir ve tasfiyeleri gerek.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.